Serden Geçmek

Mehmet Nuri Yardım 13.11.2016


         Kültür faaliyetlerine en ciddi mânâda sahip çıkan belediyelerimizden Bağcılar, Sırat-ı Müstakim dergisinin ilk cildinin tıpkıbasımını yaptığı zaman çok sevinmiştim. Çok hayırlı bir hizmetti. Şimdi fikir hayatımızda mühim yeri olan bu mecmuanın yedinci cildini yayımlamışlar. 25 ciltte tamamlanacakmış. Ne güzel! Sonra Star refikimiz Necip Fazıl Kısakürek'in Büyük Doğu dergisinin bir çok sayısının tıpkı basımını yaptı ve okuyucularına armağan etti. Bu da muhteşemdi. “Keşke, diğer iz bırakmış dergilerimiz de bir kuruluş tarafından hazırlatılsa, meselâ Serdengeçti mecmuası” diye düşünürken geçenlerde müjdeyi aldım. Bu sefer Türk Edebiyatı Vakfı'mız benzer bir hizmeti üstlenmiş. Çarşamba günü de bu vesile ile vakfın Sultanahmet'teki merkezinde bir program vardı. Takip ettim. Özcan Ünlü'nün idare ettiği toplantının konuşmacıları merhum Osman Yüksel Serdengeçti büyüğümüzün kıymetli yeğenleri Aydın Yüksel ve Emine Bağlı idiler. Amcalarından unutulmaz hâtıralar naklettiler.

Bir ara Osman Yüksel Serdengeçti'nin çıkardığı derginin 33 sayı yayımlandığını, bu senenin vefatının 33'ncü senesi olduğuna dikkat çekildi. 66 yaşında vefat etmişti, bu da ayrı ve manidar bir tevafuktu. Ben de toplantıdan sonra şu hatırlatmayı yaptım: “Şayet merhum Serdengeçti yaşıyor olsaydı bu yıl 99 yaşında olacaktı.” Ömrünü İslâm, millet, ümmet, vatan, bayrak ve devlet için adamış bir alperendi Serdengeçti. Bu yıl anma görevi büyük ölçüde yerine getirildi. İlk yazı Milat'taydı. Sonra vakıf ve derneklerimiz anma programları düzenlediler. Duyduğum kadarıyla bu vefalı hatırlayışlar sürecek.

Serdengeçti dergisi, ilk defa 1940'lı yıllarda yayınlandı. İlk sayıları beklenmedik bir ilgi gördü ve defalarca basıldı. Geniş halk kitleleri tarafından büyük bir heyecanla okundu. Dergi, Osman Yüksel Serdengeçti'ye yapılan ağır baskılar, kısıtlamalar ve hapisler yüzünden 15 sene içinde ancak 33 sayı çıkabildi. Özel kâğıda basılan, büyük boy 528 sayfadan oluşan ve Serdengeçti dergilerinin tamamını bir araya getiren bu toplu basım kanaatimce vakfımızın en büyük hizmetlerinden birisi olmuştur. Diğer bir hizmeti de, yazarın eserlerini kültür hayatımıza kazandırması olmuştur. Serdengeçti dergisi, yakın tarihimize bilhassa İnönü ve Menderes dönemi ile 27 Mayıs İhtilâli dönemine tutulan gerçekçi bir aynadır. “Allah'a, Millete, Vatana Koşanların Dergisi Hakk'a Tapar Halkı Tutar” başlığıyla neşredilen derginin farklı sayılarında, meşhur isimlerin yazı, inceleme, değerlendirme ve şiirleri yer alıyor. Rastgele karıştırdığımızda pek çok imza arasında şunları da görüyoruz: Necip Fazıl Kısakürek, Cevat Rifat Atilhan, Bekir Berk, Rıza Ümit, Cemal Oğuz Öcal, Nurettin Topçu, Mehmet Çakırtaş, Mehmed Şevket Eygi, Süleyman Ârif Emre, Eşref Edib, Zeki Velidi Togan, Nevzat Yalçıntaş, Mehmet Kaplan, Abdurrahim Balcıoğlu, Nurettin Özdemir, Arif Nihad Asya, Gökhan Evliyaoğlu, Ayhan İnal, Göktürk Mehmet Uytun, Bekir Sıtkı Erdoğan. Meselâ Âşık Fedaî'nin “Serdengeçtilerin Marşı”ndan iki kıtayı paylaşalım: “Hiçbir şeyden pervamız yok, / Bize Serdengeçti derler! / Kimimiz yay, kimimiz ok, / Bize Serdengeçti derler! // Ufkumuzda şanlı bayrak, / Yürüyoruz şahlanarak, / Hedefimiz; Hakikat, hak, / Bize Serdengeçti derler.”

Mecmua bütünüyle bir heyecan kasırgası âdeta. Pervasız, korkusuz, cesur… Ama aynı zamanda kuşatıcı ve kucaklayıcı… İnananların sesi, mazlumların soluğu… Meselâ Türkistan mücahidlerinden İslâmoğlu Osman Batur hakkında en coşkulu yazıyı da burada bulabiliyorsunuz, Ayasofya hakkında en hisli şiirleri de. Millî düşüncelerini hiç yitirmeyen Osman Yüksel Serdengeçti, dinî hassasiyetlerini de asla kaybetmemiştir. Zaten o bütün hayatını bu yüksek ideallere hasretmiştir. Meselâ Bediüzzaman Said Nursi'yi anlattığı yazısına şöyle başlar: “Bahtiyar, bir ihtiyar var. Etrafı 8 yaşından 80 yaşına kadar bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat bu ayrılıkta gayrılık yok!.. Hepsi bir şeye inanmış… Allah'a!... Âlemlerin Rabbi olan Allah'a. Onun ulu Peygamberine… Onun büyük Kitabına…”

Türk Edebiyatı Vakfı, Serdengeçti mecmuasını kültür hayatına kazandırarak çok mühim bir hizmeti yerine getirmiştir. Düşünenlere, uygulayanlara şükran borçluyuz. İnşallah, Türkiye'nin bütün şehirlerindeki, ilçe ve köylerindeki kütüphaneleri, bu aziz hatıra süsleyecektir, süslemelidir.

 Serdengeçti, sadece senenin belli bir gününde veya haftasında yâd etmekle yetinmemeliyiz. Bence o ve diğer âbide şahsiyetlerimiz, devamlı olarak hatıralarıyla, fikirleri ve eserleriyle hafızalarda canlı tutulmalı, sık sık onların mübarek dünyalarına girilmeli ve heyecanları günümüze de taşınmalıdır.

Osman Yüksel Serdengeçti, aramızda olsaydı 15 Temmuz ihanetine karşı ileri yaşına rağmen meydanlara bayrağıyla iner ve hainlere karşı aziz milletinin yanında saf tutar, yer alırdı. Zaten o kahramanlar nesli de, Serdengeçti'nin eserlerini okuyanlar ve fikirlerini takip edenlerdi. Serdengeçti gibi alperenleri yeni nesillere tanıtmak için neler yapılabilir? Bu konu üzerinde imal-i fikr eylemek ve uygulamaya koymak gerek. Bazı hususları özetle sıralamak isterim:

Kültüre değer veren belediyelerimiz, valilik, kaymakamlık ve sivil toplum kuruluşları çeşitli toplantılarla Serdengeçti gibi kahramanları sürekli gündemde tutmalı, eserlerini ve hakkında kaleme alınmış kitapları bilhassa gençlerimize armağan etmelidir. İsmi Türkiye genelinde bir çok kültür merkezine, caddeye, sokağa ve parka verilmelidir. Bilhassa İstanbul'da, Ankara'da ve memleketi olan Akseki'de… Osman Yüksel Serdengeçti hakkında Basın İlan Kurumu'nun desteğiyle yine vakfımız güzel bir belgesel hazırladı ve ücretsiz dağıttı. Artık bir filmi de yapılmalıdır. Buradan yönetmenlerimize ve yapımcılarımıza bir hatırlatma olsun. Zaten hayatı çok renkli olan Serdengeçti'nin filmi, inanıyorum ki beğenilerek seyredilecektir. Serdengeçti adına bir edebiyat yarışması düzenlenmeli ve her yıl tekrarlanmalıdır. Böylelikle yeni Osman Yüksel'lerin yetişmesi sağlanmalıdır. Ve son olarak artık bir “Osman Yüksel Serdengeçti Enstitüsü ve Müzesi” kurulmalıdır. İnanıyorum ki, bu hizmetleri yapacaklar çıkacak ve bu faaliyetlerinden ötürü de öbür boyu hayırla anılacaklardır.

Kutlu, çileli ömrünü ebedî bir davaya hasreden Serdengeçti'ye Allah'tan rahmet diliyorum. Hatırasını yaşatacak olan bütün idealistlere selâm olsun!


Etiketler: