Pek Muhterem Muharrem İnce

Cümle âlem biliyor ki…

“Ses kısıklığı” bahane…

Zira…

Siz…

“Sesim kısıldı” diye miting iptal edecek kadar zayıf bir politikacı değilsiniz!..

Koca Cumhurbaşkanı adayı, daha ilk günlerde…

“Sesim kısıldı” diye iptal yoluna gider mi?..

Koca Muharrem İnce, böyle yaptığı takdirde “Dirayetsiz Aday” görüntüsü vereceğini…

Tabanının “Biz de kime bel bağlamışız!” diyerek motivasyon kaybına uğrayacağını düşünmez mi?..

İlk twitiniz ve ikincisi…

Efendim;

“Sesim kısıldı, yarın yapmayı planladığımız  Zonguldak ve Bartın Mitinglerimizi iptal edersek kusura bakmayın… Önümüzdeki günlerde telafi ederiz!”

Sonra…

13, 14 saat kadar sonra…

İkincisi…

“Sesim biraz düzeldi (!)… Bugün 14.30’da Bartın’da, 17’de Zonguldak’ta mitinglerimize devam edeceğiz. Sesim kötü çıkarsa kusura bakmayın.”

Ya, Sayın İnce…

Yapmayın bunu bize!..

Sizin seçmeniniz, sesi kısık diye kusura bakacak kadar anlayışsız mı?..

Sesim kısıldı diye, miting mi iptal edilir?..

Sesim kısıldı diye miting iptal edilirse, “Aha, biraz düzeldi” diye iptal kararı geri mi alınır?..

Biliriz ki…

CHP Genel Başkanı’nın, bir hüküm etmeyen “üç” kişi hariç, ekibinizde kim varsa liste dışına atması  haklı olarak iyice sinirlendirdi sizi…

Haklı olarak fena halde içerlediniz…

Haklı olarak, “keleğe geldik” dediniz!..

Son anda müdahale edip, birkaç kişiyi daha listeye sokabilmeyi hedeflediniz…

Ekibinizde olduğu için üstü çizilenlere karşı sorumlu hissettiniz kendinizi…

Takdir ettim.

Yanınızdayım.

Beğendim!..

Gerçekten de…

Büyük haksızlığa uğradınız, çok ayıp edildi size…

Böyle bir “oyun”u hak etmemiştiniz oysa…

Sizin, size “kelek atanlardan”  bin kat daha fazla Kemalist, bin kat daha fazla idealist bir siyaset adamı olduğunuzu çok iyi bilirim.

CHP’nin başına geçebilmiş olsaydınız, bu “hantal” yapının harekete geçmesini de sağlayabilirdiniz…

Ne yazık ki olmadı, olamadı!..

 “Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce’yi bitirmek için adaylığa sürükledi” diyenler de haklı çıkmış oldu maalesef!..

Şimdi…

Birinci turda kaybedeceksiniz!..

Milletvekilliği gitti, milletvekilleriniz de gitti!..

Parti’deki etkinliğiniz büyük ölçüde azaldı.

Yani…

Açık konuşalım:

Bitti!..

Koca Cumhurbaşkanı Adayı…

Seçimi kaybettikten sonra…

Dönüp, “Kılıçdaroğlu Partisi” haline gelmiş CHP’ye Genel Başkan Adayı mı olacak?..

Yok…

Bu olmaz…

Olsa bile…

Artık sonuç alınmaz!..

En iyisi…

Biraz dinlendikten sonra, yeni bir “Parti” kurmak…

Bu yol açık işte…

Sayın Muharrem ince…

Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nden sonra…

“Emekliye” ayrılmayacağınıza göre…

Kendinizi “Bodrum”a kapatmayacağınıza göre…

Mutlaka deneyeceksinizdir bunu…

Benden size “söz”, bu haksızlığı Kemal Bey’in yanına bırakmama mücadelenize elimden geldiğince katkıda bulunacağım!..

Ne denir ki bu noktada,

“Geçmiş olsun Sayın İnce”den başka!..

İyi olmadı bu!..

Hiç iyi olmadı!..

24 Haziran’da “ŞOK” geliyor!..

CHP otobüsünde “İzmir’in dağlarında çiçekler açar”

İyi Parti otobüsünde  ise, “Çıktık Açık Alınla” var!..

İkisi aynı şey…

Kabaca:

1933  filan!..

Kızılay’ın tam göbeği, Güvenpark’ın kıyısına CHP, İyi Parti ve Saadet yerleşmiş, AK Partililer karşı tarafta…

Saadetçilerden bir dost, bizi tanıdı.

İşaretle davet etti.

Gittik ama konuşmak ne mümkün…

CHP’lilerle, İyi Partililerin “Kemalizm Yarıştırmak” için sonuna kadar gazladıkları hoperlörler öylesine çatlıyor ki, bir iki kelâm edemedik.

Bir de…

Saadetçilerin gözlerine sokmak istercesine, “dans eder gibi” bir şeyler yapıyor hemen önümüzde birkaç kadın…

Dostumuzun kulağına yanaşıp, “Kardeş, işiniz çok zor, tam da yerine dükkân açmışsınız!” dedim.

“Sorma, sorma!..”

Gittim, CHP’lilerle konuşmaya…

İyi Partililerle aralarındaki “Kemalizm Yarıştırma” oyununa fena halde kaptırmışlar kendilerini…

Etrafta, kendilerine destek veren yirmi kadar vatandaş, “İzmir’in dağlarında çiçekler açar”a tempo tutuyorlar…

Epeyce bekledim…

İyi Partililerin “Onuncu Yıl Marşı” ile, CHP’lilerin “İzmir Marşı” dinince…

CHP’lilerle sohbet etmek istedim…

“28 Şubatçıların klâsik söylemleri” çıktı karşıma.

“Laiklik” vurgusu çok fazlaydı.

“Özgürlükler” bağlamında, “22’den sonra içki satılmamasına” tepkiler geldi.

“Çocuklarımızın beyinlerini Kuran Kurslarında yıkıyorlar!” dendi.

“Türban” bahsi yerli yerinde, “Kamu hizmeti verenlerin örtülü olmaması gerektiği” söylendi.

Yıllar geçiyor, on yıllar geçiyor; ama bu CHP’liler zerre değişmiyor.

Türkiye’yi 1930’lara, 1940’lara döndürme çabasından hiç vazgeçmiyorlar…

Bir başka “dünyanın” insanları sanki bu konuştuklarım, derin dondurucuya attıkları bir “Mustafa Kemal”den bahsediyorlar…

Gerçek Mustafa Kemal’i hiç dinlemiyor ve anlamıyorlar!..

Bir başka “Kemal”leri var, ondan hiç bahis yok neredeyse…

Şimdiki “Kemal”i pek beğenmedikleri her hallerinden belli oluyor.

Ayakta durabilmelerini, heyecanlarını kaybetmemelerini Recep Tayyip Erdoğan’a borçlular…

“Kemal Kılıçdaroğlu” bahsini kapatıp, hemen “Recep Tayyip Erdoğan”a…

“Saray Edebiyatı”na…

Filan…

Oralara gelince iyice coşuyorlar.

İstanbul’da da seçim çalışması yapan CHP’lilerle konuştum, onlar da çok sıkıntılı.

Bir başka dünyada, hayatın gerçeklerinden tamamen kopuk bir şekilde…

“Sürüp gitsin bu rüya, uyandırmayın” modunda, bir şeyler söylüyorlar.

“Bu sefer TAMAM!”

Nasıl olacak bu?..

“AKP çözülüyor, panikteler!”

Nereden biliyorsunuz?..

Sözcü’den, Cumhuriyet’ten, Birgün’den, filan…

“Yok arkadaş yok, işler öyle değil!”

Saadet Partisi’nden, İyi Parti’den, HDP’den “medet” umarak Mustafa Kemal’in izinden yürümek!..

“Diyelim ki yıktınız, ne yapacaksınız!” diye soruyoruz…

“Hepsinden hesap soracağız!..”

İktidara gelecek olurlarsa, AK Parti’ye destek veren kim varsa hepsinden hesap soracaklarmış!..

Bir de…

Türkiye, tıpkı bir vakitler olduğu gibi…

“Laik Türkiye” olacakmış!..

Eski günler geri gelecekmiş!..

Hesapları belli:

O imkânı elde ederlerse; 28 Şubat’ın Rahmetli Erbakan Hoca’ya dayatılan bütün maddelerini, tekrar hayata geçirecekler!.

Hoş bir dünya kurmuşlar, birbirlerini gaza getirip, 1930’ları, 1940’ları günümüze taşımanın hayallerini kuruyorlar…

Ya olmazsa?..

“Olacak” diyorlar!..

Olmazsa…

Bu sefer de olmazsa?..

Hallerinden endişe etmeye başladım!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-05-22 03:18:52

Tam bir “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır” anlayışıyla, Erdoğan karşıtlarının 301’in üzerinde vekil çıkarmasını hedeflemektedir.

Bu vekillerin CHP, HDP ve İP arasındaki dağılımının hiçbir önemi yok. Hatta seçimden sonra aynı grupta bile toplanabilirler!

Bu organizasyon, bunların hepsine söz geçirebilen şeytanî zekanın ürünüdür.

Bu taşeronların tav olduğu husus ise seçilmesine engel olamadıkları Erdoğan’ı kilitlemek suretiyle, yeni sistemin başarısızlığını(!) ortaya koyarak, uzun vadede vesayet sistemine tekrar dönme hayalidir.

Avatar
Metin Çakır 2018-05-22 19:10:42

Reis Allahın izniyle ilk turda % 52 ile yine bunları ters koşeye yatıracak ama bu yüzsüzlerde utanma yok

banner624