Arşiv: git
ARA
 
Şiir Matineleri
 07.05.2013 00:00


Mehmet Nuri Yardım
Milat

 

          Bugün bir çok ilimizde düzenlenen şiir şölenlerinin tarihi aslında eskilere dayanır. Ali Şir Nevaî’nin “Nevâî Sohbetleri” bu konuda iyi bir örnektir. 1500 yıl öncesine uzanan şiir toplantılarının Osmanlı’daki yansıması, “Şuara Meclisleri” olarak tezahür etmiştir. Tanzimat’tan sonra daha ziyade devrin şair ve yazarlarının evlerinde devam eden bu meclislerde şiirler okunur, hikmetli sözler söylenir, bazen de siyâsî konuşmalar yapılırdı. Bir sanat ve fikir mahfili olarak Abdullah Cevdet’in Cağaloğlu’ndaki İçtihat Evi’ni de kaydetmek gerekiyor. Cumhuriyet’ten sonra şiir ve edebiyat sohbetlerinin daha çok yaygınlaştığını görürüz. Çoğunlukla ediplerin evlerinde devam eder bu sohbetler. İhsan Raif’in Şişli’deki konağı, İbnülemin Mahmut Kemal’in Mercan’daki konağı ve İsmail Hâim Danişmend’in Beyoğlu’ndaki evi, şair ve yazarların buluşma, kendilerini gösterme ve eserlerini okuma yeriydi.

          1940’lı yıllardan sonra halka açık yerlerde şiir matinelerinin başladığını öğreniyoruz. Attilâ İlhan, kitaplarında bu matinelerden sıklıkla söz eder. Halk Evleri, Türk Ocakları ile diğer cemiyet merkezlerinde de benzer şiir toplantıları yapılır. Ankara’da bazı çay bahçeleri ve pastahanelerde şairlerin buluştuğunu ve yeni yazdıkları şiirlerini birbirlerine okuduklarını biliyoruz. Mehmet Çınarlı, Halil Soyuer ve Yavuz Bülent Bâkiler gibi şairlerimiz hâtıralarında bu şiir buluşmalarından bahseder.

          Daha yakınlara geldiğimizde Pera Palas’taki şiir toplantılarını hatırlıyorum. Bir kaçına katılmıştım. Gültekin Samanoğlu, İlhan Geçer, Feyzi Halıcı, Tahir Kutsi Makal, Mehmet Zeki Akdağ, Ayhan İnal ve Ahmet Özdemir bu toplantıların en sıkı müdavimleriydi. Bu usta şairler de şiirlerini seslendirir, şiirden ziyade manzume yazan heveskârlar da toplantılara katılır ve yazdıklarını okurlardı. Tabii dinleyiciler de nezâketen, okunan metinleri ‘şiir’ diye alkışlarlardı. Bu konuyu rahmetli şair Gültekin Samanoğlu ile konuşmuş ve bir röportajda sormuştum. Durumdan pek memnun olmadıklarını ve şiire hâkim olamayan bazı kişilerin gelip kürsüde şiir okumaya çalıştıklarını söylüyordu. Zaten Gültekin Beyin ve otel sahibi Hasan Süzer’in vefatlarından birkaç sene sonra o toplantılar da tarihe karıştı.

          Bu arada Bakırköy’de, Şişli’de ve bazı semtlerde de benzer toplantıların yapıldığını duyuyorum. Aslında bahsetmeye çalıştığımız “şiir matineleri” ile bu toplantıların hiç alakası yok. Çünkü şiir matinelerinde usta şairler dâvet edilir ve sadece onlar şiirlerini okur. Bugün bazı yerlerdeki şiir toplantılarına ise, gerçek şairlerden ziyade müteşairler egemendir ve onlar şiir adına, ne yazık ki şiiri katlederek kürsülere çıkıp karaladıkları metinleri okumaktadır. Böyle bir toplantıya yıllar önce katılmış ve onlara şu tavsiyede bulunmuştum: “Her yazılan manzume şiir değildir, şiire saygılı olmalıyız. Bu toplantılarda şiirden anlayan bir seçici kurul oluşturulmalı, şiirler burada incelenip değerlendirilmeli, uygun ve iyi olanlar seçilip okutulmalıdır. Ayrıca, yaşayan usta şairler çağrılmalı, şiir heveskârları iyi şiirin örneklerini önce sahiplerinden dinlemelidir. Vefat etmiş şairler de hatırlanmalı, eserlerinden örnekler sunulmalıdır.” Bu görüşüm rağbet görmedi, ama o toplantılar da devam etmedi.

          Sanatın başşehri İstanbul’da TYB ve ESKADER sayesinde şiir toplantıları yapılıyor. Nevzat Bayhan’ın Başkanı olduğu Şiir Derneği de bu alanda dikkat çekiyor. Usta şairlerin buluşturulduğu mekânlarda iyi şairler, sevilen şiirlerini paylaşıyorlar. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği, Üsküdar Belediyesi ile birlikte Altunizade Kültür Merkezi’nde bir yıl boyunca “Şairlere Saygı Geceleri” düzenlemişti. Hüsrev Hatemi, Bekir Sıtkı Erdoğan, Mehmet Zeki Akdağ, Bahattin Karakoç, Hilmi Yavuz, Yavuz Bülent Bâkiler ve Memduh Cumhur gibi yaşayan şairlerin geceleri büyük ilgi çekmişti.

          Şiire değer veren ve bünyesinde Türkiye’nin en değerli şairlerini bulunduran ESKADER, geçenlerde Bahçelievler Belediyesi ile birlikte Nurettin Topçu Kültür Merkezi’nde çok güzel bir “şiir gecesi” gerçekleştirdi. Programa katılan şairlerden Yavuz Bülent Bâkiler, Yusuf Dursun, A.Vahap Akbaş ve Ekrem Kaftan, eski ve yeni şiirlerini seslendirdiler. Dinleyiciler dört şairi dinleme şansını elde ederken, alkışlarıyla sevgilerini gösterdiler. Duygu yüklü anların yaşandığı geceye katılan bazı konukların gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Lise yıllarında “Sakarya Türküsü” şiiriyle birincilik kazanan Bahçelievler Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Yusuf Yıldırım da yine aynı şiiri okuyarak salondan büyük alkış aldı. Bahçelievler Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Yıldız, Sezai Karakoç’un “Mona Roza” şiirini hakkını vererek okudu. Aynı akşam üstat için Küçükçekmece’de program yapılıyordu. İki saatlik gecenin sonunda Yıldız, şairlere teşekkür etti, “Şiire doyamadığımız bir gece oldu. Üstatlarımızın kalemlerine, yüreklerine sağlık.” deyip şairlere çiçek sundu.

Türkiye’de son yıllarda sanat alanında da çok güzel gelişmeler var. Mimarimize, mûsikimize, şiirimize, klâsik sanatlarımıza ve kültürel değerlerimize ilgi büyük. Bu aydınlanmada, öze dönüşte ve dirilişte belediyelerimizin ciddî katkıları görülüyor. Kültür sanat alanında önemli çalışmalara imza atan Bahçelievler Belediyemizin Başkanı Osman Develioğlu’na, Başkan Yardımcısı Zekeriya Yıldız’a, Kültür Müdürü Cemalettin Çelik ve ekibine teşekkür ediyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar. 

 
 
 
 




    Ad Soyad
    Mesajınız
 
 
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...







Tüm hakları saklıdır © 2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.