Konu şiir olunca hâlâ mesafe tanımaz bir ruha bürünebiliyorum. Bir bakıyorum ki çantam hazırlanmış bile. Düşmüşüm yola.

Bu geçecek bir hastalık değil. Ruha şifa veren, gönlü hoşnut eden bir bahar esintisi. Hem de mevsim ne olursa olsun.

Değerli şair ağabeylerim Adem Turan ve Özcan Ünlü’nün birlikte hazırladıkları ve beş yılı geride bırakan Şiirin Atlıları programının yeni dönem ilk konuğu olmak için İstanbul’daydım. Program İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nın himayesinde gerçekleşiyor. Mekânımız Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi.

Programı yapacağımız isimler Adem Turan ve Özcan Ünlü olunca gönlüm rahat bir şekilde hazırlandım programa. Yirmi yılı aşan bir süredir tanıştığım iki şair büyüğüm ile aynı sahnede gönül sohbeti yapmak benim için tarih şeridime düşülen çok önemli bir nottu.

Özcan Ünlü ile yüz yüze ilk defa Ordu Şiir Akşamları’nda tanışmıştık; sene 1996. Adem Turan ile 1998’de tanışmıştık. Kendisi Yozgat Akdağmadeni’nde çalışıyordu. Bir gün Tokat’a çıkıp gelmişti Artık Kuşlarını Uçur şairi.

Aradan geçen bunca seneye rağmen her gün daha da artan bir muhabbetle dostluğumuz devam ediyor bu iki güzel insan ile. Daha da çoğalacak dostluğumuz inşallah. Çünkü gönüller bir.

Şiirin Atlıları programı için şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim, bugüne kadar yaptığım en keyifli programlardan biriydi.

Özcan Ünlü’nün ve Adem Turan’ın sorduğu birbirinden güzel sorularla şiire, öyküye, denemeye dair yazdığım ilk şiirden son şiirime kadar uzun bir yolculuk gerçekleştirdik.

Çıkardığım dergilerin tümünde yanımda olan ender isimlerdendi Adem Turan ve Özcan Ünlü. Şiirleriyle, yazılarıyla daha da önemlisi varlıklarıyla güç vermişlerdi çıktığımız zorlu yolculuklarda. Çünkü dergi çıkarmak bir yokuşu tırmanmak gibidir. Ne kadar çok dost varsa yanınızda o kadar kolay aşılır yollar.

Yitik Düşler dergimizde Özcan Ünlü bizi hiç yalnız bırakmamıştı şiirleriyle. Adem Turan bir şiir yayınlamıştı Yitik Düşler dergimizde. Adıyla, konusuyla çok özel bir şiirdi bu. “Yitik Düşler Şiiri.”

İki saat süren bir program yaptık Şiirin Atlıları’nda. Bol bol şiir okuduk, şairlerin, dergilerin, şiirlerin kulağını çınlattık. Kitaplarımın hikâyelerini anlatma fırsatım oldu bir ömürlük neşe ile.

Tabi ki böyle programlarda-hele de başka bir şehirden gelmişseniz- sizi yalnız bırakmayan dostlarınızın varlığı da sizin için güç oluyor, heyecanınıza heyecan katıyor. Programın yapılacağı salona herkesten önce gelen Nazlı Kement’e, programda Son Şarkı şiirimi muhteşem yorumuyla bizlerle paylaşan Kuş Günlükleri şairi Şadi Kocabaş’a, değerli hemşerilerim Selvigül Kandoğmuş Şahin ve Eyüp Diker’e, öykücü Sevda Deniz’e, kendi programı biter bitmez soluk soluğa programa yetişen Şakir Kurtulmuş’a, hikâyeci Bekir Tuncer Salihoğlu’na ve heyecanlarıyla programı canlı tutan katılımların tümüne sonsuz teşekkürler.

İstanbul benim için şiir, edebiyat, dostlar demektir ama bütün bunların yanında İbrahim Özoğlu demektir. Sakaryalı yıllarımdan bugüne kadar hiç birbirimizden kopmadık İbrahim ile. Neredeyse otuz yıllık bir dostluk bu. Her buluşmada daha da artan bir muhabbetimiz var.

Bir günlük İstanbul seyahatime şiir, edebiyat, dostlar, balık ekmek, Gülhane, deniz havası, İstanbul’un bir an bile dinmeyen telaşını sığdırmaya çalıştım. Çok isteyip de yarım kalan ziyaretler, uğranacak yerler de “bir dahaki sefere” diyerek bir kenara not edildi.

Şiirin Atlıları bütün bu güzelliklere vesile oldu. İki güzel insanın hazırladığı bu program umuyorum ki daha birçok unutulmaz anlara sahne olmaya devam edecek. Yolları açık, ömürleri hayırlı ve bereketli olsun.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.