Biliyorum, şimdi pek çok kişi benim yaptığım gibi Ak Parti milletvekili listelerine giremeyen aday adaylarına bol bol nasihat edecek, “Partinizden küsmeyin, daha çok çalışın vs…” diyecek.

Evet, bu nasihatler gereklidir, incinmiş olan gönülleri teselli etmek önemlidir. Lakin bu öğütleri gönüllere nakşetmek bilgi ister, bilinç ister, yürek ister.  

Ben de adaylıklarla ilgili bir yazı hazırlamıştım, aday adayı olanlara hitaben, onların yakınlarına, kısacası adaylıklardan dolayı üzülenlere, kızanlara, alınanlara hitaben duygusal bir yazı kaleme almıştım.

Ancak bu sabah aşağıda okuyacağınız açıklamayı gördüm, okudum, okudum, bir daha okudum. İstedim ki sizler de okuyasınız, bu yüzden kendi yazdıklarımdan daha iyi olduğuna kanaat getirdiğim bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim:

"Şimdi Türkiye vaktidir. Yükselen ve yükseldikçe mücadelesinde sebat eden millet ve lideri Recep Tayyip Erdoğan ile yeni bir döneme merhaba diyeceğiz. Her alanda gelişmeye, geliştirmeye, çalışmaya ve gayret etmeye azmetmiş milletimiz ile Türkiye'mizi şahlandırma vaktidir.

Unutmayın değerli kardeşlerim: Bugün batı dünyasında birtakım odakların Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı takındıkları tavrın altında 16 yıllık yükselen Türkiye trendinin sona erdirilme niyeti vardır. Ancak biz onların ne dediğine değil milletimizin ne dediğine bakarız. Önümüze arkamıza bakmadan tek derdimiz Türkiye'nin refahı ve toplumsal birliğimiz diyerek milli bilinç ile bu ülkenin kalkınmasında aklımızı, yüreğimizi ve terimizi anlamlı kılmaktır.

Birilerin bize reva gördüğü prangaları kıra kıra arkamıza bakmadan yürüyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde katedilen mesafeyi 2023'lere taşıyarak, refah ve istikrar odaklı politikalarla, ülkemizin dört bir yanını üretim vadileri haline dönüştüreceğiz. İhracat odaklı sanayileşme ve 2023 vizyonu ile teknoloji seferberliği, Ar-Ge faaliyetleri, savunma sanayinde gelinen yüksek verimlilik ve istihdam alanları ile daha fazla refah ve daha fazla istikrar için çıkılan yolda şimdi birlik olma vaktidir.

Eskiden; Türkiye ekonomisi, ekonomik konjonktür dışında, koalisyon, darbe ve devalüasyon dönemleri olarak kategorize edilirdi. Bu kısır döngü Ak Parti iktidarlarında kırılmıştır. Şimdi artık kalkınma hamlesini bir ileri aşamaya taşıma sırası gelmiştir. Türkiye birçok kronik ekonomik hastalığından kurtulmuştur. IMF ile yolları ayıran, gerek sağlık alanında, gerek kamu altyapı alanında, gerekse halka doğrudan hizmet sunan sosyal politikalar alanında geçmişle kıyaslanamayacak kadar ileri bir aşama kaydetmiştir.

24 Haziran sonrası yeni dönemde de ekonomik yapının ve sosyal hizmetlerin sürdürülmesi, Türk Lirası'nın korunması ve kur dalgalanmalarının etkilerinin minimize edilmesi, finansal sağlamlık ve istikrarın sağlanması öncelikli konular olacaktır. Yatırımcıya ucuz kredi ile üretimin teşvik edilmesi, maliye ve para politikalarının reel sektörün üretim olanaklarının ve kapasitesinin genişletilmesini de kapsayacak şekilde revize edilmesi, beklenen ve gündeme alınan önemli konuların başındadır. Yeni dönem kuşkusuz, Türkiye'nin atılım dönemi olacaktır.

Esnafımız, iş insanımız, sanayicimiz ve meslek sahiplerimiz ile Büyük Türkiye diyeceğiz. Refah ve istikrar odaklı 16 yıllık politikalar katlanarak devam edecektir.”

Evet.

Yazımın girişinde de bahsetmiştim, bu satırlar bana ait değil, bir yürek erine, bir dava erine ait. Aday olarak gösterilmeyen dava neferi olmakla iftihar eden birisine ait;

Metin Külünk. İstanbul Milletvekili olan Sayın Külünk bu dönem aday olarak listede yer almamasına binaen bir açıklamayı yaptı. Zaten ancak Metin Külünk ve onun gibi davasına gönülden bağlı olanların yapabilecekleri bir açıklama.

Bilmem dikkatinizi çekti mi?

Metin Külünk açıklamasının hiçbir yerinde “ben” dememiş, aday yapılmadığını ima dahi etmemiştir. Çünkü yetiştiği gelenek “benci/l” değil, çünkü beslendiği kaynaklar “bana”cı değil, inanç, fikir, mücadele, sadakat eksenlidir ve hayırda yarışmayı önceler.

Gerçek Ak Partililer bu yazıyı çoğaltsınlar, çantalarında, ceplerinde taşısınlar ve alınganlık gösteren herkese okumaları için dağıtsınlar derim.

Son bir hatırlatma,

Listeler hiçbir dönem herkesin beğenisini kazanmamıştır, bu listeler de öyle. Herkes kendi penceresinden bakarak listeleri değerlendireceği için sizin beğendiğinizi ben beğenmeyebilirim, benim beğendiğimi bir başkası beğenmeyecektir.

“Liste daha iyi olabilirdi” mi dediniz?

Evet, olabilirdi, lakin her zaman daha iyisi vardır ve bunun sonu da gelmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.