Sevgili gençler size bir soru sorsam ne tür cevaplar verirsiniz?

Hayatınızdaki nihai hedefiniz nedir?

Üniversiteyi kazanmak mı?


İyi bir meslek sahibi olmak mı?

Okulu iyi bir derece ile bitirmek mi?

Çok para kazanmak mı?

Herkes kendi penceresinden bakınca elbet farklı manzaraları tarif ediyor. Örneğin LYS’de Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmış birisi iyi derece ile okulu bitirmiş olsun ama iş hayatında başarısız olsun... Siz bu kişiye başarılı der misiniz?

Başka bir örnek, olimpiyatlarda hep derece yapan ama üniversite okurken bir kıza takılıp üniversiteyi bitiremeyen birisine başarılı dermisiniz? Bir öğrencim TEOG’da çok iyi bir Anadolu lisesini kazanmıştı. İyi yer kazanmış olmasının rahatlığıyla o yıl işi gevşek tutunca dersler de tepe taklak gitti. Hatta lise 2 ve 3’te ortalamayı bir türlü toparlayamadı ve ortaöğretim başarı puanı çok düşük geldi. Peki, başarı bu mu?

Bir başkası İTÜ makineyi kazandı. Zamanında bitirdi ama çok kötü bir evlilik yapıp hayatı karardı, bunalıma girdi. Bu kişi başarılı denilebilir mi?

İşte bu gibi öğrenciler hayatlarının belirli dönemlerinde başarıyı yakalamışlar ama bu başarıyı devamlı kılamamışlardır. İnsan yaşamında komple bir başarıya imza atmalıdır. Dönem dönem değil.

İnsan hayatının belirli dönemlerinde sahip olunması gereken bazı başarılar vardır. Okul başarısı, ders başarısı, sınav başarısı, meslek başarısı, evlilik başarısı gibi. Ama öyle bir başarı var ki tüm bu başarıları kapsıyor. O da yaşam başarısıdır.

1980’li yıllarda Türkiye’de matematik, fizik, kimya olimpiyatlarında derece yapmış bir grup öğrencinin 20 yıllık hayatları incelendiğinde görülmüş ki bu öğrencilerin büyük bir çoğunluğu iş hayatında aynı başarıyı yakalayamamış.

Çevrenizde rastlıyorsunuzdur; son yıllarda çok iyi üniversiteleri çok iyi derecelerle bitirmiş ama çok kötü bir ev-ilik yapıp, boşanan çok genç var.

Yine son on yıldır üniversite mezunu işsiz sayısı çok arttı. Çünkü gençlerin üniversiteye hazırlanma sürecindeki sınav başarısı çok iyi, üniversitedeki ders başarısı çok güzel, ama öğrenci bu başarılara o kadar çok odaklanmış ki gerçek hayattan kopmuş. Üniversite bittikten sonra çok farklı bir iş ortamı ile karşılaşıyor. Bu yeni ortamda meslek bilgisinden ziyade sosyal olmak, girişken olmak, iletişim becerileri o kadar çok ön plana çıkıyor ki gencimiz meslekte başarısız oluyor.

Bazı gençlerimiz ise TEOG ve LYS de çok iyi netler yapıp iyi bir lise ya da üniversiteye giriyor. Artık her şey bitmiş amacına ulaşmıştır ve yelkenleri salıyor. Sonuç mu? Okulu uzatan, bitiremeyen, zorla bitiren yüzlerce genç.

Örnekleri artırabilirim. Sizce bu insanların yaşam başarılarından bahsedilebilir mi?

İşte bahsetmiş olduğum bu başarılardan sınav başarısı var ki, gerek çevrenin, gerek ailenin baskısı ile o kadar çok ön plana çıkarılıyor ki diğer bütün başarıları gölgede bırakıyor. Sınava hazırlanma süreci doğal merciinden çıkıp farklı bir hal alıyor. At yarışı mı dersiniz? Ne derseniz deyin.

Her insan ayrı bir dünyadır. Genetik olarak aynı olmayan iki canlıyı nasıl kıyaslayabiliriz ki. Nasıl aynı puanı almasını bekleriz ki. Ama veliler aynı okulda, aynı sınıfta, aynı hocalarda okuyorlar diye iki öğrencinin de aynı puanı almasını bekliyor. Ve psikolojik bir savaş başlıyor. Başrollerinde ise anne ve babalar oynuyor. Savaşın mağdurları ise yine aynı kişiler yani öğrenciler?

Her öğrenci iyi bir lisede ya da gözde bir üniversitede okumak ister. Bunlar başarı için önemli adımlardır elbette. Fakat tek adım, tek çare, tek sonuç değildir. Yaşam savaşında, başarı yolculuğundaki küçük adımlardan bir tanesidir sadece. Her veli sınava hazırlanma sürecinde, öğrencisine bunları gözeterek muamele etmelidir. Öğrenci sınavı kazansa da, kazanmasa da bizim evladımız olmaya devam edecek. Sınava hazırlanma sürecinde öğrenci ile iletişimimizi koparmak bize ne ka- zandırır ki? Sınavları, veli ve öğrenciler arasına giren kara kedilere benzetiyorum. Anne babalar ile çocukları arasında uçurumlar açılıyor.

Eğer sınava hazırlanan öğrenciniz varsa lütfen kendinizi bir gözden geçirin. Ve şu soruyu kendinize sorun:

Sınav başarısı mı? Yaşam başarısı mı?

#GeleceğinAşkınKadar


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.