Türkiye’nin ulusal güvenliğinin sadece iç güvenlikte olmayıp, aynı zamanda sınır ötesi harekâtlarla da ilgili olduğunu görüyoruz. Bu gerçeği hep birlikte Suriye’de, Irak’ta ve özellikle de Güney sınırlarımızı tehdit eden terör oluşumlarındaki askerimizin kararlı mücadelesinden yakinen biliyoruz. En son Sudan’ın Sevakin Adası’nın stratejik önemine binaen devletimizin ferasetli girişimi bu gerçeği bir kez daha ortaya koydu. Sevakin Adası’na yönelik hedeflerimizin Batılı devletleri ne denli tedirgin ettiği apaçık ortada.

Türkiye’nin kendi sınırları dışında gelişen olaylara ilgisiz kalması düşünülemez tabi ki. Hele ki dünyanın öbür ucundan gelip bölgeyi kendi çıkarları ve gizli planları için dizayn etmek isteyen ABD ve diğer Batılı devletlerin terör faaliyetlerine maskeli iştirakleri apaçık ortadayken. Türkiye’nin ulusal güvenliğini koruması için gerekli olan her türlü tedbiri alması en doğal hakkıdır. DEAŞ bahanesiyle bir başka terör örgütü olan PYD/YPG ile her türlü işbirliğine giren ABD’nin yaptıkları anlaşılır gibi değil. Kendilerince de terör örgütü olarak kabul edilen PKK ve onların uzantıları olan diğer örgütler üzerinden operasyona girmelerinin hiçbir tanımlaması yok.

NATO’nun bir üyesi olan Türkiye’ye yapılabilecek herhangi bir tehdit NATO’ya yapılmış kabul edilecektir. Şimdi Türkiye’nin güneyinde binlerce tırlık silah gönderilerek ordu kurulmaya çalışılması doğrudan Türkiye’nin güvenliğini aynı zamanda NATO’nun tehdit edilmesi anlamına gelmektedir. Terör örgütleri ile maskeli de olsa işbirliği halinde olan ABD’nin bu tehdidin doğrudan NATO’ya yapıldığını bilmemesi mümkün değildir. NATO genel sekreterinin ABD’nin yaptıklarından habersiz olduğunu söylemesi ise başka bir ironi.

Türkiye’nin bölgede güçlü duruşu, kurulmak istenen oyunları vaktinde bozması, terör gurupları ile işbirliği içinde olan Batılı devletlerin pervasızca tavırlarını dizginlemeye itmiştir.

Zaten her taraftan darbe yemekte olan ABD’nin Suriye politikası da sonunda fiyasko ile sonuçlanacaktır. Terör örgütleri ile işbirliği içinde olan hangi devlet kazanmıştır ki? BM’de ABD’ye karşı oluşan muhalefet giderek artmaya devam ediyor. Suriye’de terör örgütleri üzerinden terör estiren Batılıların neler yaptıklarını bilmeyen kalmadı. Böyle giderse Suriye onlar için ölüm sahrası olacak.

ABD’nin, İsrail’in Siyonizm amaçları için girmediği zorluk, iştirak etmediği terör faaliyetleri kalmadı. Onlar için dünyayı yangın yerine çevirdi. ABD İsrail’in güvenliği için çalışacağına diğer devletlerin güvenliği için çalışsa her açıdan kendisi için daha kazançlı olacak. İsrail’e hizmet etmenin kendine hiçbir faydasının olmadığını elli yıldır görmüş olması lâzım. Tarih onları bu yüzden her geçen gün vahşileşen, terör örgütleri ile işbirliği içine giren katil bir devlet olarak anacak.

Devlet terörü estiren İsrail’in ve onun güvenliği için çalışan ABD’nin aşırılıklarına karşı Türkiye’nin kadim devlet yönetimi anlayışı ile hem sınırlarında gelişen olaylara kayıtsız kalmaması, hem de bölgenin huzuru için gereken her türlü oluşumu gerçekleştirmesi tarihi bir görevdir. Yarın aynı hesapların Mekke ve Medine için olmayacağını kim garanti edebilir ki? Şimdiden ümmetin derdi ile dertlenen Türkiye’nin Mekke ve Medine’nin güvenliği için bölgede askeri üstler kurması en doğal hakkı.

İşte bu yüzdendir ki Türkiye’nin Sudan’ın Sevakin Adası’nda, Somali’nin Anadolu Kışlasında ve Katar’ın TSK üssünde güçlü bir şekilde bulunması zorunludur.

Askeri gücü olmayan hiçbir devletin varlığını devam ettirebilmesi mümkün değildir. Şimdilik Türkiye’nin 12 ayrı ülkede askeri gücü vardır ama yeterli olmadığını her geçen gün dünyadaki mazlumlara yapılan zulümlerden biliyoruz. Bu yüzden bize yakın iyileri bulup onlarla ortak işbirliklerini artırmaya devam etmek zorundayız. İyiler bir araya gelmediği zaman kötüler birleşip iyileri yok etmekteler, yok edemeseler bile kendileri için hizmet eden modern köleler haline getirmekteler. O nedenle daima hak ve hakikati dillendirecek, adaletin sesi olacak güçlü bir devlet olmak zorundayız.

Biz farkında olmasak da dünya devletlerinin Türkiye’nin oyun kurucu oluşunu kimi zaman hayretle kimi zaman kıskançlıkla, kimi zaman da korkuyla izlemeleri bizi şaşırtmasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-18 00:27:38

ABD ve İsrail Haydut devlet olma yolunda ilerliyor. Terörist gruplardan medet ummaktalar, onları ileri sürmekteler. İnşAllah planları başlarına geçer bir vatandaş olarak diyorum ki yaşasın Cehennem, Bunları odun olarak Cehenneme
göndereceğiz . ALLAH im Türkiye'nin ve İslam Ülkelerinin yardımcısı olsun. Zalimlere de fırsat vermesin içimizde ki hainlere de akıl fikir versin.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-18 08:59:20

Yazar Süleyman Özışık in bugunki yazısından alıntıdır; Önceki gün tesadüf eseri üst düzey bir TSK mensubu ile karşılaştım. Ayaküstü hoş beşten sonra çektik birer iskemle, başladık sohbete...

Haliyle ilk sorum Afrin Operasyonu oldu.

Paşa, sağ elini göğüs hizasında yaparak, "Bu operasyonu başarıyla sonlandırırsak, kırk yıldır süregelen terörün belini ilk kez tam anlamıyla kırmış olacağız. Ve bu millet evlatlarına inansın. Başaracağız!" dedi.

"İyi de ordunun 15 Temmuz darbe girişimi sonrası zayıfladığını söyleyenler var" dedim.

"İçimizdeki hainler temizlenince o bir avuç vatanseverle neler yapılır neler!" dedi ve ekledi:

"Bak işte. Polisin ve askerin içindeki hainler temizlenince PKK'nın, Fötö'nün, Daiş'in ve diğer taşeron örgütlerin ne hale geldiğini gördük!"

Laf döndü dolaştı Erdoğan'a geldi.

"Bak samimi bir şey söyleyeyim mi" dedi ve anlatmaya başladı:

"Hayatım boyunca Erdoğan'a oy vermedim. Ama be kardeşim bu adam düşmanını bile kendine hayran bırakacak kadar yürekli biri. Baksana ABD'ye neler söylüyor. 'Ya o bayrağınızı indirin, ya da direklerini size iade ederiz' diyor. Sevmeyiz, oy vermeyiz ama yiğidin hakkı yiğide.

Sadece ABD değil.

Almanya ilişkileri düzeltmek için kırk takla atıyor. Rusya, Fransa, İngiltere, Çin, Japonya ve diğer dev ülkeler artık Türkiye bu duruma ne diyecek diye ağzımızın içine bakıyor. Bunlar rüyalarımıza bile sığmayacak devasa şeyler kabul edelim artık!"

banner624