Türkiye, her tarafı kendine has güzelliklerle dolu bir ülke. Gezip gördüğünüzde unutamayacağınız güzelliklerle karşılaşıyorsunuz. Her köşesi cennetten bir parça olan bu ülke, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar gezilip görünmesi gereken bir ülke. Tarihi yapılardan doğal güzelliklere kadar dünyanın gıpta ile baktığı bu ülke üzerinde oynanmak istenen oyunların farkında olmalıyız. Komşu olduğu ülkelerdeki sorunları kendi sorunu gibi bilen ve öylece ilgilenen bir anlayışa sahip olması münasebetiyle sınır bölgelerinde her zaman sıkıntılı anlar yaşanmıştır. En büyük sıkıntıyı ise doğudaki sınırlarımızda yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Bunlardan biri ve en önemlisi ise Kilis ilimizin sınır boyları olmuştur.

Hafta sonu bir program münasebetiyle gittiğimiz Kilis’te her şeyi yerinde görme fırsatını yakaladık. Bu güne kadar gazete ve televizyonlardan haberlerini takip ettiğimiz Kilis’te her ne kadar hayat normale dönmüş ise de eski günlerin izlerini görme ve o günleri yaşayanlarla görüşme imkânını yakaladık.

Kilis ilimiz Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Hatay-Maraş oluğu ile Fırat ırmağı arasında uzanan Gaziantep Platosunun güneybatı kısmında, Türkiye-Suriye sınırı boylarında yer alır. Kilis ilimiz bu konumuyla saha, Akdeniz ve Güneydoğu bölgeleri arasındaki geçiş kuşağı üzerinde bulunur.1995 yılında il statüsüne kavuşan Kilis, güneyden Türkiye-Suriye sınırı, batı ve kuzey batıdan İslahiye, kuzey ve kuzeydoğudan Gaziantep merkez ve doğudan Oğuzeli ilçeleriyle çevrilidir.1521 km2 alana sahip ilin merkezini oluşturan Kilis, Suriye sınırına uzaklığı 5 km, plato kenarına tutunmuş, Antep-Halep yolunun geçtiği eski bir yerleşme yeri, bağ bahçelik, sokakları dar ve dolambaçlı bir şehirdir. Son sayıma göre Kilis’in nüfusu 130.655 olup bunun 106 293 ü Merkezde, 5.852’si Elbeyli’de, 13.359’u Musabeyli’de ve 5.151’i Polateli’nde yaşamaktadır.Kilis ilinin iklimi genel karakterleri itibariyle Akdeniz iklimi içerisinde kalır. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. En soğuk aylar Ocak ve Şubat ayları olup, sıcaklık nadiren 0 °C’nin altına düşer.

Kilis’in durumu sadece bundan ibaret değil. Yerli nüfusun 130.000 civarında olduğu Kilis’te bir o kadar da Suriyeli vatandaş bulunmaktadır. Şehrin nüfus yapısının değiştiğine gözlerinizle şahit olabiliyorsunuz. Etraftaki konteyner kentleri ve oradaki göçmenlerin şehre izin dâhilinde geldiğini de işin içine kattığınızda durumun ne hale geldiğini anlamak zor olmasa gerek.

7 Haziran seçimlerinin akabinde tırmanan terör olaylarından en çok etkilene il Kilis olmuştur. Sınır ile arasında beş kilometre mesafe olan ilin merkezi hemen hemen her gün bombalarla sarsılmaktaydı. Onlarca şehit verdiğimiz Kilis’te vatandaşımız patlama noktasına gelmişti ki siyasi iradenin etkisi ile ve izlenen politikalar sayesinde o kötü günler geride bırakıldı ve şimdilerde Kilis’te sakin günler yaşanmaktadır.

Orman ve Su İşleri Bakanlı desteği ile yapılan Resul Osman Tabiat Parkından Kilis’e baktığınızda sınır boyu örülen duvarı görebiliyorsunuz. Terör ve teröristler için örülen bu duvar bir yana, hiçbir göçmenin mağdur edilmediği ve her birinin insanca yaşamasına zemin hazırlandığı sınırda ve illerde hayat normal seyrinde devam etmektedir. Demokrasi naraları atan sözde demokrat ama aslında vahşi olan batının ve Avrupa’nın tamamı bile Kilis’in misafir ettiği göçmen kadar göçmene ev sahipliği yapmamaktadır. Tamamen yalan üzerine kurulu batı medeniyetinden bu bölgeye destek olmasını istemek hayal olur. Destek olması bir yana o bölgede ne kadar terör ve terörist varsa onları el altından besleyen, silah gönderen ve her fırsatta da bu desteğini yalanlayan bir anlayıştan ne beklemek gerekir.

Hayat tarzını inancı üzerine kuranların hayatları o inancın gereği gibi olur. Sevgi üzerine kurulu bir inancın mensupları olarak “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı ile idare edilmenin yüceliğini Kilis’te bir kez daha müşahede ettik. Mevla’m bu anlayış üzere ülkemizi ve milletimizi daim eylesin.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.