ABD, İngiltere, Fransa...

Ve terör örgütleri; PKK, DEAŞ, FETÖ, Bokoharam, darbesevici İttihat- Terakki artığı hortumcu Kemalistler.

ABD Başkanı Trump, 6 Aralık 2017'de düzenlediği basın toplantısında, BMGK'nın 1980 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararına rağmen, "Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma zamanı geldi." diyerek Siyonist planda bir aşamaya daha geçti. BM'nin içi boş bir örgüt olduğunu da ilan etti. ABD'nin Kudüs'ün tamamını İsrail'e peşkeş çekmesine karşı BM'nin ne bir caydırıcılığı ne de bir müeyyidesi var. Bu durum  "Ben yaptım oldu." anlayışının da bir tezahürü. BM'nin "iki toplumlu iki devletli" barış planı,  'sadece İsrail'e dönüştürülmek isteniyor. ABD'nin , barış görüşmeleri imha eden bu tutumuna karşı BM,  çaresiz,  yarım ağız tepkilerle işi geçiştirmeye, savsaklamaya durumu uykuya yatırmaya çalışıyor. İslam dünyasının ise kendi iç meseleleriyle uğraşmaktan başını kaldırmaya mecali yok.

Siyonizm, bir asırdır terörle, darbelerle ve işgallerle planını adım adım uygulamaya devam ediyor.

Dünya Siyonist Kongresi ilk defa  29 Ağustos 1897'de İsviçre'nin Basel şehrinde iki yüz delegenin katılımıyla TheodorHerzl başkanlığında toplanan Siyonistler, sinsi planı adım adım uyguladılar; böl ve yut yöntemini uyguladılar.

Osmanlı'yı devşirdikleri ajan- provokatörlerle, maceraperestlerle 1 Mayıs 1889'da kurdukları İttihat- Terakki'yle zayıflattılar, nihayetinde parçalattılar.

1917'de Kudüs'ü terke mecbur edilen Osmanlı'dan sonra  İslam beldeleri anarşi ve kaosun içine itildi. Milyonlarca masum katledildi. Katletmeye de devam ediyorlar. Fosfor bombalarını ışık gösterisi  izliyormuşcasınaseyredalan vicdan ve merhamet yoksunu 'medeniyetin' temsilcileri Siyonizme hizmete devam ediyorlar.

İsrail'in gücü, Ümmetin tarumar olmasından kaynaklanıyor. 

15 Temmuz'da Türkiye'yi  bir kez daha devşirmeleri üzerinden işgale kalkıştılar. Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Arakan'da ve Filistin'de milyonlarca kişi,  göçe zorlandılar, muhacir hale getirildiler. BM'nin bu durum karşısında hiçbir şey olmamış tavrı içinde olması insanlığa kurulan tuzağı da gözler önüne sermekte.

İsrail, terör örgütlerinden, darbecilerden, mezhepçilerden besleniyor. 14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilan ettiğinde bölgede  bir tane bile güçlü devlet yoktu.

Türkiye'de de darbelerin planlayıcısı İsraildir. 1997'de 28 Şubat Post Modern darbenin kudretli generalini ABD Yahudi kuruluşu Dünya Lideri ilan etti. Refah Partisi ile koalisyon kurulmasını istemeyen,emir veren  İsrail Cumhurbaşkanı  Veizman idi.

Bugün Kudüs''ün İsrail'e peşkeş çekilmesine karşı sessiz kalan, yarım ağız kınayan, olayı magazinel bir durum olarak yansıtan kartel medyası  2018'de 411 El Kaosa Kalktı. manşetiyle özgürlüklere savaş açmıştı. Onlar, melanetlerini kusmaya devam edecekler.

İslam dünyası  birliğini kurup gücünü birleştiremezse bu vaziyet daha vahim sonuçlar doğurmaya gebe. Çünkü İsrail, Kudüs'ü ilhak etmekle kalmayacak, 1967'den beri arkeolojik kazı bahanesiyle altını oyduğu Kubbetü's Sahra'yı ve Mescid-i Aksa'yı da yıkmaya cüret edecektir.

13 Aralık 2017 Çarşamba günü  Türkiye'nin dönem başkanlığında İstanbul'da toplanacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı bu işgale karşı köklü kararlar almak zorunda.

1- ABD'nin  Kudüs'ün tamamını İsrail'in başkenti olarak tanımasını BMGK'nın 1980 tarihli 478 sayılı kararına aykırı olduğu gerekçesiyle ABD hakkında suç duyurusunda bulunmalı ve kararın geçersiz olması sağlanmalıdır

2-Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti tanınmalıdır.

3- İsrail saldırılarına karşı Kudüs'e BM Barış gücü gönderilmelidir.

4- Bölgede akan her kandan ABD'nin de sorumlu olacağı vurgulanmalıdır.

Nihayetinde:

ABD, bundan sonra ipini elinde tuttuğu örgütlerle, yönetimlerle birlikte bölgede etkisini hızla kaybedecek,  SSCB'nin akibetinden kurtulamayacaktır.

Yeter ki bizler saflarımızı sık ve düzgün tutalım.

Allah'ın vaadi gerçektir.

Bozguncuların sonu yakındır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.