Erzincan’ın Refahiye ilçesinde dünyaya geldi. Kendi deyimiyle “Topal Dursun’un oğlu, Bahar hanımdan doğma Binali Yıldırım”

TRT’de yayınlanan bir belgeselde izlemiştim. Başbakan Yıldırım’ın hayatını konu almıştı. Çarpıcı ve kendisi hakkında bilmediğimiz ilginç şeyler anlatmıştı Başbakan o proğramda.

80’li yıllarda babasıyla birlikte otobüs kullanmış. Toplu taşımacılık yaparak hayatını kazandığını, kendisinden küçük kardeşlerini bu vesileyle okutup hayata kazandırdığını anlatırken, yaptığı şeyin aslında bir devleti yönetmekten daha küçük bir şey olmadığını belkide hiç düşünmüyordu.

Mütevaziliği kişiliğinin her zerresine yansımış bir adam! Yıllar önce ailesinin geçimini sağlamak için kullandığı otobüsün direksiyonuna yine geçmişti. Ama bu sefer 80 Milyonluk bir ülkenin Başbakanı olarak sürüyordu otobüsü.

Ne ki, hayatın ve geçmişindeki onurlu misyonun ruhuna yüklediği derin tevazudan hiçbir şey kaybetmeden…

Aslında bugün yaptığı işin geçmişten hiçbir farkı yoktu! Zira o hala bir şofürdü, kullandığı otobüsün yolcu sayısı artmıştı. Bir hayli artmıştı hepsi bu…

Kaptanlık koltuğuna oturduğu otobüsün adı “Türkiye Cumhuriyeti” ve taşıdığı yolcu sayısı 80 Milyonluk bir milletti artık…

TC’nin en uzun Ulaştırma Bakanı olarak tarihe geçti. Tam 11 Yıl Bakanlığını yaptığı kurumda hayata geçirdiği projeler, kendisinden önceki hiçbir Bakana nasip olmayacak kadar çok!

Yollar, köprüler, hızlı trenler, üçüncü köprü v.s

Büyük bir sadakatle bağlı olduğu lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yolları, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla birlikte kesişir.

İDO (İstanbul Deniz Otobüsleri) nun başına getirildi. AK Parti kurucuları arasında yer aldı, üç dönem Milletvekilliği, Bakanlık ve son olarak 22 Mayıs 2016’da AK Parti Genel Başkanlığına ve ardından 24 Mayıs 2016 tarihindede 65. Hükümetin Başbakanı olarak göreve başladı.

Başbakan olarak göreve geldiğinde, TC’nin son Başbakanı olarak tarihe geçeceğini tahmin bile edemezdi.

Lideri ve dostu Tayyip Erdoğan ile çıktığı yolculuk ona tarihi sorumluluklar yüklemişti ve bunun şuurundaydı.

15 Temmuz gecesi herkes şaşkınlık içerisinde seyrederken, üstlendiği mesuliyetin gereğini yerine getirdi. Televizyon ekranlarına telefonla bağlanıp ilk konuşan kendisi oldu. “Bunlar bir avuç çapulcu, hükümet yerindedir ve gereğini yapacaktır” diyordu darbeciler için.

Bu konuşma korku içinde olayları anlamaya çalışan halkın yüreğine su serpmişti.

Binali Yıldırım! Namı diğer “Topal Dursun’un oğlu, Bahar hanımda olma Binali”

Tam bir Anadolu evladı. Ahde vefa ve dosta vefayı hayatının “Önsöz”üne yerleştirmiş bir adam. 17-25 Aralık’ta, Gezi Kalkışmasında ve tüm ihanet girişimlerinde Dostu Erdoğan’ın hep yanındaydı.

Ona gelecek olan tüm darbeleri sırtlamak ve ona uzanan elleri kırmak için kendisini siper etmeye hazırdı.

Makam ve mevki hırsı olmamış, “Görev istenmez verilir” düsturunu ilke edinmiş bir siyasetçi!

Bir cenaze töreninde görmüştüm kendisini. AK Parti Şanlıurfa Milletvekili, merhum Abdulkadir Yüksel’in cenazesi için gelmişti. Camide öğle namazı çıkışında selamlaştık ve müsafaha ettik, herkese olduğu gibi bizede hal hatır sual eyledi.

Bakışlarında hüzün vardı Başbakan’ın, Çok üzüntülü ve kederliydi. Tevazu ve kibarlığıyla herkesle ayrı ayrı selamlaştı, müsafaha etti ve hal hatır sordu.

Dostuna sadakati, mütevaziliği ve işine liyakati onu bir ülkenin Başbakanı yapmıştır. Hemde “Son Başbakan” Tarih onu hep “İkinci” ama, “ADAM” olarak yad edecektir.

Selam olsun..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.