Aile kurumunun en temel fonksiyonu; toplumumuzun birlikteliğinin ve bütünlüğünün korunması, güçlendirilmesi, çocuklarımızın geleceğe hazırlanmasıdır. Eşler arası iletişim sorunları, aile içi yaşanan çatışmalar ve boşanmalar nedeniyle ilgiye, sevgiye, bakıma muhtaç çocuklarda stres faktörüne yol açmakta, uyum ve davranış sorunları gösteren çocukların sayısı hızla artmaktadır. Aile haftası üzerine Vavelif Dergisi sorumlu yazı işler müdürü İlker Ünal’a verdiğim röportajı istifadenize sunuyorum. 

Toplumsal yozlaşmanın ileri düzeyde yaşandığı zamanımızda aile kurumumuz hasar görmüştür. Bu hasar çocuklarımıza da yansımıştır. Bu konuyu incelersek neler söyleyebiliriz.

Ülkemizde aile kurumunu önemsiyorum. Bizi özellikle batı toplumlarında ayıran en önemli kurum aile kurumudur. Toplumsal değerlerimizin ifade edildiği aile kurumumuzla diğer kültür ve inançlardan farkımızı ortaya koyuyoruz. Aynı zamanda aile kurumumuz bizim bir zenginliğimizdir. Aileye baktığımızda ailenin bir eğitim veren kurum olma özelliğini görüyorum. Aile özellikle nesillerin yetişmesinde, çocukların hayata hazırlanmasında çok önemli bir işlev görüyor.

Aile kurumu aynı zamanda bir bakım kurumudur; çocukların güven içerisinde, sağlıklı beslenerek hem biyolojik hem de sosyolojik ve psikolojik bakımlarını destekleyen bir süreç çünkü anne-baba ve çocuk ilişkisi, çocuğun ruhsal gelişim sürecini destekleyen, temel güven duygusunu güçlendiren, benlik saygısını geliştiren, doğduğu andan itibaren her bir evrede biyolojik, psikolojik ve aynı zamanda sosyal bir işlev görür.

Çocuğun anne ve babası ile kurduğu ilişki ve kardeşleriyle iletişimi bir şekilde toplumla ilişkisinin de dayanağını oluşturur. Çocuk doğduğu andan itibaren sosyalleşme ve toplumsallaşma sürecini de ailede yaşar. Aile aynı zamanda bir sosyal yardım kurumudur. Aile üyelerinden birisi yaşlandığında, çocukların bakım ihtiyacı ortaya çıktığında, ekonomik sorunlar yaşandığında sosyal hizmet desteği de aile tarafından veriliyor. Aile toplumumuzun en önemli mihenk taşıdır. Eğitim işlevi var, bakım işlevi var, sosyal işlevi var, sosyal yardım ve destek hizmetleri işlevi var…

Bugün toplumumuzu bir arada tutan aile, aslında temel değerlerimizi de oluşturuyor. Bizi kültürel olarak, yaşam biçimi olarak diğer toplumlardan ayıran en önemli özellik olduğu gibi aynı zamanda güncel yaşamımızda da bizim destek noktamızı, gelişim noktamızı, eğitim noktamızı aile oluşturuyor. Türkiye’de yaşayan her vatandaşın hayatında ailenin çok önemli bir işlevi ve rolü var. Eğer ailede ve aile ilişkilerinde bir çatışma olursa, ailede boşanma olursa bunda hem anne-baba etkilenir hem de çocuklar olumsuz etkilenir.

Çocukların yetişmesi, gelişmesi, hayata hazırlanmasında birçok sorunlar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bizim bir toplumsal girişimde; sağlıklı toplum olabilmek adına, güvenli toplum oluşturabilmek adına, inançlarımızı/değerlerimizi çocuklarımıza/nesillerimize aktarabilmek adına aileyi fonksiyonel kılmalıyız, ailenin işlevlerini geliştirmeliyiz, güçlendirmeliyiz.

Ne yaparak aile işlevi geliştirilir?

Çocuklar hayata ve geleceğe hazırlanmalıdır. Burada temel sorumluluk anne ve babaya düşmektedir.

Anne ve babanın bir ailede en önemli rolü nedir?

Çocukları yetiştirmeleridir. Çocukları eğitme rolüdür. Yani çocukların beslenmesi, bakımı, ihtiyaçlarının giderilmesi, temizliğinin yapılması, bedensel ve fiziksel bakımının yapılmasıdır. Ama çocuk aynı zamanda bir ruhsal varlıktır, sosyo-psikolojik varlıktır.

İşte anne – baba öyle bir ilişki içerisinde, öyle bir rol ve sorumluluk yerine getirmelidir ki çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi desteklemeli, çocuğun sosyal yanı güçlendirilmeli…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.