Araştırmalara göre, evliliklerin ilk beş yılında %40 oranında boşanmaların görülüyor. Evlenen on çift’in dördü, ilk beş yılda boşanıyor. İstatistikler, ailenin ilk evresinde çiftlerin ilişkilerinde meydana gelen değişimi yönetmede, krizi çözmede yeterli düzeyde bilgi ve tecrübeye sahip olmadıklarını gösteriyor. Kadının eğitim düzeyinin yükselmesi, meslek sahibi olması evlendikten sonra eşler arası rol paylaşımını olumsuz etkileyerek eşler arası güç çatışmasına neden oluyor. Vavelif Dergisinde yayınlanan röportajımıza devam edelim.

Ailede kadının bir rolü var erkeğin bir rolü var- şu anda Türkiye’de değişen toplumda kadın ve erkeğin rolleri hakkında ve aile danışmanlığını rolü üzerine bilgi verir misiniz?

Güzel bir soru. Şimdi hızlı bir toplumsal değişim yaşanıyor ve değişimin getirdiği özellikle kitle iletişim araçları hayatımızda artık daha belirleyici olması, duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı olumsuz etkilediğini söyleyebiliriz. Geleneksel aile yapımızda çiftler evlenmeden önce anne ve babaları, aileleri tarafından bir şekilde evlilik sürecine hazırlanıyorlar. Ancak şehirleşme ve kentleşmeyle birlikte geniş ailenin çekirdek aileye dönüşmesi ve bu hızlı bir değişim, yaşam biçiminde değişime uyum sağlamada bu şehir, kent hayatının getirdiği sorumluluklar karşısında çiftlerin, evlenecek kız ve erkek çocukların bilgiyle, bilinçle ve sağlıklı bir evlilik yapabilmeleri için desteklenmeleri çok önemlidir.

Geleneksel aile bu yaşanan değişimde çocuklarını yeterince bilgilendirmede, bilinçlendirmede, yönlendirmede yetersiz kalıyor. Artık bir şekilde aile alanı, aile hizmet alanı, aile danışmanlığı gibi yeni gelişen uzmanlık alanları ortaya çıkıyor. Aile danışmanlığının en temel fonksiyonu aslında evlilik öncesi çocuklarımızı evliliğe bilgilendirerek, bilinçlendirerek sağlıklı karar vermelerini destekleyerek hem eğitim hem de danışmanlık hizmetlerini içeriyor. Anneler, babalar bu süreci yönetmekte ve çocuklarının uyumlu bir birlik ve beraberlik sağlamalarında artık yetersiz kalıyorlar ya da yanlış yönlendiriyorlar. Hatta ebeveynlerin tutumları evlilik sürecinde bir kriz veya bir çatışma fonksiyonu olarak da karşımız çıkıyor. Bırakın kolaylaştırıcı olmayı, bilgiyle, bilinçle yönlendirmeyi bilakis yeni çiftlerin bugün sorunlarında kayınvalide gelin ilişkisi ülkemizde en sık görülen eşler arası çatışma sebeplerinden birisi olarak görülmektedir.

Bizim burada gençleri özellikle evliliğe hazırlamamız, evlilikteki ilişki biçimleri noktasında bilgilendirmemiz, evlendikten sonra değişen yaşamlarında annelik, babalık sürecinde çocuklarıyla ilişkilerinde nasıl rol olacakları noktasında desteklememiz çok önemli çünkü her bir ailenin bir evresi var. İlk evre nişanlılıkla başlıyor, ikinci evre karı-koca evresi, üçüncü evre çocuklu anne-baba evresi, ergenlik evresi, yetişkinlik evresi diye devam ediyor. Yaşlılıkla da birlikte bu evre bitiyor. Genellikle boşanmaya baktığımızda boşanma, bu evrelerde, geçiş dönemlerinde ailelerin yaşadıkları çatışma ve problemlerden kaynaklandığını görüyoruz. Çocuk dünyaya geliyor. Anne ile baba arasında uyum olmadığı için çocuğun dünyaya gelmesiyle birlikte ortaya çıkan sorumluluğu uygun bir şekilde işbirliği içerisinde paylaşmıyorlar. Baba ilgisiz davranıyor, eşine yardımcı olmuyor, çocuk bakımıyla ortaya çıkan sorunların nedeniyle eş yalnız kalıyor. Çocuğun bakımından kaynaklanan zorluklar, sıkıntılar, stres bu sefer eşler arası çatışmaya dönüşüyor. Bizim her şeyden önce ailede gelişimi eğitimle, bilgiyle, eşleri sürekli destekleyerek, ailenin sağlıklı işlevleri noktasında anneleri ve babaları eğitmeliyiz ve bilgilendirmeliyiz.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.