Bireyler, çocukluktan itibaren fiziksel, duygusal ve aile içi ilişkilerde çeşitli aşamalardan geçerler. Yaşam evreleri çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinden oluşur.

Her bir dönem kendine özgü özellikleri içerir. Yaşam evreleri bireyin yaşamında değişim faktörü olur. Aile ve toplumsal ilişkilerde krize yol açar.

Büyük şehirlere yaşanan göçler hızlı nüfus artışı, işsizlik, yoksulluk, aile içi iletişim çatışmaları, suç oranlarında artış, madde bağımlılığı gibi sosyal sorunlar yaygınlaşmıştır. Röportajımıza kaldığımız yerden devam edelim.

Büyük şehirlerdeki ailelerin genel sorunları nelerdir?

Büyük şehirlerde göç olgusu, aile ilişkileri etkilemektedir. Şehirlerde kentleşme, konut, sağlıklı barınma, iş ve çocuğun eğitim gibi konular aile yapısında sorun kaynağı oluşturur. Özellikle çocuk ihmali, istismarı ve çalışan çocuklar ile son yıllarda artan önce sokak çocukları olgusu olarak ortaya çıkan daha sonra madde bağımlılığı hızla çocuklar arasında yaygınlaşmasına dikkat çekmek istiyorum. Yapılan araştırmalara madde kullanımını 11 yaşına düştüğünü hesaba katarsak, kentleşme olgusu beraberinde sosyal sorunlarda artışa neden olmuştur.

Sizce, aile içi ilişkileri en çok etkileyen unsur hangisidir ve ailelere bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?

Ailenin ilk yaşam evresi olan evlilik, bu evrede çiftler arası uyum ve bütünleşme ailenin geleceğini belirleyen en kritik dönemi içerir. Çiftler sevgiyle ve saygıyla aralarında bağ oluşturursa hem kendi aralarında hem de çocukları dünyaya geldikten sonra uyum içinde yaşamsal sorumlulukları yerine getirirler. Böylece sağlıklı aile içi iletişim ile geleceğe güvenle bakarlar. Aile içi ilişkilerde güven duygusu egemen olur. Sağlıksız aile ’de sorunlara yol açan en önemli unsur eşlerin hatalı iletişim tutumları nedeniyle aralarında sevi ve saygının zedelenmesi, güven duygusunun sarsılmasıyla kaygı, endişe, ön yargı ve korkuların egemen olmasıdır. Aile içinde üyeler, özellikle eşler birbirlerinin farklı özelliklerinin farkında olarak, birbirlerini tanıma ve anlama çabası içinde iletişime yön vermeliler. Birlikteliği ve bütünlüğü zedeleyen suçlayıcı iletişimden, etiketlemeden ve damgalamadan kaçınmalılar.

İletişim becerisi, eğitimle ve danışmanlıkla gelişir. Evlilik ilişkisinin yönetiminde çiftlere, eğitim ve danışmanlık desteğini sorun ortaya çıkmadan kişisel gelişimlerinin gereği olarak almalarını tavsiye ederim.

Peki, aile danışmanlığının işlevleri hakkında bilgi verir misiniz?

Aile danışmanlığı yeni gelişmekte olan bir uygulama alanı, V. Aile Şura üyesi olarak yer aldığım terapi komisyonu aile danışmanlığını, “iç görü ve farkındalık kazandırma, yeniden yapılandırma ve geliştirme işlevleri bulunmaktadır. Bu bağlamda aile danışmanlığı; sağlıklı bir iletişim ortamının yaratılması için tüm aile bireylerine yapılan psikolojik yardım hizmetidir. Ailenin yapısal, işlevsel ve gelişimsel özellikleri bakımından aile içi ve çevre ilişkilerinde karşılaştığı psiko-sosyal işlevsellikle ilgili sorunların çözümüne yönelik uzmanlık gerektiren hizmetler bütünü” olarak tanımlamıştık.

Aile danışmanlığının en önemli işlevi, koruyucu ve önleyici aile ruh sağlığı alanında sorun ortaya çıkmadan aile kurumunu destekleyici hizmetleri içermesidir. Elbette aile danışmanı aile içi iletişim sorunlarının çözümünde eşlere ve aile üyelerine danışmanlık eder. Ailenin iletişim kalitesinin gelişiminde önemli rol oynar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.