Mevcut Erdoğan düşmanlığı, seçimler öncesi o kadar yükseldi ki terminolojiye “antiErdoğanizm” kavramının girmesi an meselesi! Gerçi hâlihazırda zaten bu kavramı kullanıyor olsak da bahsettiğimiz düşmanlık, daha kesif daha yaygın daha gözükapalılığı betimlemekte!

“Yeter ki Erdoğan gitsin de ne olursa olsuncular” kaybedecekleri mukadder yeni bir seçim öncesi tüm güçlerini birleştirmiş, yaptıkları muhalefetin dilini de konseptini de kalitesini de düşünmeyi çoktan bırakmış görünüyor!

Sözde “sağcısı-solcusu-İslamcısı(!)” cemi cümle muhalefet yeniden, bir kez daha topyekûn yenilmeden önce tüm güçlerini birleştirmiş, amaca giden her yol mübahtır anlayışı çerçevesinde canhıraş bir şekilde taarruzlarını gerçekleştiriyorlar.

Yaptıkları muhalefet, kaybetme psikolojisinin agresif ve kontrolsüzlüğünün etkisine girince sergiledikleri tablonun ne kadar acıklı ve içler acısı bir yere doğru sürüklendiğinin farkında bile değiller!

Kullandıkları nefret dilinin peşlerinde sürüklediği camiayı, yığınları nasıl olumsuz etkilendiğinde de haberdar görünmüyorlar. Tayyip çıkarma ayinleri yapanlar, “aynı havayı solumak istemiyorum” sözlerini ağlayarak söyleyen pek bir modern(!) kadına alkışlarıyla destek veren aydın, ilerici, rasyonalist(!) kesim, dışarıdan nasıl göründüklerinin farkında değiller sanırım!

Farkında olmadıkları zannını taşıyorum; çünkü sadece tek bir adım geriye çekilseler yaptıkları seremonilerin, kullandıkları dilin/ritüellerin bayağılığını, akıl dışılığını görmemeleri imkânsız!

Salt eleştiri üzerine kurulu anlayışlarının kendilerini getirdiği noktanın akılla, bilimle, teknikle ne kadar çeliştiğini göremeyecek kadar zihin örtücü bir muhalefetin içerisine sürüklendiklerini dahi göremiyorlar.

Ciddi yatırımları küçümsemek/alay etmek, iktidarın çoktan gerçekleştirdiği icraatları seçim vaatleri olarak sunmak da bu taifenin lider kısmının sıklıkla kullandığı yol gibi görünüyor.

Düne kadar düşman oldukları din üzerinden ajitasyon yapmayı, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AK Partililerin din, inanç, ibadet ve kutsallarını sorgulamayı olağan seçim çalışması olarak yorumluyorlar sanki…

Söz konusu mahalle, aralarındaki tüm husumetleri, ayrılıkları rafa kaldırarak “antiErdoğanizm” cephesinde birleşerek her türlü taarruzu mübah gören bir anlayışın sürdürücülüğünü yapıyor.

Kimi zaman suni kimi zaman saldırgan kimi zaman saygısız ve tehditkâr bir biçim ve içerikle kendilerine yakışan, nev-i şahsına münhasır acayip bir karşıtlık örneği sergiliyor!

Düne kadar Filistin gibi bir dertleri olmayanlar, başörtüsü düşmanlığından gözleri dönmüşler de dâhil olmak üzere bu grubun Erdoğan’ı, Filistin meselesinde duyarsızlıkla suçlamaları da artık bizleri şaşırtmıyor!

Fetöcülerin, eskinin İslamcılarının, solcularının, sağcılarının aynı frekansta buluşarak aynı eleştiri ve muhalefet dilini kullanıyor olmaları enteresan! Erdoğan düşmanlığı, bu devşirme gurubun gözünü öyle bir bürümüş ki sözü getirdikleri yerin, Filistin’in tek hamisi olan şahsiyeti Filistin davasına ihanete dayanması hiçbirini rahatsız etmiyor!

Hadi Marksistler, solcular gibi fraksiyon farkı aşikâr kesimin kullandıkları mekanizmayı usulden görmeye çalışalım da ey, sözde İslamcılar, dindarlar size ne oluyor ki iktidarsızlığınız, yıllardır savunduklarınızın önüne geçiveriyor!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.