1950’li yılların çocukları, 1980’li yılların çocukları ve 2000’li yılların çocukları arasında değişim sınırları zorlayacak düzeyde. Son üç kuşak arasındaki farklılaşma bir evre değişikli gibi. Koza, pupa ve kelebek evrelerinin tersine dönmüş hali var sanki. Yeni nesil çocuklar kelebek gibi uçmaları gereken bir birikimden geldikleri halde kanatlanma yetenekleri hayli azaldı. Sanal bir koza içinde yaşamak onları 

Üçüncü bin yıla girerken Milenyum lafları edildi. Ne getirir ne götürür derken. Kimileri ‘rahat olun bir şey değişmeyecek sadece çarşambadan perşembeye gireceğiz’ diyerek stresi azaltmaya çalıştı. Çok geçmeden aslında önemli bir şey getirdiği anlaşıldı. Özellikle yeni kuşaklar teknolojinin artık riskle anıldığı bir dönemde dünyaya gelmişlerdi. Bu çocuklar alfabenin son rakamı ile ifade edildiler. Z kuşağı olarak anılan bu çocuklar interneti çok sevdiler. 2007’den sonra iki binli yılların asıl devrimi geliyordu. Çocuklar chat odalarından çıkarak sosyal ağlara Sosyal ağlar teknolojide yeni dönemi başlattı. Sosyal ağlardan hemen önce teknolojinin çocuklar üzerinde riskleri öncelikle TV ve oyun bağımlılığı  çocukları tehdit ediyordu. Bilgisayar oyunları çocukları otistik bir kapanma ile kendi dünyasına hapsediyordu. Çocuk bir süre sonra sosyalleşme imkânı bulduğunda yüzünü dünyaya dönebiliyordu. En azından toplum ile entegrasyonu kısmen gelişiyordu. Ancak yeni çağ yepyeni bir şey getirmişti. Çocuk sadece eğlenmeyecekti aynı zamanda onu ergenlik döneminin kimlik arayışında işini kolaylaştıracaktı. Sosyal ağlarda oluşturduğu profille aile ve yakın çevresinden görmediği ilgiyi görecekti. Benliğin açıklarını ve toplum karşısında hissettiği yetersiz yanlarını kapatabileceği yeni bir alan açılmıştı. Sosyal ağlarda oluşturduğu profiline yerleştirdiği fiyakalı resimlerle

1950’li yılların çocukları bugünün büyük ebeveynleri. Geleneğin son kuşağı bu çocuklardan önceki zincirin halkalar birbirine benziyor. Tarım toplumunun çocukları olarak ebeveynleri onların öğretmenleriydi. Anne ve baba doğal olarak

Artık bütün anne baba tutumlarında başarı birinci sırada yer alıyor. İster otoriter ister mükemmeliyetçi bir tutuma sahip olsun, anne babaları tatmin eden duygu aynı: Çocuğun başarısı. Bilindiği gibi okul dışında bu isteği yerine getirmeye amade kurumlar vardı. Özel kurslar ebeveynlere can simidi gibi yetişmişti. Böylece kurs sektörünün varlığı anne babalar için çocuk algısını destekleyen bir işlev üstlendi. Testler, denemeler, TEOG hazırlık, okul yazılıları, deneme sınavları kazanılmalı, çocukları deneyenler bir şekilde aynı  başarı istiyorsanız saygınlık yolunda Emil, jung, adler, psikiyatrinin ölümü, İbn-i Sina

Bir okulun daveti üzerine velilere konuşma yaptım.

Bir anne sordu. Bana aşırı koruyucu diyorlar

Devamı Yeşilay not deft.

Hocam çocuğum filan sınıfa gidiyor. Okulumuz

Son zamanlarda aile içi uyum sorunlarının arttığını

Bu hafta koruyucu anneleri

Bugünün gençleri daha bağımsız olmak istiyor. Sorumluluk almadan bağımsız olmak isterken anne babaları onlar için her şeyi düşünüyorlar. Evlilik ve iş konusu ebeveynlerin sürekli gündeminde. Evlenmeyen her genç anne ve babasının tesiri altında. Yaş kırkı da aşsa anne ve babaya beklenti var gencin hayata atılırken yanı başında anne ve babasını görmek ister. Ergenlik döneminde henüz savaştan çıkmış gibidir.

Anneler çeşitli nedenlerle öne çıkmaktadır. Eşlerinin eski deyimle kocalarının bazı sorumluluklarını üstlenmeyi düşündüler.

Şiddet görmüş eski deyimle dayak yemiş oldukları çocukluktan kalan sendromları var.

Anneler elinizi çocuklarınızdan çekin.

Zorladığınızda şişe dipten patlar.

Madde bağımlılığı,

Sonuçlar üzerinden gidelim: madde bağımlılarının annelik sendromu

Cinsel sapmada annenin rolü

Sevme sanatında annenin rolü

Felaket annenin baba rolünde. Bu gerçekleştiğinde erkek çocuklar rol modellerini yitiriyorlar.

Teknoloji bağımlısı çocukların bu bağımlı oluş nedenlerinden biri de anneleri koruyucu tutumudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.