İnternetin her geçen gün gelişen ve sürekli yenilenen bir platform olduğu hesaba katıldığında kişilerin öncelikle hakkında bilgi sahibi olması gereken nokta hangi platformların sosyal medya aracı olarak değerlendirileceğidir. Karşılıklı etkileşimi internet üzerinden sağlamaya yarayan her türden mobil ya da web tabanlı platform sosyal medya olarak değerlendirilmektedir. Buna göre Twitter, Facebook gibi başlıca sosyal ağlardan kişisel blog sitelerine, fotoğraf paylaşım sitelerinden dosya paylaşım sitelerine kadar tüm mecralar sosyal medya olarak sınıflandırılmaktadır.

Sosyal medya olarak tanımlanmış alanlarda bilişim hukukunu alanına giren suçların işlenip işlenmediği konusunda siber suçlar başlığı altında listelenmiş durumların ortaya çıkıp çıkmadığına bakılmaktadır. Buna göre bilişim hukuku izinsiz erişim sağlanmasından verilerin çalınması faaliyetlerine, hakaret ve küfürden sosyal platformlar üzerinden yapılan tehditlere, çocuk pornografisi başta olmak üzere pornografiden tacize, dolandırıcılık eylemlerinden yasadışı bahis ve terör alanına giren tüm işlemler bu alanda değerlendirilebiliyor. Türk Ceza Kanunu maddelerine dayanarak Türkiye’de bazı bilişim suçları ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bunların başında hakaret suçu gelmektedir. İnsanların sosyal medya hesaplarında kendilerini özgür hissetmelerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmış olan bu suç ancak sesli, görüntülü ya da yazılı bir şekilde internet üzerinde hakaretin yer alması sonrasında suç niteliği taşıyor. Sıklıkla karşılaşılan bir diğer suç olan dolandırıcılık suçu ise aynı zamanda insanların mağduriyetlerinin artmasına neden olan bir suçtur. İnternet konusunda deneyimsiz ve bilgisiz kişilerin zayıf yanlarını kötüye kullanan bu kişilere karşı açılan davalarda suçlunun kimliğinin tespit edilmesi halinde kesinlikle olumlu sonuç alınmaktadır. Sosyal medyanın insanların güncel hayatı ile ilgili değiştirdiği en büyük algılardan biri de özel hayatın gizliliği ilkesine olan bağlılık olmaktadır. Sosyal medyanın asıl amacının paylaşım yapmak olduğu fikrinden hareketle kişiler bilerek ya da bilmeyerek özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilecek olan konuşmaları, yazışmaları, ses kayıtlarını ve farklı görselleri geniş kitlelerin görebileceği şekilde paylaşıyor. Bu noktada bir eylemin suç niteliği kazanmasında olaya söz konusu kişilerin rızasının alınıp alınmaması ve bu konu hakkındaki şikayetleri belirleyici rol oynamaktadır. Sosyal medya üzerinden işlenebilen bir diğer bilişim suçu ise cinsel taciz suçu olmaktadır. TCK 105. maddede düzenlenmiş olan cinsel taciz eyleminde bulunan kişilere karşı suç verilmesi kuralına bağlı kalınarak sosyal medyada da işlem yapılabilmektedir. Pek çok kişi tacizin sadece fiziksel temasla yapıldığını düşündüğünden dolayı sosyal medyada maruz kaldığı tacizden herhangi bir sonuç alamayacağını düşünse de cinsel maksatla yazı, söz ve hareketlerle rahatsız edilmek tanımının da cinsel tacize dahil olmasından dolayı bu suça karşı işlem başlatabilmek de mümkün olmaktadır. Çoğunlukla saplantılı ruha sahip olan kişiler tarafından görülen kişilerin sürekli telefonla aranarak, mesaj ya da görsel gönderilerek rahatsız edilmesi gibi durumlar da bilişim suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Sosyal medya araçlarının çoğu bu konuda kendi altyapılarında çeşitli engelleme araçları bulunduruyor olsa da kişiler bu tür durumlara maruz kaldığı takdirde TCK 123. maddeye göre huzur ve sükunun bozulması maksadıyla hukuka aykırı davranıldığı gerekçesini öne sürerek suçluların ceza almasını sağlayabilmektedir.

Sosyal Medyadan İşlenen Suçlarda Yaşanan Zorluklar

Diğer hukuk alanlarından farklı olarak bilişim hukukunda kesin bir sonuç elde etmek üzere işlem başlatılması oldukça zor olmaktadır. Normal hukuksal süreçten daha farklı olduğu için en başta faillerin tespit edilmesi süreci zorluk çıkarmaktadır. Birçok faktörün doğrudan etki ettiği bu suçların tespitinde öncelikle kişilerin kimliklerini gizlemesinden kaynaklı olarak bir zorluk yaşanıyor. İnternetin gizlilik konusunda kullanıcılara çok fazla açık alan bırakması bu konuda işlem yapılmasını zorlaştırmaktadır. İnternetin bu açıklarını bilen kişiler tarafından yapılabildiği için bilişim suçlarına karışan kişilerin pek çoğu eğitim seviyesi açısından yüksek kişiler olmaktadır. Bu da suçların tespitini zorlaştıran noktalardan biridir. Sadece internetin ve birtakım ek özelliklerin kullanılması ile işlenebilecek olan kasıtlı sosyal medya bilişim suçlarında kişilerin en az miktarla masraf yaparak suçu işlemesi bu kişileri suça daha çok teşvik etmektedir. Bilişim hukuku alanında çalışmalar yapan kişilerin yaşadığı zorluk internetin ve sosyal medya araçlarının sürekli olarak gelişip yenilenmesi olmaktadır. Hukuk her ne kadar bu gelişim karşısında yavaş kaldıysa da özellikle bilişim hukukunda suçların TCK maddelerine dayanarak yorum açık değerlendirilmesi sonuç alınmasını sağlamaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.