Bu alanda da pek zayıfız!..

Maalesef, sosyal medyada da eziliyoruz!..

Son dönemde büyük işlere imza atan “Yerli ve Milli” olma iddiasındaki ruh, eğitim ve kültür alanlarında arzu edilen başarıyı bir türlü yakalayamadı malûm.

“İnşaat” işlerindeki performans gayet iyi ama “imar” işleri kesat!..

Belli alanlarda adeta yokuz.

Mesela…

“Çevreye sevgi, saygı” inancımızın gereği ama “çevre”ye sahip çıkmak için kurulmuş sivil toplum örgütümüz (neredeyse) yok!..

“Yaratılanı Yaratan’dan ötürü severiz”, hayvanları da severiz ama hayvanları koruma alanını tamamen “istismarcı marksistlere” bırakırız!..

Birçok sivil toplum örgütümüz vardır ama çoğu “iş” peşindedir!..

Elit meslek örgütleri”nin yönetimlerinde söz sahibi değilizdir…

Tabipler Odası, Diş Hekimleri Odası,

Mühendisler-Mimarlar Odası, Barolar Birliği, vesaire, vesaire…

Bizim camia “rezidınsss” işlerinde mahir.

Yol, su, elektrik, kanalizyon işleri de bize teslim.

Birileri memleketi ekonomik krize sokar, bankaları batırır…

Bir kurtarırız onları ve memleketin kasasını ağzına kadar dolarla dolduran da biz oluruz!..

Lâkin, “Kültür”el faaliyetlerde nedense bir türlü başarılı olamayız…

Milli Eğitim Bakanı çıkar ve “Bu memlekette en iyi giden şeylerden biri de eğitimdir!” der.

Hep birlikte çıldırırız!..

Eğitim ve Kültür, “Kültürel” işler…

Estetik.

Gayet eksik!..

SOSYAL MEDYA… YERLİ SAVUNMA SANAYİİ KADAR ÖNEMLİ!..

Evet…

“Yerli Savunma Sanayii” ne kadar önemliyse, -abartmıyorum- “Yerli ve Milli Sosyal Medya” da o kadar önemli.

Algıyı yönetemiyorsanız, yaptıklarınız büyük ölçüde boşa gider.

Savaş meydanında kazandığınızdan çok daha fazlasını masada kaybedersiniz!

Halimize bak; “mübarek” günlerde attığımız “tebrik” mesajları bile, “Yeni Türkiye’yi bitirmek isteyenlere” para-güç kazandırıyor!..

Sürekli olarak kullandığımız sosyal medya mecraları bizim değil,  ‘ONLAR’ın!..

Bu kanallardan ruhumuzu şekillendiriyor, dilimizi köreltiyorlar!..

Bizi kitaptan kopartıyorlar!..

Hadi siz de kafa yorun lütfen

Müslümanlar olarak, Türkiye’nin öncülüğünde -Twitter’ın mesela-  “Yerli ve Milli” olanını kurabilir miyiz ve bunu dünya çapında etkili mecra haline getirebilir miyiz?

Gazeteler önemli, televizyonlar önemli ama “algıyı” büyük ölçüde sosyal medya belirliyor.

ONLAR’ın saldırılarına “ONLAR’ın platformlarında” cevap yetiştirmeye, gerçekleri olabildiğince yaygınlaştırarak ortamı bir nebze olsun temizlemeye çalışıyoruz ama…

Çok gerilerde olduğumuz bir gerçek; sosyal medyayı bizden çok daha etkili bir şekilde kullanarak, hangi algıyı yerleştirmek isterlerse onu yerleştiriyorlar!..

Bizler saldırılara, “ringin köşesine sıkışmış boksörün arada bir aparkat çıkartması” gibi hareketlerle karşı koymaya çalışıyoruz.

Üstelik bir bütün halinde değil, bin parça!

Metal Yorgunu” ve daha çok da “FETÖ Yorgunu” bünyede, menfaat kavgaları da iyice görünür hale geldi.

Aynı “takım”danmış gibi takılan niceleri; koltuk, servet, şan, şöhret yarışında birbirlerini doğruyor, damgalıyor!..

Böyle olunca da…

Büyük ölçüde sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen algı operasyonları karşısında adeta “aciz” durumlara düşülüyor.

Bağlar zayıflıyor, moraller bozuluyor!..

ŞANLIURFA’DA SOSYAL MEDYA BULUŞMASI

İstanbul Üsküdar’da bir sosyal medya buluşması gerçekleştirilmişti.

Melih Esat Açıl kardeşimiz, bir grup “Yerli, milli, güzel ahlâklı” sosyal medya uzmanıyla birlikte, “Sosyal medya alanında neler yapabiliriz?” sorusuna cevap bulma çabasına girişmişti.

O oturumda, “yazılı basından kopmayalım” mesajının verilmesi için MİLAT gazetesinin etkili manşetleri de gündeme getirilmişti.

Derken…

Tarım Bakanlığı’nın bir programında tanıştığımız Cengiz Aksan adlı meslektaşımız, Eyyübiye Belediyesi’nin sosyal medya uzmanlarını “seminer” için Şanlıurfa’ya davet ettiğini söyledi.

Melih Esat Açıl kardeşim sağ olsun davet edilecek sosyal medya uzmanlarını belirledi.

MİLAT Güneydoğu Bölge Temsilcisi Mehmet Güngördü ile birlikte…

Ver elini Şanlıurfa.

AK Evler’den çok sayıda genç kardeşimiz ile sosyal medya uzmanları bu şekilde buluşmuş oldu.

Katılımcı isimleri şöyle bir yazalım da, okuyucularımız tanışsın, paslaşsın, fikir ve tecrübelerinden istifade etsin…

Efendim, başta Melih Esat Açıl.

Bu isme dikkat edin, çok genç, Türkiye’nin hatta dünyanın dört bir yanından “seminer, konferans” davetleri alıyor.

Genç yaşta “şöhret” olmanın sıkıntısını yaşamazsa, çok daha iyi yerlere gelecek Allah’ın izniyle.

Şanlıurfa’daki etkinlikte gayet verimli konuşmalar yapan diğer sosyal medya uzmanları da…

Not alın lütfen:

Nadir Beyazyol,  Sinan Gürbüz, Muharrem Altıntaş, Murat Ahmet Ertürk, Huzeyfe Erdinç,  Burhan Atak, Ahmet Eskin (Twit bakanı), Hasan Bülbül, Hakan Ersoy.

Bu ekip, sosyal medyayı hakikaten iyi kullanıyor.

Eyyübiye Belediyesi’nin organize ettiği “Sosyal Medya” buluşmasında, Şanlıurfalı gençlere çok güzel mesajlar verdi yurdun dört bir yanından gelen “Yerli ve Milli Sosyal Medya Uzmanları.”

Not almışım:

  1. Sosyal medyayı ihmal etmeyin ama sosyal medyaya mahkûm olmaktan da itinayla kaçının.
  2. Kitap, ille de kitap. Sosyal medya bağımlılığı insanımızı kitaptan uzaklaştırıyor. Hatta bazılarını tamamen KİTAPSIZ yapıyor!
  3. Sosyal medyadaki paylaşımlara dikkat edin, kimi destekler halde olduğunuza dikkat edin, yanlış bir paylaşım, yanlış bir destekler, hakaretler sizi Allah korusun hapse götürebilir!”
  4. Siz siz olun, Hak’tan, hukuktan, adaletten sapmayın! Bilgisiz, belgesiz karalama çabalarına alet olmayın. Sütü bozuk takımının algı operasyonlarına kapılmayın.
  5. Sosyal medyadaki dostlarınızı seçerken de kılı kırk yarın!”

Birçok faydalı mesaj verildi.

Bunlar söylenirken…

Baktım;

dinleyici gençlerin hiçbirinde kalem, kâğıt yok.

Dedim ki;

“Sosyal medya bizleri sadece Kitap’tan değil, ‘Kalem’ ve kâğıttanda mı kopartıyor!”

Eyyübiye Belediyesi o anda, bir organizasyon yaptı.

Oradaki bütün gençlere birer “Kalem” ve “Kâğıt” hediye etti.

Memleketin dört bir yanından Şanlıurfa’ya gelen sosyal medya uzmanı gençler, Şanlıurfalı kardeşlerinin dikkatle “not aldıklarını” görünce iyice coştu.

Konuşmalarına yeni bir “ruh” yeni bir “heyecan” geldi.

Kitap, kalem ve kâğıttan kopmadan…

Sosyal medya saaşını kazanmamız şart.

Yazımızı Melih Esat Açıl kardeşimizin “Seminer”de kullandığı nefis cümleyle bitirelim:

“Sosyal Medyada Bir Fetih Harekâtı Şart!”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-10-17 01:13:35

Çok şükür bu tür yazıları okudukça icim kıpır kıpır ediyor emeği geçenlerden Allah razı olsun. İşletim sistemi ve yazılım şirketlerine hükümetimiz teşvik vermeli, bu şirketlerin borsaya açılması kolaylaştırılması,bu alandaki Universitelerde ARGE çalışmaları hizlandirilip hayata gecirilmeli, Türksat Tübitak havelsan roketsan vb. ortak ekip kurup çalışma yapılmalı inanıyorum ki Allah'ın izniyle başarabiliriz.bu konularda özellikle işletim sistemi ve yazılım konusunda özel şirketlere teşvikler verilmeli

Avatar
Selman 2017-10-17 06:35:53

Hiç denemeyin serdar bey.elimize yuzumuze bulastirirız.