Afrin merkeze yaklaştıkça, sahada gördüğümüz manzara şüphelerimizi haklı çıkarıyor. Keza terör örgütlerinin kazdığı hendekler, mevziler, tüneller… Suriye deki çatışmayı Türkiye’ye taşıma hazırlığının birer şahidi. Kahramanlarımızın önce Fırat Kalkanı bölgesine, sonrada Afrin sathına müdahalesiyle bu OYUN BOZULDU. Mümbiç ve diğerleri ise sırada. “Suriye’de ne işimiz var” diyerek ortalığı ayağa kaldıranlar, umarım bunun idrakine varmışlardır. Yoksa bugünkü mücadeleyi, yarın kendi topraklarımızda vermek zorunda kalacağımız hiçte abartı değil.

Takdir edersiniz ki VATAN MÜDAFAASI öyle söylendiği gibi kolay olmuyor. Kimi zaman özveri göstermek, kimi zaman konforundan ödün vermek, kimi zamanda eşinden, dostundan, çocuklarından geçmeyi gerektiriyor. Kel Tepe’de pusuya düşürülen KAHRAMANLARIMIZIN "Uçaklar bizim bulunduğumuz yeri bombalasın, biz şehit oluruz yeter ki buradaki teröristler de helak olsun" talebi bahsettiğimiz ULVİ RUHUN bir eseri değil mi zaten? Malumunuz bunun bir benzeri de Kıbrıs açıklarında yaşanmıştı. Akdeniz gazına çökmek isteyenlerin üzerine cesurca giden Donanmamızın "Önümüzden çekilin yoksa birlikte batacağız" diyerek rotasını kilitlemesi ve gemileri püskürtmesi başka türlü katiyen açıklanamaz.

İşte kelimelerle ifade edilemeyecek derinliği barındıran bu tavır, tıpkı Kurtuluş Savaşında, Sakarya’da, Çanakkale’de… Ceddimizin sergilediği DESTANSI DURUŞU akıllara getirmesi bakımından önemli… Siz bakmayın Yunanistan Cumhurbaşkanının Türkiye’yi kast ederek “Tarih bizi mecbur ettiği takdirde atalarımızın yaptığını yaparız…" şeklindeki salvolarına… Belli ki Çanakkale’de sırtında taşıdığı 300 kiloluk mermiyi ateşleyerek İngiliz zırhlısını vuran SEYİT ONBAŞILAR, bu Aziz Millet içerisinde hala var ve hayatta…

***

Aslında bu noktada sorulması gereken ilk soru, Yunan Cumhurbaşkanına kimlerin SUFLE yaptığıdır. Gerçi Akdeniz’de bunlar cereyan ederken, biranda ABD’nin olaya müdahil olması ipucu niteliği taşıyor. Yani Pentegon’un Suriye krizi bahanesiyle 6'ıncı filoyu Akdeniz’e yollaması, “söyleye değil söyletene bak” kabilinden değerlendirilebilir. Öyle ki ileriki günlerde; Akdenizde güçlü olan ülkelerin, Afrika’da da avantaj kazanması adeta bir realite halini aldı. Mesela Fransa’nın son dönem Trump’la yakın fotoğraf vermesi ve Almanların ise İran’la flörtünü bu perspektifte okumak mümkün.

Anlayacağınız Akdeniz kadar Akdeniz sınırı da, büyük aktörlerin planları için önem arz etmektedir. Sisi darbesinden tutunda Lübnan’daki duruma, PKK/PYD koridorundan Suriye kaosuna kadar hemen hepsi aynı izlere sahip. O cihetle tarihte eşine rastlanmayacak bir durumla yüzleştiğimiz aşikâr. Zira tüm aktörlerin aralarında görüşmesine rağmen, hiçbiri diğerinin büyük bir kazanım sağlamasından yana olmağı yadsınamaz. Bu husus bazen belli konuda ortaklığı gerektirirken, diğer konuda ise karşı karşıya gelmeyi kaçınılmaz kılıyor.

Nitekim bunun bir başka versiyonu, Ankara-Washington hattında yaşanmakta. Kaldı ki Afrin’de gösterdiğimiz kararlılık sayesinde ABD’nin Mümbiç’te geri adım atması, FIRAT’IN DOĞUSUNDA bizi yine benzer şeylerle muhatap etmeyecekleri anlamına gelmiyor. Hele de görüşmeleri sürdüren Tillerson’un böyle bir demde görevden alınması, acaba “TÜRKİYE’Yİ OYALAMAYA YÖNELİK BİR EĞİLİM Mİ VAR” şüphelerini doğurmuyor değil. Netice itibariyle Yunanistan’ın NATO’ya kabulündeki GENERAL ROGERS OLAYI hafızalardaki yerini hala korumakta…

Hülasa PKK/PYD’nin; Afrin’de uğradığı hezimetten sonra öyle yâda böyle Mümbiç’ten de çıkartılması, örgüt içerisinde BÜYÜK KOPMALARI beraberinde getirecektir. Bunun ise diğer operasyonları tetiklemesi işten bile sayılmaz. Fakat ABD’nin terör örgütüne şimdiye dek yaptığı ve 2018 bütçesinde ayırdığı yatırımlar düşünülürse, bir takım ATRAKSİYONLAR PLANLAMASI göz ardı edilmemeli. Mesela rejimden başlayarak bölgenin fitilinin ateşlenmesi, tüm seyri biranda değiştirebilir. En azından Pentagon ve yeni Dışişleri Bakanı Pompeo bu konuda HEMFİKİRLER. Göreceğiz, yakında her şey belli olur.  

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bedri Caner 2018-03-15 10:12:45

Kaleminize sağlık hocam