Pazartesi günü gündeme A Milli Futbol Takımımızın teknik patronu Mircea Lucescu’nun, İtalyanların ünlü gazetesi La Gazetta dello Sport’a verdiği demeç düştü.

Tecrübeli hoca neler söylemiş neler!

Ülkemizi tesis ve futbolcular üzerinden İtalya ile kıyaslamış. Stat olarak Çizme’yi yakalamışız ama sporcularımız o kadar başarılı değilmiş.

Yapma be hocam, elini vicdanına koy.

Tamam, orada orta düzey takımlarda çok uzun süre teknik patronluk yaptığın için gözünde büyüttüğün o takımlar artık senin bıraktığın dönemdeki kadar iyi değiller. “10 numara” olarak beğenmediğin o Hakan Çalhanoğlu’nu koskoca Milan kurtarıcı olarak görüyor. Roma, Cengiz Ünder’e müthiş yatırım yapıp kulübün geleceği üzerinde planlamalara imza atıyor.

Gelelim bir başka açıklamaya. Türkiye’yi “doğu” ülkesi olarak niteliyor Lucescu.

Yazık!

Türkçe öğrenmek istemiyormuş... Yoksa peşinde gezen 40 gazeteci onu rahat bırakmazmış. O arkadaşlar seni rahatsız etmek için, ya da seni sevdiği için orada bulunmuyor. Ayrıca da senin peşinde gezmiyor. Onlar Milli Takımı takip ediyor. Türkiye tam bir spor ülkesidir. Halkımız da sporun her dalını ve özellikle de futbolu çok sever. Meslektaşlarımız okur ve izleyicilerine son durumu anlatmak için mesailerini orada harcıyor.

Özetle, söylenenler hiç hoş değil.

Her cümlesine tek tek cevap verecek halimiz yok. Ben yazıyı kaleme aldığım ana kadar ne federasyondan ne de kendisinden bir yalanlama gelmedi bu röportaj için. Zaten bu açıklamaları yaptıysa gerçekten yazık.

Şimdi bu açıklamalara bakınca, galiba kovulma peşinde olduğu kanaatindeyim.

Benim görüşüm gayet netti. Konuyla ilgili spor müdürlerinin görüşleri alınırken Anadolu Ajansı’na yaptığım açıklamada Şenol Güneş ismini ilk sırada tutup, izin çıkmazsa Yılmaz Vural’ın bir şans hakedecek kariyere sahip olduğunu söylemiştim. Yani bu ülkenin takımını yerli bir ismin yönetmesi gerektiğini belirtmiştim.

Sevgili Lucescu, madem bu kadar rahatsız olacaktın neden geldin buraya?

Memnun değilsen de güle güle.

Bas istifayı git.

Gidip kalman konusunda bir karar vermen gerekiyor. Düşündüğün sürede de sana bir atasözümüzü söyleyim. Çünkü sen atasözleriyle basına açıklama yapmayı çok seviyorsun. O atasözünü merak ettiysen yazının başlığını oku.

NİCE UZUN YILLARA

Geçtiğimiz günlerde derneğimizde (Türkiye Spor Yazarları Derneği) tüzük tadil kongresi yapıldı. 30 yıldır bu derneğe hizmet eden Organizasyon ve Medya Akreditasyon Sorumlusu Birgül Pullukçu ile TSYD Levent Tesisleri Müdürü Erhan Ulaş verilen önerge ile “onur üyesi” oldular.

Ne kadar sevindim anlatamam.

Yıllardır bizlerin kahrını çeken bu iki arkadaşımızı tekrar tebrik ediyorum.

MUHTEŞEM BİR ORGANİZASYONDU

Türkiye dev bir organizasyonu daha geride bıraktı. 2-5 Kasım tarihleri arasında Antalya Regnum Carya Golf Resort Otel’de Turkish Airlines Open 2017 turnuvası yapıldı. Son olimpiyat şampiyonu Justin Rose’un zirvede bitirdiği organizasyon tek kelimeyle muhteşemdi. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.

A’dan Z’ye her şey o kadar güzeldi ki, tüm sporcular yüzleri gülerek ayrıldı. Hatta şampiyon Justin Rose, Türk bayrağı altında yaptığı özçekimle Avrupa’ya da en güzel cevabı vermiş oldu.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.