Üst aklın dehşet politikası...

11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa binlerce Boşnak'ı katledenleri, 15 Temmuz 2016'da "Köprü'yü kesip İstanbul'a ( Türkiye'ye) çökmek" isteyenleri, sevk ve idare eden akıl.

Terör örgütlerine binlerce tır ve uçak dolusu silah veren akıl.

Avrupa'nın ortasında dört yıl  (1 Mart 1992 – 14 Aralık 1995) süren bir soykırımın sadece bir örneğidir Srebrenitsa. Kendini hür dünyanın merkezi görenlerin, sevk ve idaresinde işlenmiş cinayetler zincirinin sadece bir halkasıdır, Srebrenitsa... 250 bine yakın şehit, 2 milyon Boşnak mülteci edildi

Srebrenitsa'da katliam BM Barış Gücü içerisinde yer alan Hollandalı askerlerin gözleri önünde işlendi. BM Barış Gücünün emriyle silahları ellerinden alınan kasaba halkı savunmasız bırakıldı. 11 Temmuz 1995'te kasabaya giren Sırp katiller,  11 gün boyunca katliamlarına devam ettiler, 22 Temmuz'da kasabayı  toplu mezar olarak bıraktılar, şampanyalarla kutladılar.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırp katiller, Srebrenitsa’ya girerken Mladiç kameralara şunları söylüyordu: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir.” (Burada Türk dediği  Bosnalı Müslümanlar elbette.)

Bugün de öyle değiller mi?

Türkiye'de Osmanlı'ya küftereden, "Osmanlıda herkes köleydi", " Zulüm 1453'te başladı." diyen Gezici  zevatın Mladiç'ten bir farkı var mı?

O gün Ratko Mladiç'i azmettirenler, ona tetiği çektirenler bugün de PKK'yı FETÖ'yü  ABD'de, Avrupa'da koruyup kollamakta, nişanlarla ödüllendirmektedirler.

15 Temmuz gecesi FETÖ de "Hareket halinde olan her şeyi vurun." emrini veriyordu.

Ratko Mladiç - Fetullah Gülen, Fikret Abdiç, Abdullah Öcalan, Radovan Karaciç, Obama, Merkel, Trump ve uşakları hepsi aynı...

Katliamlara devam ediyorlar...

1992'de Bosna'da savaş başladığında Türkiye de faili meçhullerle siyasi ve ekonomik krizlere doğru hızla sürükleniyordu. Ekim 1991'de zayıf koalisyonlar dönemi başlamıştı. 25 Aralık 1991'de Sovyetler Birliği dağılmış, dünya dengesi değişmişti. Türkiye, bu tarihi fırsatları kaçırdı. Ülke,  laik- anti laik çatışmalarının, tartışmalarının içine itildi. Paranoyak bir hava ülkeye hakim olmuştu. Terör örgütünün Bekaa'daki kampı BM Barış Gücü'nün himayesinde sınırımızın yanı başına; Kandil'e taşındı.

Terör örgütünün siyasi uzantıları ilk defa SHP'nin kanatları altında TBMM'ye taşındılar. Yemin kriziyle Meclis'i karıştırdılar.

2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak'ta , 5 Temmuz'da da Erzincan Başbağlar'da 36 vatandaş katledildi.  1994'te 5 Nisan ekonomik krizi yaşandı. 1995'te  erken genel seçim yapıldı. "İrtica geliyor." yalanıyla 28 Şubat sürecinin gerekçeleri hazırlanıyordu. İşte bu hengamede Bosna'da, Azerbaycan'da da üst akıl katliamlarına devam ediyordu.

Türkiye, kendi başının derdine düşürülmüştü.

Küresel Ratko Mladiçlere karşı küresel bir direniş...

Türkiye'de malum paranoyak laikçi zihniyetin yansımasını Belçika'da Fransa'da  Almanya'da da görmekteyiz. 15 Temmuz Destanını hâlâ  kabullenemediler. Gezi olayları esnasında  Kabataş İskelesi' nde başörtülünün üstüne işeyenlerle, "Hani bunun kamera görüntüleri?" diyen terör sevicilerin Ankara Güven Park'ta terör saldırısında şehit olan başörtülü için "Tek tesellimiz bir başörtülünün olmasıdır."paylaşımını yapan, ikna odalarının mucidi vicdansızların yoldaşları Mladiçler...

Belçika'nın Anderlues bölgesinde 19 yaşındaki başörtülü bir genç kıza, iki kişi  saldırıyor. Saldırganlar kızı önce yere yatırıp  başörtüsünü başından çıkarıyorlar ve kıyafetlerini parçalıyorlar, bıçaklıyorlar.

"Tehlikenin farkında mısınız?"  ve "Bu kadına haddini bildiriniz." zihniyeti, Bosna / Srebrenitsa ve 15 Temmuz katliamının, dağa kaçırılan çocukların da  failidir.

Ratko Mladiç:  Kemal Miladiç, Selahattin Miladiç,  Çevik Miladiç, Abdullah Miladiç, Fethullah Miladiç...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.