Sultanbeyli size neyi hatırlatır? 28 Şubat zihniyetine sahip olanların Sultanbeyli’ye ve burada yaşayan insanlara yaptıkları zulümleri mi? Erdoğan’a desteğinden dolayı bir türlü ele geçiremedikleri İstanbul’un varoş yerlerinden birini mi? Sultanbeyli hakkında negatif düşüncelere sahip olan ve hiç tanımayan insanlar için az da olsa Sultanbeyli’yi tanıtarak başlayalım.

İstanbul’a Anadolu’dan giriş kapısı olan Sultanbeyli, Anadolu’nun birçok yerinden gelen emekçi vatandaşlarımızın yaşadığı küçük bir Türkiye modeli gibidir. Halk arasında İstanbul Çiğdemi olarak bilinen ve dünyada sadece Sultanbeyli Aydos Ormanında bulunan İstanbulensis çiçeği baharı Sultanbeyli’de açarak müjdeler. Kültürel faaliyetlerden biri olan ve genellikle Büyükşehir Belediyesinin yaptığı zannedilen Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali’ni Sultanbeyli Belediyesi düzenler. Ve en önemlisi de 28 Şubatta görmedikleri zulüm kalmayan insanların, gördükleri bu zulmü takdirname alan öğrenci gibi her yerde gururla söyledikleri bir yerdir.

28 Şubatta Sultanbeyli’ye ve burada yaşayan insanlara yaptıkları baskı ve yıldırma politikalarını anlatmaya sayfalar yetmez. O dönemde Sultanbeyli’yi karalamak için insan aklının alamayacağı boyutta karalama kampanyaları düzenlemişlerdir. Belki de bugün Sultanbeyli karalama kampanyalarının bir sonucu olarak ideolojik saplantılı insanlar tarafından irticanın başkenti olarak hatırlanmaktadır. Hafızalarda yer etmeyen ve bilinmeyen şey ise toplumsal sorunlara konu olmuş birçok olayın çözümü için atılan ilk adımların burada yaşayan adı dahi bilenmeyen kahramanlar tarafından atılmış olmasıdır. Sultanbeyli hakkında yapılan bütün algı operasyonlarına rağmen burada yaşayan insanların davaları için neler yaptıklarını bilmemiz ve her yerde dava için bu insanların gösterdiği onurlu duruşunu göstermemiz gerekmektedir.

Duyduklarınız haricinde Sultanbeyli hakkında duymadığınız o kadar çok şey var ki… Anlat anlat bitiremeyiz.

28 Şubatı Sultanbeyli’den başlatmak isteyenlerin, ilçeye sabah heykel yaptırıp gece yıkmaya adam gönderdiklerini ve Sultanbeyli’de yaşayan insanların o heykelin etrafında günlerce nöbet tutarak yapmak istedikleri provokasyonu engellediklerini duymamışsınızdır.   Sultanbeyli’de yaşayan bir ilkokul müdür yardımcısının başörtülü bir öğretmenin derse girmesi için yaptığı büyük fedakârlıkları ve bu fedakârlık sonucu olarak da kamuda inanca karşı oluşan esaret zincirlerinin kırılmasında başlangıç ateşini yaktığını duymamışsınızdır. 15 Temmuz hain kalkışmasında köprüdeki hainlere yardım etmek için yola çıkan asker müsveddelerinin önünü İstanbul-Ankara otobanında 15 bin kişi keserek, belki de hain darbeyi İstanbul’da bitiren vuruşu yaptıklarını da duymamışsınızdır. Kimileri darbe olacak diye benzin istasyonları ve marketleri yağmalarken, “Ya Allah Bismillah” deyip çoluk çocuk vatan savunmasına geçtiklerini ve her gece zafer kazanan komutan edasıyla tuttukları demokrasi nöbetlerini de duymamışsınızdır. Duyamamanızın en büyük sebeplerinden biri de Recep Tayyip Erdoğan’ın davasına ölümüne sahip çıkmalarıdır. Biliyorsunuz bu ülkede Erdoğan’ı kim biraz fazla seviyorsa belli bir kesim tarafından kara propagandaya maruz kalarak linç ediliyor.

Erdoğan’ın girdiği genel seçimlerde kilit bir rol oynayan Sultanbeyli, 2002’de  % 52, 2007’de % 67.16,  2011’de %68,8, 2015’de %57, 2015 Kasım’da %66,9 ve 16 Nisan referandumunda ise İstanbul’da rekor kırarak  %70,50’le Erdoğan’a olan desteğini ve inancını göstermiştir. Bu seçim istatistikleri aslında Türkiye’nin birçok farklı yerinden gelip Sultanbeyli’de buluşan insanların Erdoğan’ın davasına nasıl sahip çıktıklarını ve bu davadan asla vazgeçmeyeceklerini de gösterir. Devamlı davadan ve dava hakkında yapılması gerekenden bahsedenlerin, dava aşkı yüksek seviyelere ulaşmış bu insanları artık görmeleri ve tüm Türkiye’ye “Davaya nasıl sahip çıkılır?”şeklinde anlatmaları gerekir.

Önümüzde 24 Haziran genel seçimleri var ve yapılacak bu seçimin diğer seçimlerden çok daha önemli olduğunu iyi bilmek zorundayız. Erdoğan’ı yıkmak üzere asla bir araya gelmeyecek dünya görüşü birbirinden çok farklı insanların Erdoğan nefretiyle nasıl bir araya geldiklerini görmemiz gerekiyor. “Devletin yıkılması önemli değil yeter ki Erdoğan gitsin!” diyen bir kitleyle karşı karşıyayız. Birbirinden çok farklı temeli olan ideolojilerini güllerle süsleyip çok iyiyiz diye bizlere sunacaklar. İçeriden ve dışarıdan ne kadar işbirlikçileri varsa ellerinden gelenin on katını yapmaya çalışacaklar. Bize düşen ise daima uyanık olmak ve uyuyanları uyandırmaktır. Onların on olduğu yerde bin, bin oldukları yerde ise on bin olmak zorundayız. Eğer rehavete kapılırsak emin olun ki bütün hainler kanlı pençelerini geçirmek için sıraya gireceklerdir. Varın gelin 24 Haziran genel seçimlerinde Sultanbeyli gibi birlik olalım ve Recep Tayyip Erdoğan’ın davasına sahip çıkalım. Sultanbeyli’de yaşayan insanlar gibi Erdoğan’ın davasının Erdoğan’dan daha büyük olduğunu bilelim ve bunu herkese gösterelim. 

Özel not: Sultanbeyli Recep Tayyip Erdoğan’ın özel önem verdiği ve muhakkak uğradığı yerlerin başında gelir. İnsanlar Erdoğan sevgisini bu ilçe de bir başka yaşarlar.  Sultanbeyli’nin gelişmesi ve tanıtımı için belediye başkanından, kaymakamına, ilçe milli eğitim müdürüne ve tüm STK’lara kadar herkes gece gündüz demeden harıl harıl çalışmakta. Millete hizmetkâr olma yolunda kendilerini adamış durumdalar. Bir gün yolunuz düşerse İstanbul’un fethinde önemli bir rol oynayan Aydos Kalesini muhakkak görün. Unutmadan, Sultanbeyli Belediyesinin düzenlediği ve bu yıl 2-5 Mayıs tarihlerinde 6. Düzenlenecek olan Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivaline de katılmanızı öneririm.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Birisi 2018-05-02 18:59:16

Ve hala bunlara özellikle oy oranlarına rağmen Sultanbeyli hizmetin en son geldiği, belediyesinin dahi etrafını pislik götüren bir yer olmaktan öteye gidemedi... İstanbulun heryerine metro ağları döşenirken özellikle 2010 da CHP beldeleri Maltepe Kartal Bostancı Kadıköy hattına çatır çatır metro hattı döşendi.. bütün İstanbul klimalı son model otobüslere binerken en son Sultanbeyli geldi bu otobüsler ki yarısından çoğu zaten özel halk otobüsü hattıdır.. İstanbul un her semtinde İbb spor kompleksleri kültür merkezleri yapılırken Sultanbeyli de halk belediyenin kısır ve kıytırık hizmetlerine mahkum bırakıldı..sordugumuzda ise İBB gelen cevap şu oldu size gölet tesisi yaptık ya dediler..ve eklediler Sultanbeyli için orta veya kısa vadede herhangi bir spor yada kültür yatırımımız bulunmamaktadir...hal böyle olunca semtin göbeği AVM lere rant uğruna feda edildi...reisin karizmasıyla geçinen vizyonsuz bir belediyeye sahibiz.. 28 Şubat ın kiymaya çalıştığı millet kendi elimizle mahrumediliyo

Avatar
Sultanbeyli tek bir grubun elinde 2018-05-08 23:32:49

Malesef Sultanbeyli tek bir grubun elinde yönetiliyor. Herşey onların emrinde. Tüm araçlar tüm olanaklar.. bu grup istediği kurumda belediye dahil olmak üzere ise girebiliyor. Milletvekili adayı olabiliyor. Ve diğer insanlara haksızlık yapsa dahi haksızlığa uğrayan hakkını arayamiyor.. Sultanbeyli'de kaç tane başkan yardımcısı var bir öğrenin. Son olarak yardımcı olarak görevlendirilen bayan hangi vasiflari taşıdığı için oradadır.. bu insanlar partide görevliyken asıl işlerine gidiyorlar mıdır. Gitmiyorlarsa (ki girmiyorlar) maaşlarını almaları helal midir.. haksızlıklar ve adaletsizlikler diz boyu ! Allah bildiği gibi yapsın!