Günümüzde sünnet bağlamında yoğun tartışmalar yapılmaktadır. Yapılan tartışmalar ışığında Müslüman toplumların dini anlayış konusunda en önemli problemlerinin sünneti anlamaya dair olduğunu söyleyebiliriz. Sünnetle ilgili birbirine zıt olarak ortaya konan anlayışlar, çoğu zaman alternatif din kurguları düzeyine varabilmektedir. Sünnet konusu, Müslüman düşüncesi açısından teferruat bir konu değil, hayati derecede önem arz eden merkezi bir alandır. Sünnet konusunda sağlıklı bir zihniyet ve düşünce dünyasının oluşturulmasına Müslüman toplumların çok ciddi çaba sarf etmesi gerekmektedir.

İslam’ın temel kaynağı Kur’an’dır. Vahiy metni olarak Kur’an, insanın Allah, insan ve kainat ile ahlaki ölçüler içinde nasıl ilişki kuracağını gösteren hidayet kaynağıdır. Allah, Tevhit mesajını insanlığa Kur’an aracılığıyla göndermiştir. Kur’an dışında dinde alternatif kaynaklar ve kurumlar icat etmek, Kur’an’ı hidayet kaynağı olarak ihmal ve inkar anlamına gelmektedir. Kur’an dışında söylenen bütün yorumlar, yaklaşımlar ve oluşumlar, insan ürünüdürler. İnsan ürünü olan hiçbir yaklaşımın Kur’an statüsünde kurucu kaynak, referans ve rehber düzeyine yükseltilmesi mümkün değildir.

Kur’an’ın muhatabı bütün insanlıktır. Kur’an, insandan Allah’la, insanla ve tabiatla sahih anlamda ilişki kurması için aklını kullanmasını istemektedir. Kur’an, insanı aklı sürekli olarak faaliyet halinde olan ve kendini yenileyebilen varlık olarak görmektedir. Aklın faaliyeti sayesinde, insan varlığının gerçekliğini koruyabilmekte, geliştirebilmekte ve derinleştirebilmektedir. İslam, ancak akıl ile idrak edilebilen ve yaşanılabilen fıtrat dinidir.

Kur’an, kendisini akla hitap eden hidayet rehberi olarak sunduğu gibi, Rahmet Peygamberi’nin pratiğini de insanlık için “güzel bir örnek (usve-i hasene)” olarak nitelemektedir. İnsanlık, Kur’an’ı hidayet rehberi ve Rahmet Peygamberi’ni güzel bir örnek olarak anlama sorumluluğuyla karşı karşıyadır. “Hidayet Rehberi” ve “Güzel Örneğin” birbirinden ayrıştırılması düşünülemez. Güzel Örnek, Hidayet Rehberi ışığında anlaşılmalıdır.

Kur’an’ın Rahmet Peygamberi’nin pratiğini güzel insani model olarak sunması, Kur’an’ın insanın kendi gerçekliğinden kopmamasını istediğini göstermektedir. İnsan, hayali veya mitolojik bir varlık değildir. İnsanlık için mitoloji veya gizemler dünyası örnek olamaz. İnsanlık, somut bir insani pratiğe ve gerçekliğe dayanan sahih bir insani modeli örnek almalıdır. Rahmet Peygamberi modeli, bir efsane, hayal veya mitoloji değildir. Rahmet Peygamberi modeli, her şeyiyle insani olan, insana hitap eden ve insanın kendisine örnek alacağı bir modeldir. Rahmet Peygamberi modelini, sahih gerçek güzel insani model olarak anlamak lazımdır.

Kur’an, ahlaklı bir insan ve ahlaklı bir toplumun bu dünya şartları içinde nasıl gerçekleştirileceğini gösteren hidayet rehberidir. Rahmet Peygamberi, Kur’an ahlakını hayatında gösteren ahlaki insan model konumundadır. Rahmet Peygamberi’nin ahlakı sorulduğunda Hz. Aişe validemiz, “Onun ahlakı Kur’an’dı” şeklinde cevap vermiştir. Hz. Aişe validemizin bu cevabı, Rahmet Peygamberi’nin sünnetinden anlaşılması gerekenin Kur’an Ahlakı modeli olduğunu ortaya koymaktadır.

Rahmet Peygamberi’nin sözleri, davranışları ve uygulamaları, Kur’an’ın ahlak modelinin insani düzeyde gerçekleştirilmesini gösteren güzel bir örnektir. Hadis ve sünnet, Kur’an’ın mesajının sahih şekilde anlaşılmasına hizmet etmelidir. Kur’an’ın hidayet rehberi olarak Tevhit mesajının anlaşılmasına hizmet etmeyecek şekilde hadis ve sünnetin kullanılması, sünnetin İslami ve insani olmayan amaçlar için istismar edilmesi anlamına gelmektedir.

Rahmet Peygamberi, hayat pratiğinin gayesini “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” şeklinde ifade etmektedir. Sahih insani ve ahlaki model olarak Rahmet Peygamberi’nin sünnetinden içinde yaşadığımız zamanın ve zeminin şartlarına uygun şekilde eğitimsel, bilimsel, felsefi, sanatsal, sosyal, kültürel, zihinsel, iletişimsel, ekonomik, diplomatik, hukuksal, ticari ve diğer alanlara uygulanacak ahlaki çerçeveler oluşturma zorunluluğumuz bulunmaktadır. Rahmet Peygamberi’nin sünnetini anlama, Kur’an ahlakını insan hayatında gerçekleştirmek için gerçek güzel bir örnekten esinlenmek ve beslenmek demektir. Rahmet Peygamberi’nin sünnetini anlamak, onu dar ve sığ şekilcilik, hurafe veya mitoloji olarak algılamak değildir. Sünnetin Kur’an ahlakı olarak bireysel, sosyal, yerel ve küresel düzeylerde insanlığın hayatında uygulanmasını sağlayacak bir zihniyet, proje ve pratik oluşturmaya çalışmak, insanlığın Güzel Örneğini anlamak demektir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.