Bugün, ABD’nin Teksas eyaletinde Kilise’ye yapılan saldırıyı kaleme alacaktım. Ancak yılda yaklaşık 400 Kilise, bir şekilde saldırıya uğradığından petrol rafinerileri ve yoğun silah satışlarıyla ünlü Teksas’ı başka bir sefere diyerek Suudi Arabistan’da yaşanan taht kavgasını irdeleyelim.

N’oluyor Suudi Arabistan’da?

Görünürde 4 Kasım’da başlatılan bir operasyonla birçok prens gözaltın alındı ve banka hesapları bloke edildi. Gözaltına alınan prenslerin ortak özelliği İngilizlere yakın bir pozisyon alan ve ABD ile Birleşik Arap Emirliği’nin (BAE) desteklediği, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a karşı olan bloktan olmalarıydı. Prens Selman, bir yandan Kral Selman’dan sonra kendi yönetimine alternatif olan herkesi tasfiye ederken, diğer taraftan da kendi yönetimini oluşturmaya başlıyordu.

Özellikle gözaltına alınan isimlerden medya baronu, milyarder, Prens El Velid Bin Tellal'in de gözaltına alınması, Prens Selman’ın en küçük olumsuz bir propagandaya tahammülü olmadığını da gösteriyor. Son olarak, düşen/düşürülen Helikopter kazası ile birlikte Veliaht olan tüm prensler de ciddi bir tedirginlik durumu söz konusu.

Peki bu taht kavgaların arkasında ne yatıyor?

Kral Selman, ölen eski Kral Abdullah’a göre daha itidalli bir politika izliyordu. (Türkiye-Suud ilişkileri de Kral Selman döneminde düzelmişti.) Ancak maceraperest Prens Selman’ın agresif politikalarına engel olamıyordu. Hasta ve yaşlı olması Kral’ı etkisiz kılıyordu.

Tüm bunlara rağmen, Suud ailesinde sürekli bir taht kavgası tarihte hep vardı. Ancak bu taht kavgasında söylenmeyen sorun, silah ticareti ile alakalı. Zira, Kral Selman, Rusya’yı ilk ziyaret eden Kral ünvanı ile Moskova’da S-400 silah ön anlaşması yaptı. (ABD silah lobisinin desteğiyle Prens Selman, bu anlaşmanın gerçekleşmesinde etken olan Savunma ve İstihbarat Bakanlıkların kadrolarını yöneten eski bakan ve prensleri, anlaşmanın yapıldığı günden itibaren 30 gün içinde tasfiye etti) Kral Selman’ın Rusya ziyaretine, 1.000 kişilik işadamı/prens eşlik etti. Kral Selman ve Putin, petrol, petrokimya, askeri ve uzay araştırmalarını kapsayan milyarlarca dolarlık 15 anlaşma imzaladılar.

Kral Selman, petrol fiyatını istikrara kavuşturmak, Suudi Arabistan'a yatırım yapmak, Riyad'ın ABD emperyalizmine olan bağımlılığını azaltmak ve krallığın ana bölgesel rakibi olan İran'ın yükselişine karşı Moskova'nın desteğini kazanarak, kendi rejimini (Suud Ailesi) ayakta tutmak istiyordu. Ayrıca, Rusya'da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretmek üzere Rusya'nın Novatek'le ortak girişimi olan Suudi Arabistan'la sondaj hizmetleri sağlanması ve Saudi Aramco, Saudi Basic Industries Corp. (SABIC) ve Rusya'nın en büyük petrokimya şirketi Sibur'un , iki ülkede petrokimya tesisleri inşa etmesi planlar dahilinde. Son olarak Suudlar, Rusya'daki ulaşım projelerine 100 milyon dolar yatırım yapmayı kabul etti.

Malumunuz bu olgular size bir yerden tanıdık gelmiştir. Hadi biraz daha somutlaştıralım. Sizinde bildiğiniz yerden olsun.

Suudi Arabistan da, tıpkı Türkiye gibi Rus silahlarını satın almak için açık pozisyon takınan, ikinci ABD müttefiki olarak, Rus S-400 füze sistemi için 3 milyar dolara satın alacaklarını açıkladı. Ayrıca, Rusya'nın Kornet-EM tankı güdümsüz füze sistemleri, TOS-1A ağır ateş aperatörleri, AGS-30 otomatik bombardıman rampaları ve Kalaşnikof AK-103 saldırı tüfekleri satın almayı kabul ettiler. ABD, tıpkı Brezilya, Rusya, Venezuela ve Türkiye’ye yaptığı gibi Suud’u da cezalandırma gayretinde.

 Şuan için gözaltına alınan bakan ve prensler, ABD adayı Selman’a karşı olası adaylar veya bürokratlar, Prens Selman tarafından pasifize ve elemine ediliyor.

Bunun için ABD, kendisine en yakın ismi, Prens Selman’ı en makul aktör olarak öne çıkarıyor. Ayrıca Selman, Türk düşmanı BAE emiri ile arası çok iyi. Böylelikle hem Suud-BAE bloğu daha sağlama alınacak, hem de Suudi Arabistan gibi güçlü bir silah pazarı Ruslara, Ortadoğu’da kaos için kullanışlı aparat İngilizlere bırakılmamış olacaktır.

 Suudi Arabistan’da 3 tip prens figürü karşımıza çıkıyor.

1.Businessman: Yatırım, dijital dünya,medya,spor,enerji gayrimenkul gibi alanlarda her türlü ticareti yapan ve iyi eğitim almış prens tipidir. Göreceli olarak İngiliz politikalarına yakın bir strateji izlerler.

2.Militarist: Savaşçı, şahin, agresif nasıl tanımlıyorsanız artık. Silah lobisi/sanayisi ile ilişkileri güçlü. Maraza çıkarma potansiyeli yüksek maceraperest bir politika izlerler. Hemen hemen tamamına yakını ABD’ye paralel bir refleks gösterir. Yemen’e yapılan başarısız müdahale bu grubun ihtirasıyla gerçekleşmiştir. Mevcut Veliaht Prens Selman işte bu gruptandır.

3. Lüks düşkünleri: Bu grup, Businessman ve Militartist prensler tarafından finanse edilir. Böylelikle petrol, silah, savaş, ticaret gibi Suud Krallığının en önemli kazanımları sekteye uğramasın ve herkesin çarkı dönsün istenir. Bu tipoloji Ulusal ve uluslararası medyanın magazin, araba ve spor sayfalarında boy gösterir.

Ez cümle, Suudi Arabistan’da taht kavgası, Kral Selman’dan sonra gelecek olan veliahtların iç çekişmesidir. Ancak bu çekişme Prens Selman ve ABD’nin post-modern darbesiyle İngiliz-Rus bloğunu güçsüz kılsa da, son söz daha söylenmemiş görünüyor.

Zira Teksas saldırısını, eski bir askerin bir kasaba kilisesin de katliam yapması ile sadece okuyamayız.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.