Türkiye, Haçlı, Siyonist emperyalizmin Anadolu coğrafyası ile İslam ümmeti arasına set çekme operasyonuna karşı yürüttüğü mücadelede bir başka evreye geçti. Yıllar yılı terörün ana karargâhı olan Kandil’e girmek için gün sayılıyor. 11 Mart’tan beri sınırdan 35 km derinliğe inen, bölgede 11 üs kuran Mehmetçik her an terör bataklığının simge karargâhlarının bulunduğu Kandil’de süpürme harekâtını başlatabilir. Zeytin Dalı’nda akıbetlerinin ne olduğunu bilen terör elebaşları da pılıyı pırtıyı toplayıp Kandil dağının İran bölgesinde kalan kısmına çoktan tüydüler.

Bu Kandil ne zaman başımıza bela oldu derseniz 1991 Körfez Savaşı ve akabinde bölgede gelişen olaylara dikkatlice bakmamız lazım. 3 Nisan 1991’de ilan edilen 36 paralelin kuzeyi, 32 paralelin güneyine uçuş yasaklarının konması ile başlayan süreç evrile evrile bugünlere kadar geldi.

ABD-İsrail’in uzun vadeli planını şimdi çok daha iyi okuyoruz. 36 paralelin güneyinde kalan Süleymaniye’nin niçin koruma altına alındığını, 36 paralelin kuzeyinde yer alan Musul’un niçin koruma alanı dışında kaldığını artık net olarak görüyoruz. ABD’nin operasyonu Irak’ın Kerkük, Musul, Erbil üçgeninde 2,5 milyon Türkmen’in yaşadığı Türkmenelinin soykırıma varan etnik temizliğe maruz kalmasını maalesef kırmızı çizgimiz olmasına rağmen uzun süre seyrettik. Türkmen şehri Erbil’e bugün Kürt şehri diyorlar. Musul ve Kerkük üzerine oynanan oyunlar ha keza. Kerkük’ü işgale tapu ve nüfus kayıtlarını yakarak başlayan emperyalist uşakları Bağdat’ta oy pusulalarının bulunduğu depoyu yakarak ne kadar demokratik yöntemlerle Kerkük’ü ve Irak’ı yönetmek istediklerini gösterdiler. Önce Kerkük’te oyların sayılmasını isteyen Türkmenlere karşı bombalı suikastlarla yıldırma yoluna gittiler. Yapılacak sayımda seçimleri kaybetmeleri durumunda da açık açık katliam yapacaklarını söylediler. Irak seçimlerinde oylarına sahip çıkmak isteyen Türkmenlerin direnişi sonucunda tekrar sayılmasına karar verilen oy pusulaları Talabani’nin kedileri tarafından ateşe verilerek yok edildi.

PKK terör örgütü 3 kasaba ve 150 köyün bulunduğu Kandil’e ABD çekiç gücünün himayesinde Almanya’da ölen Talabani eliyle 1998 yılından itibaren yerleştirildi. 2003 yılında Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirme olayında yine bu Talabani devredeydi.

2007’de Türkiye Kandil’deki terör elebaşlarının kendisine teslim edilmesini istediğinde Talabani’nin Türkler Kandil’den bir kedi dahi alamazlar sözlerini unutmayın. O Talabani ki yıllar yılı Türkiye tarafından himaye edildi, Irak’ın dışında Türkiye’nin kırmızı pasaportuyla dolaştı. JFR’nin Suudi, İsrail, ABD ve İngiltere desteğiyle bölgede kurulacak piyon devletin aktörü olarak seçmesiyle, Türkiye’yi de gördüğü iyilikleri de bir kenara bırakarak 2003 işgalinin ardından Irak’ta Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtuluverdi.

2003 ABD işgali sonrasında ise 1,5 milyon Iraklının etnik temizlik ve asimilasyon amaçlı öldürülmesinde ve en az 6 milyon Iraklının topraklarından sürülmesinde pay sahibi oldu. Gayri Resmi referandum ile Musul ve Kerkük petrollerine çökme oyunu düzensiz Haşdi Şabii birliklerinin müdahalesi ile bozuldu. Silahsız insanların katledilmesinde Aslan olan bu soysuzların elinde silah bulunan düzensiz Haşdi Şabii birlikleri karşısında bile nasıl kediye dönüştüklerini gördük.

Kerkük, Irak için de hegemon güçler için de kırılma noktası, kendilerini Irak’ın sahibi zanneden ABD ile İngiltere arasında petrol paylaşımı ve piyonlar konusunda ihtilaf çıkınca işgalcilerin de işgalci piyonlarının da gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. İngiltere’nin Irak’ta politika değiştirmesi terör örgütü PKK’yı Irak ve Suriye’de koçbaşı olarak kullanmak isteyen ABD’nin planlarına sekte vurdu. Türkiye’nin engelleyemedikleri Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’ndaki kararlılığı karşısında Münbiç’te uzlaşma yoluna giderek en azından Suriye’de çöktükleri petrol sahalarındaki çıkarlarını korumanın yolunu arıyorlar. Yıllar yılı tahkim ettikleri Kandil’de de bir kısmını Suriye’ye, bir kısmını Sincar dağlarına devrettikleri piyonlarını Kandil’de korumasız bıraktılar.

Bu operasyonları canı pahasına yürüten Türk askerini durdurma görevini de CHP’ye vermiş görünüyorlar. Tevekkeli değil Zeytin Dalı ve Kandil operasyonunun komutanının apoletlerini sökme işiyle CHP cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce uğraşıyor. CHP’li Özgür Özel’in ‘Kandil’de PKK’mı var da operasyon yapıyorsunuz?’ söylemleri ile körfez sermayesinin İngiltere merkezli gazetesi El-Yevm’in ‘Türkiye operasyonlara son vermeli’ çağrıları ne tesadüfki birbirleriyle örtüşüyor.

Türkiye emperyalist tehdidi altındaki Irak ve İran ile uzlaşarak Irak ve Suriye’de insanlığın katledilmesine göz yumamaz. Terör beslemelerinin, ABD uçaklarının gölgesinde, İngiliz, İsrail ve ABD istihbaratının pohpohlarıyla aslan kılığına giren kedicikleri Kandil’den bir bir toplayarak doğu illerimiz üzerindeki terör tehdidine de son verir. Bağdat’ta sandıkları yakarak bölge zenginliklerini Müslümanların kanı üzerinden emperyalizme peşkeş çeken ve pişkin pişkin sandıkları yakan ‘kedidir kedi’ diyenlere inat, cinayet şebekesi elemanlarını adaletin karşısına çıkartarak ‘kadıdır kadı’ demek mecburiyetindedir. Kandil’in temizlenmesi ile dosta düşmana karşı 15 Temmuz şehitler bayramımız da 24 Haziran seçimlerimiz de gerçek manada taçlandırılır. Vesselam….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.