Başbakan Yıldırım açıklama yaptı "O iş bitti tamam, eli kulağında. Bugün yarın devreye girecek. Yeni seneden itibaren artık bu taşeron mevzusu bitmiş oluyor." dedi. Belediyeler ve özel sektörü de kattığımızda 2 milyonu geçkin taşeron işçi olduğu tahmin ediliyor. Pratik bir uygulama olduğu için piyasaya hızla giren, firmaların da karını artırdığından kök salarak kamu ve özel iş yaşamını adeta istila eden taşeron uygulaması derinleştiği ölçüde sorunları da derinleştiriyor. Tezgahın diğer tarafında yani işçi açısından taşeronluk bir zulme dönüşmüş durumda.

İnşaat sektöründe evvelden beri uygulanan bir yöntem olan taşeronluk 24 Ocak kararları ile etkin olarak ülkemize girmişti. 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 Sayılı İş Kanunu’ndaki düzenleme ile de yaygınlaşmıştı. Günümüzde kamu sektörünün hemen hemen her alanını etkileyen taşeronlaşma, kamunun her alanında ve belediyelerde etkisini her geçen gün artırıyor. 2002 yılında taşeron işçi sayısı 387 bin olarak kayıt edilmişken, 2017 yılında bu rakamın 2 milyonu aşkın olduğu tahmin ediliyor.

Ülkemizde imalat sektörünün uluslararası piyasada rekabet edebilmesinin, yüksek kar marjını sağlamanın yolu işçi maliyetlerinin düşürülmesi yani taşeron işçiliğin yerleşmesidir. En son, çokuluslu bir marka olan Zara’ya giysi üreten taşeron fabrika “Bravo Hazırgiyim”in pılıyı pırtıyı toplayıp bir gecede kaçmasıyla fabrika işçilerinin yaşadığı mağduriyeti basından izledik. Fabrikanın üretim yaptığı markalar olan Zara, Mango ve Next firmalarının kapısını çalan taşeron işçiler hiçbir sonuç alamıyor. Maalesef buna benzer yüzlerce örnek ülkemiz imalat, inşaat, madencilik sektörlerinde yaşanagelmekte.

Bugün için kamu sektöründe çok yoğun olarak taşeron işçi kullanılıyor. Burada yaşanan mağduriyet ve hak kayıplarını şöyle sıralamak mümkün:

Taşeron işçinin işinin devamlılığı olmuyor.

Sektör ortalamasının altında, asgari ücretten ücretlendiriliyor.

Yıllık ücretli izin hakkını kullanamıyor.

Ücretler tam ve zamanında ödenemiyor.

Kıdem tazminatı alamıyorlar.

Yasal çalışma sürelerinin üzerinde çalıştırılıyorlar.

Şirket değişimlerinde 1-2 ay ücret alamıyorlar.

Örgütlenme imkanı bulamıyorlar.

Yukarıda saydığımız sorunlar bir taraftan iş barışını tehdit ederken diğer yandan kamuda verimliliğin de düşmesine yol açıyor. Zira firmaya ödenen kar payını da dahil ettiğimizde taşeron işçinin devlete maliyeti 3binTL’yi geçiyor. Ama taşeron işçinin cebine yalnızca asgari ücret 1.404TL giriyor. Hem devlet gelir kaybına uğrarken işçi de hak ettiğinin altında çalışmaktan dolayı verimsiz oluyor.

Söz konusu hak kayıplarını düzeltmek için hangi adımlar atılmalı? Yaşanan mağduriyetlerin büyük kısmı mevcut uygulanan mevzuattan kaynaklanıyor. Kamu İhale mevzuatında yapılacak düzenlemelerle, sözleşme süreleri en az 3 yıl olarak belirlenmeli ve sözleşmelerde asgari ücret değil de sektördeki ortalama ücretler esas alınmalıdır.

İş kanunlarımızda yıllık ücretli izin hakkı için aynı işverene bağlı bir yıl çalışma şartı aranıyor. Ancak mevcut durumda taşeron işçiler bu koşula uyamıyor. Aynı durum kıdem tazminatı sorununda da söz konusu. Mevzuatta yapılacak değişiklikler ile bu hakların taşeron işçilere sağlanması mümkün.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-03 00:15:52

Yazarımızdan ALLAH razı olsun bu konu işlediği için. Birde yazarımızın tespitlerine bir ilave düşüncem olacak borsada işlem gören şirketlerde taşeron kaldirilmali.Sendikanin olduğu yerlerde taşeron sendikaya üye olmalı boylece taşeron çalışanın hakkını arar sendika. İşçi maliyetleri artmaz sade işveren azıcık karın feragat eder.bir de inşaat sektöründe yevmiyeler belli buradan soruyorum bu yevmiyeler üzerinden mi ödenir primleri maas bordro lara asgari ücretten değil yevmiye si üzerinden primi yatmali böylece devletin skk ve gelir payi artar çalışanın da emekli maaşı katsayısı dan dolayı yüksek olur. Her il ilçe deki maliyetler denetimi yapmalı artık herşey sistemde gözüküyor. İnşaat da çalışan bir işçinin maaşı nasıl asgari ücretten ödenir

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-03 00:28:28

Bu konularda hükümetimiz acil adım atıp gerekli mevzuatı çıkarmalı burada yazarlarimiza görev düşmektedir.sivil toplum kuruluşların sesi çıkmaz çünkü onların işine gelmiyor.Yazarimizdan ALLAH razı olsun bu konuyu işlediği için. Hayırlı ve Nurlu Cumalar