Türk sinema ve edebiyat tarihine damga vuran kült filmlerden birisi olan, Kerim Korcan'ın aynı isimli eserindeki, kahramanın sürgüne gönderilişine kadar olan hikâyelerden beyaz perdeye aktarılan Tatar Ramazan filmini izlemeyen ve duymayanımız yoktur. Büyük aktör Kadir İnanır’ın zirve oyunculuğuna ve Ahmet Kaya’nın unutulmaz müziklerine tanık olduğumuz filmde; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir’e gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar.

Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer. Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır. Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e de ağabeylik eder ve hapishane müdürüne Ankara’ya mektup yazması için konuşur. Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak Mustafa`ya bir tokat patlatır. Gariban kesimi arkasına alır ve gariban kesim arasında sevilen sayılan birisi olur. Mustafa bu tokadı sindiremeyerek geceleyin Tatar Ramazan`ı arkadaşlarıyla öldürmek ister fakat Ramazan olayı anlar ve Mustafa`yı bıçaklayarak öldürür. 7 sene daha alır ve sürgüne gönderilir...700 kasaba.70 vilayet.7 düvelde namı söylendi...

Tatar Ramazan’ın filminde 2 unutulmaz sahne vardır ki, şu anda ülkemizde, bölgemizde ve dünyada yaşananlara isyan eden, dur diyen liderimizi özetlemektedir adeta. Cezaevi Müdürü ile konuştuğu ilk sahnede: Haksızlıklara, binbir türlü fırıldağa tanık olan ve maruz kalan Ramazan, bu fırıldaklara cezaevi yönetiminin de dahil olduğunu öğrendiğinde, protest duruşunu bozmaz ve “Siz beni resimlerde gördüğünüz mahkumlarla karıştırıyorsunuz galiba müdür bey, benim adım Tatar Ramazan, BEN BU OYUNU BOZARIM” diye isyan bayrağını göndere çeker.

İkinci önemli sahne ise Ramazan’ın Çavuş’u bıçaklayarak öldürdüğü sahnedeki sözleridir.

"Nasıl da insan oluverdiniz bıçak meydana çıkınca? Çavuş haraç alır, kumar oynatır, zavallı bir ihtiyarı tokatlar, siz meydanda yoksunuz. Öyle ya, çavuş buradayken size ne lüzum var? O dirayetli adam olmasa, bu cahil milleti kim idare edecek? Burda vurulacak bir adam vardı, onu da ben vurdum!”

Bu hafta içinde tarihimizin en önemli kararlarından birisi alındı. Cumhurbaşkanımız ERDOĞAN ve MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ Bey, milletin önüne sandığı getirme konusunda anlaştılar. Kimileri buna erken, kimileri baskın seçim dedi. Ben naçizane, erken veya geç nitelemelerine inanmıyorum. Neye göre erken, kime göre geç? Liderimiz seçim kararına dair yaptığı konuşmada gerekçelerini gayet net bir biçimde izah etti. Kanaatimce, milletimiz ve ülkemiz çok yakın ve büyük tehditler altında olduğu için bu ani karar alındı.

Hala, "bir buçuk yıl varken neden erken seçim?" diyenler var. Oysa, Savunma Bakanı, seçim kararının alındığı ilk dakikalarda açıkladı. TSK'da 3000 kişilik bir FETÖ yapısı daha deşifre edilip çökertildi. Hiçbir güçlü iktidar yakın ve büyük bir tehdit ve tehlike görmese ve bilmese keyfi bir erken seçim ilan etmez. Bazı aklı evveller de, seçim güvenliği meselesi konusunda konuşup duruyor. OHAL tekrar uzatıldı ve gayet şeffaf, güvenli ve şaibesiz bir ortamda seçime güle oynaya gidecek milletimiz. "OHAL'de seçim demokratik olmaz" diyen ABD ve AB, en önce bu sözleri yaklaşık 3 yıldır OHAL ile yönetilirken Parlamento, Yerel Yönetimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapan Fransa’ya söylesinler.

Dünyayı bir Açıkhava hapishanesine çeviren ırkçı emperyalistlere ve zalimlere, tıpkı Tatar RAMAZAN’ın müdüre ve mahkumları haraca bağlayan Çavuş’a yaptığı gibi, “DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR” diyerek isyan eden liderimiz ve ekibi, 24 HAZİRAN seçim kararı ile, oyunları bozuyor. İnşaAllah tarihimizin bu en önemli ve anlamlı seçimleri neticesi, bölgemizde kurulan tüm emperyalist oyunlar içte ve dışta bozulacak. Buna inancım tamdır.

24 Haziran, Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin neticeleri yalnızca ülkemizi değil, aynı zamanda bölgemizi, üzerinde konumlandığımız Asya ve Avrupa kıt'alarını, Müslümanların nefes alıp verdiği her coğrafyayı, tabiatiyle tüm dünyayı tesiri altına alacak bir vak'a olacak.

24 Haziran’da biz sadece Türkiye'nin değil, aynı zamanda Mısır'ın, Suriye'nin, Filistin'in, Myanmar'ın, Doğu Türkistan'ın, ezcümle yeryüzünde kan ve gözyaşı dökülen, sömürü ve zulüm yaşanan tüm coğrafyaların ve mazlum halkların cumhurbaşkanını seçeceğiz. Ve dünya durdukça Liderimizin mücadelesi ve hikayesi. 207 devlette, yüzlerce dilde, binlerce millette dilden dile anlatılıp duracak.

İKİ DOĞU ve İKİ BATI’NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.