Toplumların iradesinin temsil edildiği meclisler, o milletin oluşturduğu en değerli en dokunulmaz kurumların başında gelir.

Meclis; varlığı, konumu ve mana olarak, devlet başkanlığı makamından daha üstün daha üstün ve güçlüdür.

Türk kültüründe de Kurultay/Toy, Han’dan daha yüksek ve daha güçlüdür. Osmanlı’da Divan, Şuray-I Devlet gibi dönem dönem farklı isim ve statülerde sürekli varlığını devam ettirmiştir.

İslam kültüründe ise “meşveret” dinin emirlerindendir. İstişare; yani danışma “ululemr”e (Devlet Başkanı) farz kılınıyor.

Sadece bizde değil, diğer toplumlarda da Meclis en önemli kurumdur. Batı dünyasının MagnaCarta’yı kutsamasının en büyük sebebi, bu istişare mekanizmasına giden yolu açmasıdır.

Eğer meclisler olmasaydı, bugün dünyanın tarihi kesinlikle farklı olurdu.

Örneğin, Amerikan iç savaşı başladığında Kongre olmasaydı, bugünkü Amerika Birleşik Devletleri olmazdı.

Hitler, meclisi etkisiz kıldığı için koca Almanya’yı bitirmiş ve Prus yayılmacılığı hayallerinin yıkılmasına sebep olmuştur.

Özetle, insanoğlunun yönetim evrimi, Meclisi olmazsa olmaz kılmıştır.

Bugün apolitik insanların çoğunlukta olduğu Amerika Birleşik Devletleri eğer gidip bir duvara toslamıyorsa, bunu Meclisine; Kongre’ye borçludur. ABD sisteminde Başkan ile kongre dengesi kurulmuş ve Başkanın devlet yönetimi ile ilgili nefes alışı bile Kongre’nin denetimine alınmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bugün sadece milletvekillerinin gönderildiği bir Meclis olarak görmek çok yanlıştır. Bu meclis, 21 devletin ve hilafetin temsil edildiği bir meclistir.

Hatırlarsanız, Osmanlı Devleti yıkıldığında, Batı Trakya’dan Kars’a kadar Anadolu’da tüm vilayet merkezleri birer “Kongre/Meclis” kuruldu. Halk bu Meclislere tam devlet yetkisi verdi. Örneğin, Ayıntab (Gazi Antep) Meclisi, asker alma, vergi toplama, savaş kararı alma, haberleşme, gibi bir toplumu devlet kılan tüm müesseseleri kurmuş ve harekete geçirmiştir.

İmkânı olan, Antep Kuvayı Milliyesi’ni duayenimiz Sayın Mehmet Barlas’tan dinlesin. Sayın Barlas, yaşayan tarih olmanın ötesinde bizzat dedesi Ayıntab Kuvayı Milliyesinin kurucularındandır. Ondaki bilgiler birinci elden olup çok kıymetlidir. Allah uzun ömür ve sıhhat versin, Sayın Barlas gibi elimizde bir cevher var ama ülke olarak onun kıymetini bilip kapısını çalmıyoruz. Bu da medya ve ülke olarak bizim ayıbımız.

Sayın Barlas “havas”tan olduğu için Cumhuriyet Meclislerinin tümünde yaşananları gün be gün bilir. Merhum babasının da yeni devletin kurulması ve imarında büyük emekleri olduğu için birinci elden bilgilere sahiptir.

Bugünkü TBMM, Ayıntab, Erzurum, Bozok gibi ülke genelinde kurulmuş 21 Millet Meclisi iradesini, 1920’de Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi’ne teslim etmiştir. Ayrıca, Hilafetin manevi gücü, kudreti ve temsiliyeti de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne devredilmiştir.

Türkiye’de bütün darbe girişimlerinde neden TBMM darbecilerin ilk hedefi oluyor sanıyorsunuz?

27 Mayıs’ta, Madanoğlu cuntasında ve Orgeneral Faruk Gürler’in zorla cumhurbaşkanı seçilmesi teşebbüsünde askerlerin ilk hedefi Meclis’ti.

Belki bunlar bizler için tarihte kaldı. Daha dün, 15 Temmuz 2016’da Fetullahçı ihanet ve işgal darbe teşebbüsünde bombalanan ilk kurum yine Türkiye Büyük Millet Meclisi idi. Hem de birden çok defa bombalandı TBMM.

Bu darbe teşebbüsü ile ikinci kez “gazi” olan Millet Meclisi, yeni bir boğulma harekâtı ile karşı karşıya.

Son dönemde çıkarılan yasaların çoğu, Meclis’in güç ve iradesini devredışı bırakır mahiyettedir. Cumhurbaşkanlığı makamından çıkan kararnamelerle ülke idare edilecek.

Peki Cumhurbaşkanlığına bu kararnameleri kim hazırlıyor?

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Bu kararnameleri hazırlayanların tamamı Mustafa Reşit Paşa’nın evlatlarıdır. Mustafa Reşit Paşa’nın oluşturduğu Bürokratik Oligarşi, bu sefer Cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden ülkede tahakküm kurmaya çalışıyor.

15 Temmuz FETÖ’nün işgal teşebbüsü sırasında canını feda eden bu millette baş gösteren hoşnutsuzluğun sebebi ne sanıyorsunuz? Bürokratik Oligarşi’nin çıkardığı yönetmeliklerin milletin canını acıtmasındandır.

Yeni yasalarla Meclis tamamen bypass ediliyor ve milletvekillerinin hükmü sıfıra indiriliyor. Milletvekili, artık sıradan bir memuru dahi denetleyebilecek bir yasal yetkiye bile sahip olmayacak.

Kurulan bu tuzağı bir an önce Meclis’te çoğunluğu bulunan AK Parti bozmalıdır. Yoksa gidişat hiç de iyi değil. Meclis’in saygınlığı yerle bir ediliyor. Ama unutulmasın ki bu millet, Meclisi’nin onurunu canı pahasına koruyup, ona pençesini uzatanı tarihin tozlu sayfalarına gömmüştür hep.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.