Hava “parçalı bulutlu”ydu.

Sokağa çıkmamayı telkin eden bir atmosfer…

Can sıkıcı, yürek boğucu…

 “Ramazan Rehâveti”ne, “Bayram Muhabbeti”ne yorulan bir “durgunluk”…

Böyle bir hava vardı.

Bir yerdeki, belki bir belediye başkanının, belki bir teşkilat mensubunun veya  “sizin adınıza konuşma ve yazma hadsizliğinde bulunan” bir şahsın…

“Burnu büyümüş bir sonradan görme”nin…

“Aşırı iltifat görmüş bir fırıldak tip”in…

“Yaptıklarının hesabı sorulmamış” bir tescilli hainin…

Herhangi birinin hal ve tavırlarından dolayı “kırgın” ve hatta “kızgın” ruh haline bürünen kardeşlerimiz..

Çok farklı şeyler söylüyorlardı, hiç olmayacak, hiç olmaması gereken…

“Kırgın olmanız anlayışla karşılanabilir ama meselemiz memleket meselesidir!” diyenler de çoktu ama…

“Havadaki sıkıntı” bir türlü dağıtılamıyordu.

 Bir de…

“Yorgun” milyonlar üzerinde, büyük bir “azgın azınlık” baskısı vardı...

“Tartışmaya girseler de sonuç alamayacaklarını” düşünen nice vatandaşımız, “pasif” duruma düşmüştü.

Tam da “sıkıntı” iyice görünür hale gelmişti ki…

Allah, Allah, neler oluyor böyle!” sesleri kulaklarımızı, yüreklerimizi zorlamaya başlamıştı ki…

Duruma tamamen el koydunuz Sayın Devlet Başkanımız…

“15 Temmuz’da İkinci İstiklal Destânı’nı birlikte yazdığımız aziz milletimle benim aramda duvarlar olamaz.

Görüş alanımın kısıtlanmasına, milletimizim ve devletimizin ‘beka’sının tehlikeye atılmasına müsaade edemem!” tavrıyla…

Onardınız kırgın gönülleri…

Bu süreçte neler söylendiğini, neler yazıldığını ana hatları ile biliyorsunuzdur.

Mesela…

“Cumhurbaşkanı çıtayı  ‘50 artı 1’e yükseltmekle büyük hata yaptı. Birileri, kendisini yanlışa sürükledi, birileri oyuna getirdi!” yollu “dahili” eleştirilerden mutlaka haberdarsınızdır.

Bugün…

Seçim sonuçlarını bütün boyutları ile değerlendirebilmek için gerekli olan verilerin elimizde olduğu bugün…

Herkes “çok net bir şekilde” görüyor ki…

“Başkanlık Sistemi” getirilmiş olmasaydı…

Türkiye, o ömürler tüketen “koalisyon dönemlerine”  yeniden girmiş olacaktı!..Ak Parti,  ‘7 Haziran’dakinin “biraz üstüne çıkabilen” oy oranı ile ne yapacaktı ki?..

Yeniden mi “istikşafî” görüşmeler..

Yeniden mi buhran ve kaos?..

Başkanlık Sistemi olmasaydı, bugünkü neticeler nasıl okunacaktı?..

Memleketin karşısına nasıl bir tablo çıkacaktı?..

Akıl veren çok olurmuş, “çözüm getiren” ise bir elin parmakları kadar ise ne âlâ…Sayın Devlet Başkanım;

“Bilge Adam” Sayın Devlet Bahçeli’nin büyük katkısı…

 Rahmetli Muhsin Başkan’ın emaneti “Kahraman Alperenler”in nice gayretleriyle…

Milyonlarca Ümmet Evlâdı’nın dualarıyla…

Türkiye’nin yaman bâdireden kurtulmasına öncülük ettiniz…

Son Başbakanımız Binali Yıldırım ve iftiralarla hedefe yerleştirilen “Aileniz”in muhterem ve muhtereme evlâtları…

AK Parti Camiası’nın görünür, daha çok da görünmez kahramanları…

Cumhur İttifakı’nın oluşumuna katkıda bulunan herkes…

Ve, ve efendim…

“Dolarmış, patatesmiş, soğanmış!...”

“Kriz havası pompalanmış!”

Hiçbirine aldırmaksızın…

“Ekonomi bir sallansın da gör bak, kaç kişi duruyor yanında!” muhabbetindeki çok bilmişlere “ders” veren…

Maddî imkânı dar, yüreği geniş…

Milyonlarca vatan evlâdı…

Devlet Başkanlığı için bir “araç”tan ibaret olan “diplomanızı” önemsizleştirerek…

En büyük “diplomayı…”

“Dertli Yüreklerinden” çıkarttıkları ve altına imzalarını attıkları o “Ay Yıldızlarla” dolu  “Milli İrade Diploması”nı sundular zât-ı âlinize.

***

Bu yeni bir başlangıç elbet…

Pek çok şey yeni, yeniden başlıyor…

Çok vakit kaybettirdiler bu güzelim ülkeye, enerjisini yediler…

 Yediler ama şükürler olsun ki bitiremediler.

Şimdi…

‘Balkon Konuşmanız’da ifade buyurduğunuz gibi, “eksikliklerin” farkında olmaktan istifadeyle…

Hayırlı işlerinizde acele ediniz.” hükmünün rehberliğiyle…

Durmak yok, yola devam…

Durmak yok, “kırgın” gönülleri onarmaya, gönül köprüleri kurmaya devam…

Ola ki, siz de hiç istemeden, o günün havası içinde…

Bazı “dost”  gönülleri ihmal etmiş, belki de incitmişsinizdir…

Olur bunlar…

Her anını dolu dolu yaşamak mecburiyetinde olan bir Vatan Evlâdı iseniz hele, hiçbir çiçeği incitmeden ilerleyebilmek kolay iş mi?..

Bundan sonrası için…

Sayın ‘Son Başbakanımız’ın da, balkon konuşmasında ifade ettikleri gibi…

Yepyeni bir sayfa açmak gerekiyor.

Bundan sonra, “Terör, tedhiş ve hakaret” yönlü olmayan bütün düşünceleri daha fazla değerlendirmek gerekiyor…

Bu yeni sistem…

 “Akıl tutulması” yaşayarak “terör örgütlerinin” emellerine “hizmet” edenlerden bir bölümünün daha…

“Milletimizin Yoluna”, “Toprak Kokulu Anadolu İnsanı”nın yoluna gelmesine vesile olacaktır İnşallah.

Bundan sonra…

İşler çok daha fazla, sorumluluklar çok daha ağır…

Yüce Allah, yar ve yardımcınız olsun.

Yüce Allah, “mazlumlara, mağdurlara” şefkat elini uzatan bu Büyük Milleti, bir ve beraber eylesin.

Âmin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emine 2018-06-26 09:34:12

Sayın Bahçeli'nin yaptığı açıklamalar ve destek yanan yüreğimize su serpti ve ülkeyi yeni bir döneme taşıdı

Avatar
Gül 2018-06-26 12:00:25

Allah devlet bahçeli den razı olsun. Recep Tayyip Erdoğan a sağlık versin başımızdan eksik etmesin rabbim.sizinde kalem iniz e kuvvet

Avatar
Ercan Güven 2018-06-26 07:58:56

vatandaş bir sıkıntısı varsa ve çözüm bulamamışsa ci̇mer üzerinden cumhurbaşkanına ulaştığını sanıyor ve sıkıntısını oraya aktarıyor. orası ise hala yatıyor https://tccb.gov.tr/cumhurbaskanligi/gorev_yetki/ ye girin bakı

Avatar
AK Parti 2018-06-26 15:02:19

tamam biz de akpartiye oy verdik