Terazi deyince akla hemen tartı aleti gelir. Ticaretin olmazsa olmazıdır terazi. Terazisiz bir ticaret güven vermez. Göz kararıyla hareket edemezsiniz.

Teraziyi TDK, “Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan” olarak tanımlamaktadır. Tabii sonraki anlamları da var ama bize ilk anlamı yeter. Bu tanımlamada “iki kefe” ve “mizan” kelimeleri çok önemlidir. İki kefe, sağlı ve sollu iki kefe. Gözünüzün önünde, açıkça ve net olarak bir “mizan “ oluşur. İki taraf da eşittir. Bazen bir taraf ağır gelir, sonra müdahale ile iki tarafın da eşit olması sağlanır. Bu işleme de tartı denir. Tartan da tartılan da buna şahit olur, iki taraf da mutmain olur. Sonuçta da “adalet” tecelli eder.

Gelelim adalete. Herkese lazım olan ve gecikmemesi gereken adalete. Yazıya niye terazi ile başladığımız merak edilebilir. Malum ülkemizde son zamanlarda hemen herkesin bu teraziye çıktığını görüyoruz. Adalet terazisi. Terazi de adaletin sembolüdür. Gerçi eskisi gibi bu türden teraziler kalmadı da. Elektronik teraziler tartma işlemini, yani gözümüzün önünde cereyan eden iki kefenin mizanını unutturdu. Hal böyle olunca biz de tartma işlemini çok basite aldık. Oysaki kefesi olan teraziler kullanılsa her şeyi daha iyi göreceğiz. Sonuçta da “adalet” tecelli edecek.

Şimdi bu terazinin ne anlama geldiğini, bu sembolün kaynağını hatırlayalım. Adaletin sembolü olarak adalet ve düzen tanrıçası Themis kullanılmaktadır. Themis, Roma mitolojisindeki Iustitia’nın karşılığıdır. Themis’in “kadın” ve “bakire” olması bağımsızlığını sembolize eder. Gözlerinin bağlı olması, davanın tarafları “davacı ve davalı”ya karşı tarafsızlığını sembolize eder.

Themis’in elindeki “terazi” adaleti ve hakların dengeli şekilde dağıtılmasını sembolize eder.Themis’in elindeki “kitap” “kanun” kitaplarını, adaletin kanunlara uygun şekilde dağıtımını sembolize eder. Themis’in elindeki “kılıç” adaletin verdiği hükümlerin yerine getirilmesini, aksi halde kılıç zoruyla adaletin tecellisinin sağlanacağını (icra edileceğini) anlatır.

Terazi görüldüğü gibi ne kadar önemlidir. Ne kadar eskilere dayanıyor. Demek ki terazisiz hayat olmaz. Teraziyi hayatınızdan çıkaramazsınız. Elektronik tartı aletleri bize çok şeyi unutturmuş meğerse. Eski terazilerdeki o “iki kefe“ var ya, öylesine mühim ki. O iki kefeyi görmeden adalet tesis etmek zor gibi.

O kadar çok dava ve davacı var ki. Sonuçtan kimse memnun değil. Ceza alan da, ceza veren de memnun değil. Ayarı bozulmuş bir düzeni kefeye koymadan tartamazsınız. Herkesin gözünün göreceği iki kefe lazım. İkisi de eşit kefe. Göz, vicdan ve akıl hepsi de görecek bu kefeyi. Sonuçta da adalet olacak.

Adalet olmadan devlet de olmaz. Mülkün temeli, yani devletin temeli adalettir. Sonrasında şûra ve liyakat geliyor.

Ülkemizin geçtiği şu kritik süreçte, toplumun tüm katmanları gözünü bu iki kefeye dikmiş durumda. Devleti de, milleti de kaim kılacak şey “adalet”tir. Kefenin bir tarafında “vicdan” diğer tarafında “akıl” olacak. Kefeye kendi ideolojimiz ve inançlarımızı koymadan teraziyi kullanmalıyız. Ayarı bozulsa bile kefesi olan terazi daha inandırıcı geliyor. Herkes görüyor. Terazi, terazi değildir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.