Afrin'in fethi tarihin seyrini değiştirecek çapta önemli. Bu hem Türkiye hem de bölgenin huruç harekâtıdır. Artık bundan sonra terör ve yandaşları için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak; sonun başlangıcı.Aslında Afrin'den kuyruğunu kıstırıp kaçan Batı'dır.  Türkiye ve ÖSO'nun zaferi,onların hüsranı olmuşştur. Türkiye'deki malum terörsevicilerin Cumhurbaşkanı'na yönelik yalan ve iftiraları da  ülkeyi kutuplaştırma, kriz ayarına dönme, hezimeti unutturma çabasından ibaret. Kriz / kaos oluşturma çabasından elbette vaz geçmeyecekler; daha da şirazeyi kaybedip saldıracaklar. Bu bakımdan 2018 ve özellikle de yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı  seçimlerinin  yapılacağı  2019'da daha da  şirretleşecekler. Bunun işaretlerinden biri de Cumhurbaşkanı'na atılan iftiralardır.Çünkü Başkomutan sıfatıyla  Afrin Zeytin  Dalı Harekâtının ilk sorumlusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Onun kararlı duruşuyla bu zafere ulaşıldığı için terör yandaşları ona saldırıyorlar.

Onların  fiilî ve sözlü  saldırılarını bu millet çok gördü. Anarşi, terör ve faaili meçhul cinayetlerle  ülkenin içe döndürüldüğü, bankaların horumlandığı, faiz lobisinin kölesi yapılmak istendiği yıllar çok da uzakta değil, daha on beş yıl öncesi...

Özellikle son beş yılda, seçimler öncesinde yaşananlar bile başlı başına ibretlik olaylar.

Haziran 2013'te Gezi olaylarının  sekiz, 17-25 Aralık Yargı- Emniyet darbe girişimin üç ay sonra  yapılacak olan yerel seçimlerden önce tertiplenmesi üst aklın planı değil mi? 30 Mart 2014'te yerel seçimlerin daha sandıkları açılmadan FETÖ yayın organları seçime şaibe karıştırma girişiminde bulundular. Sosyal medyadaki algı elemanlarını aylar öncesinden seçim  sandıklarına hile karıştırılacağı propagandası yapmalarına benzer bir girişimin şu günlerde de 'seçim güvenliği kaygısı' adı altında tedavüle sokulmak istenmesi senaryonun devam ettiğini gösteriyor. 1-19 Ocak 2014 MİT Tırlarına saldırı, altı ay sonra da (haziranda) Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğunun işgali 10 Ağustos 2014'te yapılacak Cumhurbaşkanı seçimlerini sabote etmeye dönük saldırılardı.7 Haziran  2015 seçimlerinden sonra terör olaylarının ani artışı da aynı planın parçalarındandır.

2019 için de senaryo aynı...

Bu senaryoyu bölgede de uygulamaya çalışacaklar.

Suudi Arabistan - İran savaşı çıkartma çabası devam ediyor. Körfez ülkelerinin Katar üzerine kışkırtılması, ABD'nin Kudüs provokasyonu, bölgeyi  kanlı bir girdaba sürüklüyor.

İsrail'in '30 Mart Toprak Günü'nde topraklarını isteyen Filistinlilerin üzerine ateş açması, on beş Filistinliyi şehit etmesi, bin dört yüzünü yaralaması savaşın kapıda olduğunu gösteriyor. İsrail - ABD,  14 Mayıs'a kanlı hazırlanıyor.

Ama "Ne yapsalar boş!.."

Trump, "Suriye'den çok yakında çıkacağız."diyor. Afrin'den çıkar gibi...

Afrinli Şiyar'ın, Manisalı Şeyma'nın Filistinli Ahed et-Temim'in cesareti karşısında tutunamayacaklar.

Manisalı Şeyma Mehmetçiğe yazdığı mektupta  diyor ki:

"Sizlere çoraplar, eldivenler, atkılar, bereler göndermek isterdim.
Ama babam olmadığı için eve annem bakıyor... O da zar zor.
Sizler için tarlada çalışabilirim.
Elimden geldiğince yardım edeceğim.
Allahım önce sizleri korusun, en son da beni."

Bu inançtan daha güçlü bir silah yok.

"Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes / Ey kahpe rüzğar artık ne yandan esersen es"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624