Canınız istediğinde kendinizi mutlu edebilir misiniz?

Bu sorunun cevabına dair insanlık tarihi kadar sayısız uygulama var. Mutlu olmayı hedefe dönüştüren medeniyetler var. Batı toplumu haz eksenli bir düzen kurmuştur. Amerikan yaşam tarzı, haz endüstrisi ile küresel çapta bir model sunmaktadır.

Ana hatları ile baktığımızda kişinin üç hali vardır. Kimi zaman keyiflidir, bazen üzgündür ve bazen bu iki hal arasındadır. Üzüntü ya da neşe hali kimi zaman bir sebebe dayanır kimi zaman içten gelir. Kişi üzüntüden kaçmak ve gerilimini azaltmak ister. En büyük arzusu ruhsal çöküntü durumundan çıkmaktır. Ne ki o hal bir müddet konuk olacaktır. Düştüğü bu durumdan çıkmak istese de bir süre devam edecektir.

Hayat birçok tersliklerle örülmüştür. Siz toparlamaya çalışırsınız fakat bir el tarafından düzeniniz bozulur. Hayatın cilveleri bazen mutluluk, bazen terslenmeler olarak karşımıza çıkar. Ters giden durumlar sizi üzmek için değil, hayatın gidişatını düzenlemek için yaşanmaktadır. Her terslenmenin bir anlamı vardır. Üzüntü yaşayan kişi daha önce tecrübe ettiği keyifli durumları hatırlar ve özlem duyar. Aynı neşeyi hep yaşamak ister. Kırılma anında kimi sabrederek bu durumdan dersler çıkarırken kimi de ağrıdan kurtulmak ister gibi ilaca sarılır. Tedavi yerine hayat kalitesini yükseltmek gibi. Sonuçta gerilimi azaltmak için yöneldiği şey bir avuntudur.

İnsanların çoğu yaşadıklarından ders çıkarmak yerine canları yandıkça teselli bulacakları yola girerler. Avunma yolu bazen bir dostunuzun teselli edici sohbetinden geçer. Buna benzer gerçek hayat içinde küçük teselliler kişiyi motive eder. Ancak kiminin avuntusunda yol gösterici şeytandır. Mesele madde kullanan kişi uyuşturucu etkisi ile kısa bir avunma elde eder. Madde bağımlısı bir kısır döngü içinde sıradan bir hayat yaşar. Onun hayatı iki kutup arasındadır. Uyuşturucu kullanarak haz alanında girdiği dakikalar ve ayık alanda can sıkıntısıyla geçen saatler. Haz duygusunda zirveye çıkmak ve çıktığı zirveden aşağı düşerek yer ile yeksan olmak. Duyguların dibe vurduğu bu saatlerde haz dakikalarını düşünerek çile çekmek ve sonra zirve dakikaları sonra yine uçurumdan düşüş.

Madde bağımlısından hareketle insanlar duygusal düşüşler yaşadığı hayatın açmazları karşısında başka hangi yollara sapmaktadır?

ŞEKER VE SARHOŞLUK

‘Sarhoşluk’ anlamına gelen sekr, ‘insanın yediği ya da içtiği şeylerin tesiriyle meydana gelen neşe halinin akla üstün gelmesinden doğan gaflet durumu’ şeklinde tarif edilir. İslam Ans.’de ‘sekr’ hakkında bu tanım yapılmaktadır. Ne ki, şeker ve sarhoşluk kelimeleri aynı kökten türemiştir. Sekran, sükr, sükara ve sükker kelimeleri şekerden sarhoşluğa kadar geniş bir anlamlar taşımaktadır. İçki içmeden yaşanılan hal. Tatlı ve hoşnutluk veren bir durum ya da sarhoşluk hali.

Elbette fıtratta mutluluk isteği var. Rahat yaşamak ve haz taleplerini doyumla karşılamak ister. Doyumlar en kısa yoldan mutlu etmektedir. Gerçekler ve sorumlulukları canından bezdirmiştir. Derken hayatın içinde ifrata kaçmadan küçük doyumları öğrenir. Tüketerek doyum sağlamak en kısa yoldur. Damak tatları kısa haz yolların başında yer alır. Genellikle şekerli gıdalar öğün dışında alınır ve damak anlık bir haz bırakır. Çikolata ve beceri şekerli gıdalar damaktan duyguya ulaşmaktadır.

Üzümün tatlı şırasından elde edilen şarap kişiyi sarhoş eder. Kimi damak tadları vardır ki kişiyi kendinden geçirir. Şıra olarak şeker bazen tatlandırıcılarla kişinin akli melekelerini perdeler.

Beynin ödül sistemi bazen şeker mamülleri ile bazen şeker kadar etkili sanal takılmalarla aktive olabilmektedir. Bütün hazların ortak noktası akli melekeleri devre dışı bırakmak ve avutmaktır. Teselli olmak kimi zaman yükleri hafifletirken kimi zaman bağımlılık yapabilmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.