ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Mc Master’la birlikte Türkiye’ye geliyor. Tillerson’ın ziyareti için Türk medyasında pozitif anlamlar yükle(til)meye çalışıldı. Nitekim Mc Master, birkaç gün erken gelerek, İstanbul’da İbrahim Kalın’la görüştü bile. Böylelikle ABD ağırlığının hissedilmesi istendi. Oysa Türkiye ve ABD, birbirine olan güvenini çoktan yitirmiş. Yani; kurt, kuzuyu yemeyi kafasına koymuştu. Hattı zatında ABD, güney sınırlarımıza namlusu Türkiye’ye dönük 5.000 tır askeri malzeme, silah ve teçhizat yığmış, 65-70.000 kişilik PKK/PYD’li Amerikan ordusunu oluşturmuştu.

Bilmeyenler için tekrar ifade edelim. Rex Tillerson, Rockhefeller ve Exxon Mobile’ın eski CEO’sudur. Yani şu sürekli kullandığımız ‘üst akıl’ var ya, onun en üst düzey yöneticisi. Trump’la arası pek yoktur. ABD medyasına da karşılıklı atışmaları yansımıştır. Rockhefeller, Tillerson’ı Dışişleri Bakanı yap(tırt)mıştı. Göreve gelir gelmez, dünyada enerji temelinde ciddi bir kaotik ortam yaşanmaya başlamıştı. Şimdi bu adamın devlet aklıyla ve uluslararası devlet adabıyla düşünebileceğini/hareket edeceğini zannetmiyorsunuz değil mi? Sayın CEO, pardon Bakan, Erdoğan’dan dolayısıyla da Türkiye ile pazarlığa; diğer bir ifadeyle de kibarca tehdit etmeye geldi. Türk medyası da bu tehdidi, “ABD tarafı itidal istedi“, “ABD, ayağımıza geldi“, “ABD,Türkiye’ye anlaşma önersinde bulundu’’ şeklinde haberler görebilirsiniz.

Elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve hatta tüm Dünya ABD’nin sözünde durmayan bir ülke olduğu konusunda hem fikir. ABD, milyarca dolar askeri malzemeyi güney sınırımıza yığarken, müttefik gördüğü, Türkiye’den vazgeçebileceğini zaten göze almış durumda. Sanılmasın, Türkiye’nin NATO ittifakı içinde olması, ABD ve Rockhefeller’in umurunda. Dolayısıyla Tilelrson’ın ziyareti, Afrin operasyonu olabildiğince geciktirmek. Mümkünse Fırat’ın doğusuna, “Türkiye harekat yapmasın“ diye Menbiç meselesine yoğun bir şekilde asılmayı gözetecek. Bunun içinde bazı teklifleri, Türk tarafına iletecektir.

Oysa Türkiye, Afrin operasyonu devam ederken, pekala Menbiç’e de bir müdahale bulunabilirdi. Diğer bir senaryo da Afrin operasyonu devam ederken, Fırat’ın doğusuna da 3-5 km Suriye sınırı içerisinde, gözetleme üssü/karakollar kurulabilir. Böylelikle ABD-Rusya ittifakını ne durumda olduğunu da test etmiş olabiliriz.

Özetle ifade etmeye çalıştığımız husus şu: ABD, Fırat’ın doğusunda Türkiye yönelik askeri yığınağı artırmadan, Çin gibi aktörler Suriye’de sahaya girmeden 5.000 Tır, 10.000 Tır olmadan; 65.000 kişi, 200.000 kişilik bir orduya dönüşmeden, Türkiye, yılanın başını erkenden ezmek zorundadır.

Nitekim Türkiye’nin K.Suriye’deki operasyonu, hali hazırda uluslararası konjonktürün meşru gördüğü Rusya, İngiltere,Çin ve AB gibi ülkelerin desteğiyle K.Suriye’de ABD’nin kaya gazı ve petrol hırsını, minimize etmek zorunda. Aksi durumda Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinin tamamı, ABD’nin işgali/hedefindedir.

Tillerson, Türkiye ziyareti öncesinde Mısır, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan’ı ziyaret edecek. Bu bağlamda son 10 günde yapılan Ortadoğu ve Latin Amerika ülkeleri ziyaretleri yeni bir gerilimin habercisi. Çünkü Latin Amerika ziyaretleri ile Venezuela’ya bir ambargo yapılması planlanmaktadır. Benzer durum Türkiye içinde geçerli. Tillerson’ın ziyaret ettiği ülkeler, Türkiye’ye yönelik bir ekonomik sınırlama getirirse, talimatın Washington’dan geldiğini unutmayalım.Zaten birkaç gündür; ‘Türkiye’nin Afrin operasyonu, PKK/PYD’li teröristlerin, DEAŞ’le motivasyonu bozuyor’, şeklinde komik bir açıklamaya bıraktı bile.

Özellikle de Ortadoğu, vekalet savaşları yerini asli unsurlara; yani bölge ülkeleri ile birlikte emperyalist devletler arasında, açık bir çatışmaya dönüşmesi -zayıfta olsa- muhtemel gözüküyor.

“Tillerson, ABD Dışişleri Bakanlığına, Rockefeller’in adamı olduğu için alındı. Tillerson, Türkiye ziyaretinden önce Latin Amerika turu yaptı. Bu ziyaretlerden Arjantin ziyareti çok önemliydi. Çünkü Arjantin’in güneyi de tıpkı Türkiye güneydoğusu gibi Kaya Rezervleri bulunmaktaydı. Dolayısıyla genel bir mutabakat sağlanmış durumda. Rockefeller, ABD’ye Tillerson üzerinden kaya rezervlerini elde edebilmek için agresif politikalar dikta etmektedir. Bu bağlamda, Hindistan, Arjantin ve Libya başarılı örnekler arasında dururken; Türkiye, Katar, Pakistan ve G.Afrika gibi ülkelerde ilerleme kaydedemedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son yıllarda kefenini alıp çıktığı yoldan dönmeyeceği aşikar. ABD ve Rockefeller’in de hedefi açık. Ezcümle bu ziyaret ve olası diğer görüşmeler, laf kalabalığından öte bir yere gitmeyecektir“

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.