Konya'da bir özel hastanede yaşanmış fıkra gibi bir olayı, Tıp Bayramı münasebetiyle sizlerle paylaşacağım.

Özel bir hastanenin yakınında oturan yaşlı çift, sık sık hastaneye uğramaktadırlar. Öyle ki, hastane personeli ile yaşlı çiftin arasında sıkı fıkı dostluk gelişiyor.

Bir gün yaşlı kadın hastaneye tek başına gelir. Onun tek gelmesine alışkın olmayan hastane personeli;

  • Hayrola nine, bugün yalnızsın, dede nerde?, derler.

Yaşlı kadın;

— Yavrum, dede bugün hasta gelemedi, der...

***

Sultan Cezayir

Cezayir’i bize Barbaros Hayrettin Paşa kazandırmıştı. Kaptan-ı Deryalığa  atanması üzerine, Cezayir’den son kez ayrılırken yaşlı gözlerle son kez geriye Cezayir’e dönüp “Elveda Sultan Cezayir” demişti.

Cezayir Fatihi Barbaros Hayrettin, Paşa Cezayir'i fethettiği zaman orada Sultanlığını ilan edebilecekken, tarihte bir örneği görülmeyen davranışla, Osmanlıya biat ederek, Sultan olmak yerine Cezayir’e Beylerbeyi oldu. Cezayir'in anahtarlarını birçok hediyeyle İstanbul'a gönderdi.

Bir müddet sonra İspanyol kafirlerinin Grand Senyör dedikleri Cihan Sultanı Kanuni Sultan Süleyman Han, Hayrettin Paşa'yı Kaptan-Deryalığa davet etti.

Hayrettin Paşa, Cezayir'i Kara Hasan Paşa'ya emanet ederek İstanbul'a gitti.

İspanya Kralı, Barbaros'un yokluğundan istifade, Negro (Kara) Hasan Paşa'ya bir mektup yazarak Cezayir'i hemen kendilerine teslim etmesini, ayaklarına zincir bağlayıp, eline beyaz bayrak alarak kendisine teslim olmasını istedi.

Kara Hasan Paşa, İspanya Kralına cevaben bir mektup gönderdi;

"Ebedi mel'un ve sermed-i hınzır İspanya Kralı. Nağmen elime geçti, senin gibi bir köpeğin yediği cümle b..klar malumum oldu. Ben adama ün ve laf ile kal’a vermem, gücün yetiyorsa gel al!”

İspanya Kralı 300 gemilik bir filo ile geldi. Sahile çıktılar. Mutlak zafer beklentisi ile sahilde eğlenceler tertip edip, bol şaraplar içtiler ve sızdılar.

Sabaha kadar alnı secdede dualar edip Hakk’a niyazda bulunan Hasan Paşa, askeri ile sabaha doğru yab yab (sessiz sessiz) yürüyerek baskın yapıp sarhoş yatan İspanyolları bostan gibi doğrayıp perişan ettiler. İspanya Kralı ancak beş gemi ile kaçıp canını zor kurtarabildi.

Kral, 7 gün sonra da üzüntüsünden kahrolup cehennemi boyladı.

Cezayir 300 yıl Türk Vilayeti olarak kaldı.

Cezayir bizden kendi ayrılmadı.

Fransızlar kalleşlikle elimizden aldılar.

Cezayir'de Türk bayrağı indirildiğinde yerine Cezayir bayrağı değil, Fransız bayrağı asıldı.

Cezayirliler 1 milyon şehitle Fransızları kovarak 1957’de bağımsız olabildiler.

Ne yazık ki, Türkiye BM'de yapılan oylamada Cezayir'in bağımsızlığı aleyhinde, Cezayir'de Fransızların işgalinin sürmesi yönünde oy kullandı.

Özal rahmetli, bu yüz karamız için 30 yıl sonra  Cezayir'e giderek özür diledi.

Düğünlerde söylenen, Bedia Akartürk'ün çok güzel seslendirdiği "Cezayir" türküsü, Cezayir'den, Cezayir'in Türk Vilayeti olduğu günlerden elimizde kalan tek ve yegane hatıradır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.