Geçtiğimiz hafta "Dijital Çağ" köşemizde 'Algı Yönetiminin ne olduğunu ve nasıl etkili sonuç verdiğine' değinmiştik.

Bu haftaki yazımızda 'Topluluklar Algıyı Yöneterek nasıl Şekillendirilir' konusuna değineceğiz.

İnsanların konuya baktıkları perspektiflerden bakıldığında kimileri için algı yönetimi olumsuz bir etki bırakırken kimileri için de oldukça pozitif bir çalışma olarak görülmektedir. Algı yönetimin daha çok insanları kandırma, onları bir amaç doğrultusunda araç olarak kullanma hedefiyle yapılmasının sonucunda bu tür olumsuz fikirlere sahip olunması mümkün oluyor. Algı yönetiminin olumlu yanı ise özellikle bir markanın ürünlerini insanlara tanıtması ve kullandırtması bağlamında ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle reklamcılık ve pazarlama çalışmalarında algı yönetimi sıklıkla kullanılan bir mekanizmadır.

Medya sektörünün ilgilendiği algı yönetimlerinin başarılı olması; topluluklarla algı yönetimini benimseyen kişiler arasındaki iletişimin ne denli güçlü olduğu ile doğru orantılı olmaktadır. Tüm bu çalışmalar sırasında üzerinde algı yönetimi çalışması yapılacak ürünün özellikleri ile birlikte doğru bir şekilde algılanması ve yansıtılmasına da mutlaka dikkat edilmelidir. Özellikle görseller sayesinde geniş kitlelerin daha kolay bir şekilde kontrol edilmesi söz konusu olabiliyor.

Kitlelerin yönetilmesi açısından algı yönetimi değerlendirilmeye alındığında algı yönetiminin ulaşmak istediği kitlelerin büyüklüğü ile siyasetçilerin ulaşmak istediği kitleler arasında bir benzerlik bulunmaktadır. Bu yönüyle algı yönetimi siyasi alanda sıklıkla kullanılan bir yöntem oluyor. Kavramın ilk çıktığı yer olan Amerika yıllardan beri uyguladığı algı yönetimini son yılların en büyük işgali olarak sayılabilecek Irak işgali sırasında tekrar yinelemiştir. Irak’ta kimyasal silahların bulunduğu gerekçesi ile geniş kitlelerin gözünde işgali haklı çıkararak kendisine doğru bir nefretin yönlendirilmesinin önüne de geçmiştir. Bu işgalin gerekçesini haklı bulan diğer ülkeler ve oyuncular işgale müdahale etmemiş ancak Amerika asıl hedefi olan petrol çıkarlarından pay almayı da mümkün kılmıştır.

Geniş kalabalıkların yönetilmesi açısından olayların arasındaki benzerlikler dikkate alındığında siyasilerin dışında firmaların da bu algı yönetimini kullandıkları açıkça görülmektedir. Bu konuda Vestel ya da Torku gibi firmaların yerli üretime sağladığı katkıları devamlı olarak vurgulaması, kot ürünlerin zirvesi olarak bilinen Amerika’ya karşı Mavi firmasının geliştirmiş olduğu “kotlarımızı Amerika’ya satıyoruz” algısı da tüm bunlara dahil edilerek incelenebilir. Çoğu zaman insanlar bu olaylardan doğrudan etkilenmediklerini iddia ediyor olsalar da insanlar; bilinçsiz bir şekilde karar verirken bu algı yönetiminin hedeflediği seçimleri yapmakta ya da uzun bir süre sonra algı yönetimi yapılan olayları veya ürünleri istenilen şekilde hatırlamaktadırlar.

Toplumların sahip olduğu iletişim ve etkileşim gücüne bağlı olarak bazı toplumlarda algı yönetiminin daha kolay bir şekilde uygulanması söz konusu olmaktadır. Bu açıdan güçlü özelliklere sahip olan Türkiye’de de başarılı algı yönetimi çalışmaları yapılmıştır. Ninja Kaplumbağalar çizgi filmi ile pizza satışları arasındaki ilişki de Türkiye’deki en başarılı algı yönetimi çalışmalarındandır. 90’lı yılların hemen öncesinde Türkiye’de bir pizza markasının hizmet vermeye başlamasına rağmen istenilen ürün satış rakamlarına ve etkiye ulaşamaması sonucunda bu markalar Türkiye pazarından çekilme kararı alırlar. Ancak Ninja Kaplumbağalar çizgi dizisinin yapımcısı olan Murakami Wolf Swenson Productions şirketinin diziyi Türkiye’de bir kanala ortalama fiyatlardan çok daha uygun bir rakama teklif etmesi sonucunda pizzaya olan ilgi de hızlı bir artış göstermiştir. Kanal, teklifi kabul etmiş ve televizyonda birkaç sezon boyunca dizinin yayınlanmasına öncülük etmiştir. Bu dizinin yayınlanmasını takip eden birkaç yıl içinde oluşan yoğun talep karşısında farklı pizza markaları Türkiye pazarına girmeye başlamıştır. Günümüzde pizzanın en sevilen gıdalardan biri olmasının altında yatan bu hikaye aynı zamanda başarılı bir algı yönetiminin ne seviyelere gelebileceğini de göstermektedir.

Algı yönetiminin başarılı bir şekilde tüm dünyada etkili olduğunun en iyi örneklerinin başında da Amerikan filmleri gelir. Genel tema olarak bir kahramanın tüm dünyayı beklenmeyen bir kötülükten ya da zararlı bir varlıktan kurtarılmasının anlatıldığı bu filmlerde Amerikan propagandası yapılarak insanların bilinçaltına mesajlar gönderilmeye çalışılır. Bunu sağlamak için sinema filmlerindeki 24 karelik bir saniyelik görüntülere bir kare daha eklenerek yapılan 25. kare tekniği de sıklıkla kullanılır. Bunlara ek olarak son yıllarda özellikle önde gelen Apple markalarının ürünleri ya da StarBucks gibi zincir şirketlerin ürünlerinin kullanılması da kişileri bu ürünleri teşvik etmeye yönelik algı operasyonlarından oluyor.

Amerikan filmleri içinde western filmleri olarak tüm dünyaya yayışmış olan vahşi batı filmleri de benzer özellikler içermektedir. Bu filmlerde kahraman konumunda olan kişilerin tamamı son derece yakışıklı kişilerden seçilmekte ve ağızlarının kenarına koydukları bir sigarayla hatırlanmaktadırlar. Benzer filmlerin pek çok ülkede düzenli olarak yayınlandığı dikkate alındığında filmlerdeki karakterlerin kullandıkları sigaraların yıllar boyunca günlük hayatta pek çok kişi tarafından da kullanıldığı görülebilmektedir.

Geçmişe bakıldığı zaman bazı dünya çapındaki markaların gelişiminde de algı yönetimi çalışmalarının ne kadar başarılı şekilde sonuçlandığı gösteren örnekler bulabilmek mümkündür. Bunlar arasındaki en iyi örnek Coca Cola markasıdır. Dünyaya yeni bir lezzet getiren bu marka başlıca sloganı olan Coca Cola’nın mutluluk getirdiği ya da içildiğinde mutluluk verdiği algısını dünyanın çeşitli noktalarında yaptığı eylemlerle desteklemiştir. Bunlar arasında Afrika’daki yardıma muhtaç insanlara kola şişeleri ya da bardakları ile su vermeleri, çocukların ayakkabı yapmak için kola şişelerini kullanması gibi örnekler bulunmaktadır. Böylece Coca Cola’nın mutluluk sloganı dünya gözünde insanların bilinçaltında haklı çıkarılmaya çalışılır.

Pek çok kişinin hakkında fikir sahibi olmasına rağmen kendi davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını belirlemede etkisinden kurtulamadığı algı yönetimi çalışmaları insanları kitleler halinde etkilemenin en etkili yoludur. Bu konu hakkında fikir sahibi olan kişilerin bilinçlenmelerinin ardından davranışlarında ve karar vermelerinde değişimler meydana gelebilir. Böylece özgürce ve bağımsız karar verebilen bireylerin ortaya çıkması sağlanacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.