Amerika Başkanı Trump, göreve geldiği günden beri tartışmaların odağındaki yerini korumayı başarmıştır. Amerika’nın ve dünyanın Trump gibi birini hak etmediği konusunda dünyada yaygın bir kanı egemendir. Trump’ın Amerika’nın ve dünyanın başına gelen en önemli felaketlerden biri olduğu şeklindeki kanı dünya kamuoyunda uzun süre etkili olmaya devam edecektir.

Müslüman ülke vatandaşlarının Amerika’ya girişini engelleyen bir karara imza atması, Trump’ın ırkçı ve İslamofobik kişiliğinin politik yansımasıdır. Trump, İslam’ı ve Müslümanları bir bütün olarak terörist olarak gören Siyonist ve Evanjelist bir zihniyete sahiptir. Trump’ın Müslüman ve İslam düşmanlığı, Müslüman ülkelere yönelik çok ciddi bir tehdit durumundadır.

Trump, Müslümanlar kadar Meksikalılardan da nefret eden birisidir. Meksika sınırına aşılmaz bir duvar inşa etme kararı, Trump’ın çılgınlıkta sınır tanımazlığını ortaya koymaktadır. Trump, duvarlarla Amerika’yı dünyadan ayırma stratejisi izlemektedir. Trump, dünya tarihine Amerika’yı dünyadan izole eden başkan olarak geçecektir.

Tump’ın en çılgın kararlarından biri Tel Aviv’deki Amerika Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasını sağlayan kararı onaylamasıdır. Tump’ın Kudüs kararından sonra Ortadoğu’da ve Kudüs’te sular durulmamak bilmemektedir. Filistin ve İslam dünyası, İsrail-Amerika birlikteliğine karşı büyük bir direniş göstermektedir. Filistin halkı, büyük bir İntifada hareketi başlatmış durumdadır.

Başkan olduğu günden beri dünyanın başına büyük belalar açan Trump’ın başı bu aralar bir kitapla derttedir.Michael Wolf tarafından yazılan Fire and Fury: Inside the Trump White House (Ateş ve Öfke: Trump’ın Beyaz Sarayı’nın İçinden) isimli kitap, Trump’ı ve Beyaz Saray yönetimini ayağa kaldırmıştır. Trump’ın avukatları, kitabın basımını engellemek için ellerinden gelen bütün yolları denemişlerdir, ama başarısız olmuşlardır. Kitap, Trump’ın bir yıllık görev süresi boyunca Beyaz Saray’a kaos getirmekten ve güvenilir bir kişilik olmanın ötesinde bir profil ortaya koymadığını savunmaktadır. Wolf, Trump’ın Beyaz Saray’da ortaya koyduğu performansın yetersiz, zayıf ve zafiyetlerle dolu olduğunu iddia etmektedir.

Ateş ve Öfke kitabına göre Trump, erkeklere güvenmemekte, kadınlarla çalışmayı tercih etmektedir. Beyaz Saray’da işlerin büyük bölümünün kadın görevliler tarafından yapıldığını, Trump’ın eşinin ve kızının her şeye karıştıkları ifade edilmektedir. Geçen sene nisan ayında Suriye’de Esed rejiminin gerçekleştirdiği kimyasal katliamı Trump, yetkililerden değil, Ivanka Trump’ın power point sunumundan öğrenmekte ve ona göre açıklama yapmaktadır. Trump’ın erkekler yerine kadınlarla birlikte Beyaz Saray’ı idare etmesinden dolayı mevcut Beyaz Saray yönetimine Kadınlar Saltanatı adı verilmektedir.

Trump, sürekli zehirlenme korkusu yaşayan biridir. Kişisel eşyalarına, özellikle diş fırçasına kimsenin dokunmasına izin vermeyen Trump, olabildiğince McDonald’da yemeye çalışmaktadır. Eşinden ayrı bir yatak odasında yatan Trump, odasının kilidinin dışarıdan açılmayacak şekilde olmasını güvenlik yetkililerinden istiyormuş. Zehirlenme korkusuyla Beyaz Saray’daki günlerini geçiren Trump’ın çok huzurlu olmadığı görülmektedir. Trump’ın hiç kimseye güvenmediği, etrafındaki herkesin casus olmasından şüphelendiği ve herkese kendisiyle ilgili bilgileri dışarıya sızdıran zanlılar gözüyle baktığını anlıyoruz. Rusya’ya ulusal sırları sızdırmak suçlamasının Trump’ın ve ailesinin uykularını kaçıran bir konu olduğu detaylarıyla kitapta anlatılmaktadır.

Trump’ın okuyan biri olmadığı ve saatlerce televizyon bağımlısı bir kişilik olduğu görülmektedir. Odasında üç tane büyük ekran televizyonun olması, onun televizyon bağımlılığını göstermektedir. Vasatın altında okuyan biri olarak Trump’ın popülist ve cahil bir kişiliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Trump, en ufak bir şeyi abartan ve saçmalığın zirvelerinde dolaşan bir profil ortaya koymaktadır. Trump’ın gerçeklikten kopuk bir şekilde Beyaz Saray’ı yönetmesi, mübalağa ve saçmalıklar dünyasını yönetim olarak dayatması, Beyaz Saray personeli arasında büyük bir huzursuzluğa sebep olmaktadır.

Suudi Arabistan’da saray darbesi gerçekleştiren, Paris İklim Antlaşmasından Amerika’yı çeken Trump’ın, Beyaz Saray’ı yönetemeyen, aciz ve hasta bir profil ortaya koyduğunu kitaptan öğreniyoruz. Kitapta Trump’ın damadı Kuschner’in ve kızı Ivanka’nın Beyaz Saray’da güçlü olduğu anlaşılmaktadır. Kızının ve damadının elinde bir kukladan başka bir şey olmayan Trump’ın başkanlık görevlerini yerine getirmeyecek düzeyde hastalıklı ve istikrarsız bir kişiliğe sahip olduğunu, Ateş ve Öfke kitabı olaylarla ortaya koymaktadır. Trump’ın en yakınında olan kişiler bile ona manyak, hasta ve deli demektedirler. Bu kitaptan sonra Trump’ın Amerika ve dünya kamuoyunda hasta ve hiçbir şekilde güvenilmeyen adam imajı daha da güçlenmiştir. Kitap, Trump’ın başkan olarak görevine devam edip etmeyeceğine dair devam eden tartışmanın Amerika ve dünya kamuoyunda güçlü bir şeklide yapılmasını sağlamaktadır. Ateş ve Öfke isimli kitabın, Trump’a yönelik muhtemel bir azil sürecinin taşlarını ustalıkla döşediğini söyleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.