Kimden? Araplardan mı? Kürtlerden mi? Türklerden mi? Kim kimi kimden temizliyor? dediğinizi duyar gibiyim. Yok yok öyle değil. O eskidendi. Bugün Kuzey Suriye’de etnik ve ideolojik temelli bir ayrışma, artık sadece bir bahane. Çok net ifade etmek gerekiyor bazı şeyleri. ABD ve İsrail’in Körfez sermayesi ile oluşturduğu ‘İthal Ordu’nun dün itibariyle ‘Resmen’ kurulacağı açıklandı. Yani, Kuzey Suriye’ye, bölge dışından kiralık katiller ordusu, ABD ve İsrail’in menfaatlerini korumak için ‘Devlet/Ordu’ adı altına bir şirket kuruluyor. Biz buna ‘Kürt Devleti’ filan isimler takıyoruz ya. Kürt olmuş, Arap olmuş, PYD/PKK olmuş hiç önemli değil. Yeter ki kullanışlı olsun ABD için kâfi. Hatt-ı zatında Kuzey Suriye’de Arap;/Kürt/Türkmen halk, rejimi bile arar hale gelmiş durumda.

Türkiye’de tehdidin yönünün Ankara ve İstanbul olduğu apaçık. Türk ordusu, ivedilikle tehdidi bertaraf etmek ve ülkenin savunma hattını pro-aktif vaziyete geçirmek zorunda. Zira, hedefin bu topraklar olduğu çok nettir.

TSK dolayısıyla Türkiye, neyi hâla bekliyor anlamış değilim? Güneyimizde 12 askeri üs, Bulgaristan’da 4 askeri üs kuran, Ege ve Akdeniz’e uçak gemileri ile Türkiye’yi çevreleyen, 5.000 TIR ağır askeri malzeme ve satılık grupları yöneten ABD’nin hedefi Türkiye iken, Kurmay kafa neden ‘Yılanın başını erkenden ezmiyor’?

Elbette her türlü askeri harekatın birinci hedefi, ülkenin ekonomisini, aynı zamanda da halkın mevcut refahını tehdit edeceği aşikar. Bu bağlamda, askeri müdahale de elbette en son uygulama aracı olmalıdır. Ancak, tehlikenin geleceği/geldiği açıkken ‘yedi düveli karşımıza almayalım’ tedirginliği, mevcut şartların hâla birinci dünya savaşı şartlarının ötesinde olduğumuzu farkında olunmadığının da bir göstergesidir. Mutlaka askeri risk vardır. TSK zorlu bir süreçten de geçmiş ve geçmektedir. Lakin TSK, güçlü bir ordu. NATOCU ve FETÖCU hain zihniyetin varlığına rağmen, bölgede caydırıcı bir unsurdur.

Erdoğan, son konuşmasında, Türkiye sınırında 30 bin kişilik YPG ordusu kuracağını açıklayan ABD'ye çok sert sözlerle tepki gösterdi... Erdoğan, "Bu millet küllerinden doğmuş bir millet. Affedersin kıçı kirli bazıları, Suriye’de kalkıp bize tehdit sallıyor. Kusura bakmasınlar, PYD’ymiş, YPG’miş, DEAŞ’mış. Topunuz gelin, ne olursanız olun tepenize ineceğiz. Şu an obüslerle vuruyoruz, vurmaya da devam edeceğiz" dedi. "Amerika, ülkemiz sınırları boyunca bir terör ordusu kurduğunu ikrar etmiştir. Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır" diyen Erdoğan: TSK, Afrin ve Münbiç meselesini halledecektir. Hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Harekât her an başlayabilir. dedi. Ancak, harekat beklentileri nerdeyse altı ay oldu. Düşman, palazlandığı zaman mı müdahale edilecek ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarından da anlaşılacağı üzere, ülkenin başkomutanı müdahalenin olacağını açıklıyor.Zira (Türkiye’nin bölgedeki kazanımlarını geçtim) Ulusal güvenlik direk hedef altındayken, yarın mecbur kalınacak müdahaleyi, bugünden ertelemenin bir anlamı yoktur. Bu arada 15 Temmuz’dan beri, askeri ve istihbarat alanından stratejik konulara birçok anlaşma gerçekleştirdiğimiz İngiliz ve Ruslar, eğer K.Suriye’de Türkiye’ye destek vermiyorsa; kurmuş olduğumuz ittifakın kendi içinde sorgulanacağı da dikkatlerden kaçırmamalılar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624