1937-1939 yıllarında, tescillifaşistpartimizCHP’nin(bunu bensöylemiyorumbizzatKemalist tarihçilersöylüyor) tekpartiolduğuyıllardayaşanankatliamınardındanbirtarihi,herşeyiileyoketmeadınaDersimismiTunceliolarakdeğiştirildi.OlayınfailişüphegötürmeyecekşekildeCumhuriyetHalkPartisi’dir.

Sene 1937.

“Bu ülkedesadeceTürkulusuırksalhaklartalepetmehakkınasahiptir” diyerekfaşismveırkçılıkta dip yapmış general İsmetİnönügenelbaşkan;“safkanTürkolmayanlarınTürkvatanındatekhaklarıvardır, o da hizmetkârolma,köleolmahakkı”diyecekkadarçirkinleşenırkçıfaşistMahmutEsatBozkurtadaletbakanı;“uçağındüşerve o eşkiyalarınelinedüşersenbununlaintihar et”diyerekbeyliksilahınımanevikızıSabihaGökçen’everen Mustafa Kemal isedevletbaşkanıdır…

Katliamdesenvar, ırkçılıkdesenvar, faşizmdesenvar, diktatoryadesenvar…

Vebupartiinsanlığakarşıişlemişolduğusuçlardolayısıylaçoktankapatılmayıhakediyorken,ideolojisieğitimmüfredatıyoluylamilyonlarcaöğrenciyezorlabenimsetiliyor.CHP’ninvetürevlerinin(o türevlerkendileriniiyibiliyor) ideolojisiyleyetişmeyenbirtekbireyyok. Bu da 2017 yılındabile böylebirpartininnasılbukadaroyalabildiğiniaçıklıyor. Eğitimbakanlığı, CHP veMHP’ningençlikkolubaşkanlığıgibiçalışıyor.

Türkiye olarak CHP ve türevlerinin bu ayıbını 80 yıldır sırtımızda taşıyoruz. Bugün iktidar olamasada özgürlükçü bir hükümet olabilen bir parti var ve bu yanlışı düzeltmek adına adım atmıyor. Oysa Tunceli isminin aslı olan Dersim ismi ile değiştirilmesi, hem AK Parti’ye, hemde Türkiye'ye büyük prestij katacaktır uluslararası platformda.  Yeri gelmişken söylenmesi gereken bir başka şey de, bu şehrin valisinin Alevi vatandaşlarımız arasından seçilmesi doğru bir karar olur. Osmanlı’da öyleydi, şimdi de öyle olmalı.

Tunceli ismini Dersim ile değiştiren bir 20 yıl daha seçim kaybetmez.

AKPartili arkadaşlar bu ayıpla bir 5 yıl daha geçirmesin derim.

***

Mesut Barzani’nin istifası ve Mahabad Kürt Cumhuriyeti

"Tuhaf olan şey, ABD'nin terörist ilan ettikleri kişilerin Abraham tanklarına binip Kürtlere saldırmalarına seyirci kalması. Burada bir sorun var. Acaba ABD buna neden sessiz kaldı?" demiş Barzani...

Mesut Barzani istifa ile paçayı kurtardığına dua etsin, Mahabad Kürt Cumhuriyeti’ni kuran Qazî Muhammed gibi Çarçıra meydanında asılmakta vardı...

Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti, Kürt siyasi hareketleri içinde önde gelen isimler Gladyo’nun desteği ile bir sonuca varacağını sanmasın. Çünkü Kürdistan’a karşı olan bölge ülkeleri değil, küresel çetedir. Bu sınırları onlar çizdi ve Kürtler için biçtikleri rol, tetikçilik. Bütün Yahudileri bilemem fakat Siyonist İsrail Kürdistan’ın cehennemde yanmasına razı olur, Kürtlerin elinde olmasına razı olmaz...

Kürtlerinkulağına eğilip “sizin neden bir devletiniz olmasın” diyorlar, ardından bölge devletlere fahiş fiyatla silah satıp para kazanıyorlar. Qazî Muhammed’e Kürdistan vaadinde bulunup enerji kaynaklarını ele geçirince arkalarına bile bakmadılar.

Kürtler siyasi mücadelelerinde bölge halkı ile barış içerisinde olacak bir metodu seçmek zorundalar. Türkiye’nin, İran’ın, Irak’ın, Suriye’nin güçlenmesi, Kürtlerinde güçlenmesi anlamına geliyor. Kürtler barış içerisinde bağımsızlık dahil her haklarını alabilirler. Fakat bu bağımsızlık bölge halklarından bağımsız olmayacak, olmamalı.

Barzani’nin bağımsızlık referandumu, Gladyo’nun elinden Kürt kartını alma şansını sunmuştu bize fakat ne bölge ülkeleri, nede Kürtler bu süreci iyi yönetme becerisini gösteremedi.

Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar oturup sorunlarını konuşabilme yeteneğine kavuşmadıkça küresel çete hakim olmaya devam edecek.

***

Dibêjin “şaredariyê bajarê”şekire, ji welat şîrin tir e.

Vay be,Belediye başkanlığı koltuğunu bırakmak amma da zormuş...

Bazıları için...

Kockoca İstanbul belediye başkanlığını bırakmak Kadir Topbaş için bu kadar zor olmamıştı hani..

Ağladığını görünce içim parçalanmadı değil... Madem çok istiyor, keşke seçime kadar istifa ettirilmeseydi. Yeniden aday gösterilmez, olur biterdi.

Sevgili Edip Uğur!

Seni tanımam, oturup konuşma fırsatı bulsam eminim şeker gibi adamsındır. Kalbinin de temiz olduğuna inanıyorum. 25 Aralık’tan sonra bile “Hocaefendiye karşı saygımız, sevgimiz var” demişsin ama so what? Hocaefendiye saygısı sevgisi olan kimler yoktu ki hâla görevlerinin başındalar... Derin devletin 50 yıllıkresmi hocaefendisi sevilmeyecekti de ne yapılacaktı, değil mi?

Fakat belediye başkanı olarak başarılı olduğunu düşünmüyorum. En büyük hatan, önüne vizyon olarak, standart olarak bir Avrupa yada ABD şehrini değil, CHP’li, MHP’li HDP’li yada Refah Parti’li belediye başkanlığını koyman. Onlara kıyasla başarı çıtasını yükseltmiş olabilirsin fakat yeni dönemi okumakta zorluk yaşadığın kesin. Sende Türkiye’deki bütün belediye başkanları gibi (AK Partili, CHP’li, MHP’li, HDP’li farketmiyor) Avrupa standartlarına göre başarısızsın. Eline bir drone alıp uçurtsan Balıkesir’de bir üçüncü dünya ülkesi şehri görürsün. Üstelik hükümet belediyesi olmanın bütün avantajlarına rağmen...

Şahsen ben sadece bu belediye başkanlarının değil bütün belediye başkanlarının istifalarını isterdim. Çünkü bana göre kelimenin tek anlamıyla başarısızlar. Aday gösterilecekler, en başta çevre bilincine sahip, organik yaşam alanları kavramından haberdar olan ve bunu içselleştiren, 5 yıl sonrası için değil 100 yıl sonrasını öngörüp hareket eden, vatandaşın güneş hakkının değerini bilen, nefes alan, yeşili, spor alanları bol ve planlı şehirleşmeyi hedef alan ve bunun eğitimini görmüş kişilerden seçilmeli.

Bununla beraber, istenilen istifalarda başarısızlığın önplanda tutulmadığı aşikâr. Tayyip Erdoğan siyasi öngörüsüyle yeni seçim dönemine yeni isimlerle girmek istiyor. Metal yorgunluğu olarak ifade edilen şeyi taze kanla dinamizme çevirmeye çalışıyor. Bence akıllıca bir davranış. Heyecanı sürekli ayakta tutmak zaten Erdoğan’ın en iyi yaptığı şey. Mevcutların meseleyi bu kadar abartmasının bir manası yok. Sonuç olarak siz bu iş için biçilmiş kaftan, şehircilik anlamında süper projeleri olan kişiler olarak seçim yarışında bende varım diyen insanlar değildiniz. Bütün partilerde olduğu gibi AK Parti’de de görevlendirme olarak geldiniz. Görevlendirildiniz, işinizi yaptınız ve bugün partiniz seçim sürecine yeni görevlendirmelerle devam etmek istendiği için gidiyorsunuz. Parti liderinin, parti yönetiminin buna hakkı yokmu? Buna hakkı olduğunu siz de biliyorsunuz. Yerinize görevlendirilecek olanlar uzaydan gelmiyecek. Bakarsınız kardeşiniz, oğlunuz falan olur... Size de başka bir görev verilir. Koltuk, koltuktur bence. 80 milyonun yaşadığı bir ülkede koltuk beğenmeme lüksünüz olduğunuda düşünmüyorum şahsen... AK Parti’nin yerinde olsam “Belediye Başkanlığı Akademisi” kurar, sizide eğitim görevlisi olarak atardım buraya. Yaptıklarınızı değil, yapamadıklarınızı anlatmak şartıyla...

Hazır bu işe el atılmışken Çevre Bakanıda, TOKİ başkanıda istifa ettirilsin. Kentsel dönüşüm harika bir olay, devrimsel bir adım, tabiki Tayyip Erdoğan’ın ağırlığını koymasıyla gerçekleşen bir olay. Fakat Çevre Bakanlarımız, TOKİ başkanlarımız çapsızlıkları ile bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar.

Çok mu zor ya!Mimarları, mühendisleri toplayıp doğru dürüst projeler çizdirmek... Nedir bu evlerin çirkinlikleri?

Nedir bu inşaatların kalitesizliği? Her üç kişiden ikisi TOKİ evlerinden şikayetçi.. Çok mu zor inşaat sürecinde bu projeleri denetlemek? Yolla iki memuru yurtdışına, adamlar bu işi nasıl çözmüş öğrensinler. Oğlunu kızını, yurtdışına göndermeyi biliyorsun ama..

Sonrada Tayyip niye herşeye karışıyor... Ya bi işi de siz doğru dürüst yapın kardeşim..

***

Söylenmese eksik kalırdı

"Elmaseke bi qisûr ji berhûrekî bê qisûr hê bi qîmetir e"

“Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha değerlidir”

-Konfüçyüs-


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.