Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetini kurdu. Meclis, başkanını seçti. Türkiye, yeni sisteme geçti. İlk hamle olarak da Pakistan’a bir seferdeki en büyük savunma sanayii ihracatını yaparak 30 adet T 129 Atak helikopteri sattık. Bunlar yeni dönemin başlangıcı olarak güzel gelişmeler…

Yeni sistemde bakanlık sayısı azaldı ama onlara bağlı bakan yardımcılıkları olacak. Her bölüme bakması gereken, bakan adına o birimi yönetecek güçlü isimler… Tıpkı her vilayette valiye bağlı vali yardımcıları gibi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık tekrar ettiği, özeleştiri yaptığı, AK Parti’nin başarılı olamadığını söylediği alanlardan ikisi kültür ve eğitim konusudur. Maalesef AK Parti iktidarının henüz başlangıcında Kültür ve Turizm Bakanlıkları AK Partili olmayan isimlere emanet edildiği için arzu edilen ilerleme sağlanamamıştır. Gelen bakan ve onun getirdiği isimler, kendi fikir ve ideolojileri doğrultusunda icraatlar yapmışlardır.

Erkan Mumcu, Ertuğrul Günay gibi farklı fikir ve inanca sahip isimlerin transfer edilerek kültür ve turizmin başına geçirilmesi talihsizlik olmuştur. Kültür’de, halen bu isimlerin atadığı AK Parti zihniyetine uzak kadrolar etkinliğini sürdürmektedir.

***

Kültür sanat dünyamızda konusunda güçlü isimler yok mu? Elbette var. Hiçbir şey olmasa, belediyelerin kültür hizmetlerini yürüten, kültürle içli dışlı insanlardan bir ekip kurulmuş olsa şimdiye kadar çok daha sağlıklı hizmetlere imza atılırdı.

Türkiye, diğer dünya ülkelerinde olmadığı kadar kültür, sanat, tarih ve edebiyat bakımından zengin bir ülkedir. Eksik olan ise müthiş bir potansiyele sahip olduğumuz turizmin içini bir türlü kültürle dolduramamış olmamızdır. İcraat yapılmıyor mu, elbette yapılıyor. Ama yeterli değil. Çin’de, Japonya’da bir sergi açıldığında onlara kendi dillerinde Türkiye’yi tanıtacak yeterince kitap dağıtamıyorsak, tanınmış birkaç Türk yazarının kitaplarını ulaştıramıyorsak bu eksikliktir.

Bunun için öncelikle Cumhurbaşkanı’nın çevresinde yeni kültür politikaları geliştirip bunların uygulamasını takip edecek, kültür sanat konusunda uzmanlaşmış danışmanlara ihtiyaç vardır. İkinci olarak da turizmcileri sevindiren ETS Tur’un sahibi yeni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’a bağlı güçlü yardımcılara ve vizyoner kültür adamlarına görev verilmelidir.

***

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncelikle içi dolu bir strateji planı hazırlamalıdır. Turizmin içini kültürle doldurmak, kültür hizmetlerini tüm ülkeye yaymanın yanı sıra, yurt dışında da Türk kültür ve sanatını kapsamlı bir şekilde tanıtacak güçlü bir programa ve icraata ihtiyaç vardır.

Yurt dışında ciddi ve kapsamlı tanıtımlar yerine, her geziye farklı bir solistle giden yöneticilere ait şikâyetler bir yazar olarak bana kadar ulaşıyorsa üzücüdür.

Ülkemize asıl kazandıracak olan deniz kum değil, kültür turizmidir. Yurt dışından gelen turistler, Türkiye’de kendi ülkelerindekine benzer uygulamalar değil, bize özgü orijinal şeyler görmek için geliyorlar. Bizim eserlerimizi gezmek, bizim yemeklerimizi tatmak, bize özgü kültür ve sanat eserlerini tanımak, anlamak, almak, bir hatıra olarak ülkelerine götürme gayreti içindeler.

Bacasız sanayi dediğimiz turizmin içini çok güçlü bir şekilde Türk – İslam kültür sanat eserleri ile doldurmalıyız. Kadınlarımızı da üretir hale getirip onların emeğini kültür turizminin içine çok daha büyük oranlarda katmalıyız. Şoföründen satıcısına, kültür ve turizm sektöründe faaliyet gösteren insanları hizmet içi eğitimden geçirerek gelen misafirleri soyma, kazıklama zihniyetini değiştirmeliyiz. Deniz ve kum için gelenden çok kültür turizmine yönelik misafirlerimizi artırabilirsek, ancak o zaman ülkemizin turizmden kazandığı parayı katlayabiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.