Türkiye, Amerika Ve Suriye

Prof.Dr.Bilal Sambur 19.05.2017


16 Mayısta Washington'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump arasında uzun süredir  hazırlığı yapılan görüşme gerçekleşti. Günler öncesinden MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Washington'a giderek  gerekli altyapı çalışmaları yapması, Erdoğan-Trump görüşmesinin önemini göstermektedir.

Geçen hafta Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'la yaptığı görüşmede Trump'ın DAİŞ'in   sivil uçaklara saldırı planıyla ilgili çok gizli bilgileri Rusya heyetiyle paylaştığına dair iddialar, Washington'da sıkıntılı bir havanın doğmasına neden olmuştur. En sonunda Trump, Lavrov'la   DAİŞ  konusunda bilgi paylaşımında bulunduğunu  twitter üzerinden kabul etmiştir.

Rusya ve Amerika, Suriye'de ortak bir politika uygulamaktadırlar. Rusya ve Amerika arasında, Suriye konusunda bir anlaşmazlığın çıkmasını beklemek  yanıltıcıdır. Şayrat hava üssünü Tomhawk füzeleriyle vuran Amerika, Rusya ile anlaşarak bu operasyonu gerçekleştirmiştir. Başkan Trump'ın DAİŞ konusundaki çok gizli bir istihbaratı Rusya heyetiyle paylaşması, Suriye ve Ortadoğu konusunda Amerika-Rusya ilişkilerinin   derinlik ve bütünlük kazandığını  göstermesi açısından önem arz etmektedir.

Türkiye, Obama yönetimi tarafından Suriye  konusunda  aldatıldığını düşünmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington yolunda Obama yönetimini eleştirmesi,  çok önemli bir çıkıştır. Obama yönetiminden ağzı yanan Türkiye, Trump yönetimi konusunda ise çok ihtiyarlı bir tutum içinde görülmektedir. Türkiye, Suriye konusunda  Trump yönetiminden   çok şeyler beklememekte, ancak Suriye konusunda Amerika'yı Türkiye'nin pozisyonuna yaklaştıracak iş birliği arayışları içinde olmaya çalışmaktadır.

Amerika Başkanı Trump, Rakka operasyonunun etkili bir şekilde   sürdürülmesi ve tamamlanması için Suriye Demokratik Güçlerine ağır silahlar verilmesine dair bir  kararı onaylamıştır. SDG'nin  silahlandırılması kararı, Türkiye tarafından şiddetle eleştirilmektedir. Washington görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, YPG ve Amerika arasında ilişkilerin kurulmasının hiçbir şekilde  kabul edilmeyeceğini net olarak ifade etmiştir. Türkiye, Suriye ve YPG-PYD konusundaki politikasını en yetkili makam olan Cumhurbaşkanlığı üzerinden Amerika yönetimine aktarmış bulunmaktadır. Yeni süreçte Washington, Türkiye ile ilişkileri canlandırmak için yeni kanallar kurmak için  çabalayacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump arasında olumlu havada gerçekleşen görüşmenin Türkiye-Amerika ilişkilerine pozitif   yansımalarının olabileceğine  dair  yorumların yaygın bir şekilde yapıldığı not edilmelidir.

Amerika, Rakka operasyonunu Suriye Demokratik Güçleriyle birlikte yapmak şeklindeki planından  vazgeçmeyecektir. Rakka yolunda  stratejik bir noktada bulunan Tabka'nın  Suriye Demokratik Güçleri tarafından ele geçirilmesi, Amerika-SDG ittifakının Rakka operasyonu konusunda dönülmez bir noktaya geldiğini göstermektedir. Amerika, Rakka operasyonunun ilerlemesi için    SDG güçlerine  ağır silah yardımı  yapılması kararını hızla uygulamaya koymuştur. Rakka konusunda alternatif bir operasyon planı arayışında olmayan Amerika, SDG ile  operasyonu içeren  Pentagon planında hiçbir değişikliğe gitmeyecektir.

Amerika, Türkiye'nin DAİŞ ve PKK'ya karşı  vermiş olduğu mücadeleyi desteklediğini ilan etmiştir. Terörle mücadele konusunda Amerika-Türkiye  arasındaki yakın işbirliği içinde olacağının vurgulanması, Türkiye-Amerika ilişkilerinde büyük kırılmaların  yaşanmasını her iki tarafında istemediğini göstermektedir.

Amerika, SDG-PYD güçleriyle işbirliği içinde olmaya  devam edeceğini ortaya koyan bir politika izlemektedir. Türkiye, PYD-YPG'nin hiçbir şekilde desteklenmemesi gerektiği şeklindeki kırmızı çizgisini ortaya koymuş bulunmaktadır. Amerika, SDG'ye vereceği silahların hiçbir şekilde PKK nın eline geçmeyeceği ve ülkemize karşı kullanılmayacağı konusunda  gerekli güvenceleri vermeye çalışmaktadır. SDG-PYD konusu, 25 Mayısta yapılacak olan NATO güvenlik zirvesinde de kritik bir başlık olarak gündeme gelmeye devam edecektir. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde hiçbir şekilde  herhangi bir Kürt oluşumuna ve koridoruna izin vermeyeceğini ortaya koymuştur. Türkiye,  Suriye'nin kuzeyinde PYD-YPG yapılanmalarının önünü keserek PKK nın Irak ve Suriye'de güçlenmesini engellemeyi  stratejik hedef olarak değerlendirmektedir. Türkiye, önümüzdeki süreçte Suriye sahasında hep olacak, SDG-YPG güçlerine karşı operasyonlar gerçekletirecektir.

Türkiye-Amerika ilişkilerini sıkıntıya sokan ikinci önemli konu, FETÖ'dür. Türkiye,  ısrarla Amerika'da üslenen FETÖ elebaşının  ve  örgütün kurmay kadrosunun Türkiye'ye iadesini  istemektedir. Amerika yönetimi, FETÖ elebaşının iadesi konusunda şimdiye kadar   tatmin edici bir adım atmış değildir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Trump'la görüştüğü 16 Mayıs tarihinde FETÖ elebaşının Washington Post gazetesinde  “Artık Tanıyamadığım Türkiye” başlıklı  yazısının çıkması, büyük bir talihsizliktir. FETÖ elebaşı, yazısında  ülkemizin diktatörlüğe kaydığını, batılı değerlerden uzaklaştığını, hukuk dışı uygulamalar yapıldığını iddia ederek  kara bir   propaganda  örneği sergilemektedir. Cumhurbaşkanımızın Beyaz Saray'da ağırlandığı bir günde FETÖ elebaşının Washington Post'ta yazması, 16 Mayıs görüşmesini etkisizleştirmek amacı taşımaktadır. FETÖ, Amerika ve Avrupa dahil dünyanın her yerinde etkin medya araçlarıyla ülkemize karşı propaganda faaliyetlerine devam etmektedir. FETÖİSTLERİN, ülkemize karşı dünyada kamuoyu oluşturma faaliyetleri Türkiye için çok ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

16 Mayıs görüşmesi, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Başkan Trump arasında  yüz yüze yapılan ilk görüşme olması açısından önemlidir. FETÖ ve YPG sorunlarına rağmen, her iki ülke   ilişkiye devam ve sorunların diplomasi ve diyalogla çözülmesi konusunda  karar almışlardır. 16 Mayıs görüşmesi, ihtilaf konularına rağmen ittifak  alanının genişletilmesini amaçlayan  bir  anlayışla ilişkilerin devamı şeklinde bir sonuç ortaya çıkarmıştır.

 


Etiketler: