HSBC Grubu’nun hazırladığı Navigator Raporu, ikili ticaret ilişkilerinde orta ve uzun vadedeki potansiyel değişimlere ilişkin analizleri ve iş dünyasının ticarette büyüme beklentilerini gösteriyor. Türkiye’nin de dâhil olduğu 25 ülke arasındaki ikili ticaretin mercek altına alındığı rapora göre; şirketler dünyada artan korumacılık ile ilgili endişe duysa da uluslararası iş yapma olanaklarına ilişkin iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Ankete Türkiye’den katılan şirketlerin %80’inden fazlası da Türkiye’nin ticaret hacminin gelecek 12 aylık dönemde artacağını öngörüyor.

Türkiye’nin dış ticaret görünümüne ilişkin değerlendirme ve öngörüler içeren raporda; Asya başta olmak üzere diğer gelişen pazarlardan gelen güçlü talebin etkisiyle Türkiye’deki ihracatçı şirketler için görünümün pozitif olduğu ifade ediliyor. Türkiye’deki şirketlerin Asya ve Orta Doğu’daki yeni pazarlarda fırsatları değerlendirmeyi sürdürmeleri gerektiğine işaret edilen raporda; şirketlerin verimliliği artırma ve teknolojik adaptasyonu güçlendirmeye yönelik çalışmaları devam ettirmelerinin önemine vurgu yapılıyor. Diğer taraftan; yüksek enflasyon ve dış borçlanma şirketler için yeni pazarlarda fırsatları değerlendirmelerinin önünde zorlayıcı faktörler olarak öne çıkıyor.

Rapora göre; uzun vadede Türkiye’nin en hızlı büyüyen ihracat pazarları batıda değil, doğuda olacak. Çin ve Hindistan 2021 ile 2030 yılları arasında Türkiye’nin en hızlı büyüyen ihracat pazarları olarak Batı Avrupa ve ABD’yi geride bırakacak. Orta Doğu’nun Türkiye ihracat stratejisinde önemli bir rol oynamayı sürdüreceğinin belirtildiği raporda; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın en hızlı büyüyen ihracat pazarlarında Çin ve Hindistan ardından ilk beşte yer aldıkları ifade ediliyor.

Rapora göre; Türkiye’nin hizmet ihracatı 2017 yılında toplam ihracatın yalnızca beşte birini oluşturdu. Hizmet ihracatında turizm ve ulaşım/dağıtım sektörleri ise toplam hizmet ihracatının %84’ünü kapsadı. Ankete Türkiye’den katılan şirketlerin %61’i hizmet ihracatının küresel ortalamaya paralel olarak gelecek bir yıl içerisinde yükselmesini bekliyor.

Türkiye dış ticaret görünümünde, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önemli bir yere sahip olduğunun belirtildiği raporda; Asya’daki gelişmelerin de giderek daha fazla önem kazandığı ifade ediliyor. Türkiye’deki şirketlerin Kuşak ve Yol ve ASEAN 2025 gibi Asya inisiyatfilerine resmi katılımı desteklemeyi sürdürmeleri gerektiğinin belirtildiği raporda; bu inisiyatiflere katılımın özellikle altyapı fırsatlarından faydalanılması ve hizmet ihracatlarında çeşitlilik sağlanmasına katkı vereceği belirtiliyor.

Taşıma ekipmanları ve endüstriyel makinanın ithalattaki ana kalemler olduğunun belirtildiği rapora göre; 2017 yılında Türkiye taşıma ekipmanları ithalatının %72’sini Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’tan gerçekleştirirken, makine ithalatının %40’ını Almanya ve Birleşik Krallık’tan, %23’ünü ise Çin’den yaptı. Rapor, makine ve parça üretiminde küresel payını gittikçe arttırmasıyla Çin’in, günümüzde Türkiye’nin en büyük ithalat kaynağı olan Almanya’nın 2030 yılında yerini alacağına işaret ediyor.

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin Asya bölgesinde bulunan diğer gelişen piyasalardan yaptığı ithalatın hızlı biçimde artış göstereceği öngörülüyor. Türkiye’nin bilişim ve iletişim teknolojileri ekipmanının büyük bölümünü tedarik eden Vietnam, gelecek on yıllık dönemde Türkiye’nin en hızlı büyüyen ithalat kaynağı haline gelmeye hazırlanıyor. Türkiye ekonomisine rafine petrol ürünleri ile birlikte kimyasal ve tekstil ürünleri sağlayan Hindistan’ın ise en hızlı büyüyen ikinci ithalat kaynağı olacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.