Türkiye her zaman olduğu gibi bu günlerde de daha büyük ekonomik zorluklarla karşı karşıya. Ancak zor günlerde devletin alması gereken bazı radikal kararlara ihtiyaç vardır. Hazine ve Maliye Bakanı sayın Berat Albayrak elbette ekonominin baş sorumlusu olarak görev yaparken ve seçimden evvel ekonomik alanda verilen vaatlerin yerine getirilmesiyle halkımızın teveccühü bir kez daha kazanmış olacaktır.

Geçmiş yıllarda da sayın Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan insanlarımızdan dövizlerini bozdurmasını istedi. Halkımızın bir kısmı buna uydu ve on milyar civarında döviz Türk parasına çevrildi. Şimdi ise yine aynı şey isteniyor. Dövizlerini bozduranlar elbette büyük bir fedakarlık yaptılar.

Ancak, dar günlerde bazı fedakar insanlarımız bunu yaparken, bazıları da dövize veya bankalara parasını yatırıp faizden gelen bir gelirle hiçbir iş veya yatırım yapmadan bir asalak gibi yaşamaya devam ediyor. Asıl olan bunların üzerine ekonomik olarak gitmek gerekir.

Onun için diyoruz ki nasıl ki mal mülk bir servettir. Devlet bunlardan vergi almaktadır. Para ve altın da servet olduğuna göre devletin bunlardan ciddi bir vergi alması gerekir. Parasını bankaya yatırandan en az yüzde on, altından bir miktar vergi alınmalıdır ki adalet tecelli etsin. Bildiğimiz kadarıyla Japonya’da parasını bankaya yatırandan bir miktar vergi alınıyor. Hal böyle olunca bankalara para yatırmak cazibesini kaybediyor ve para piyasaya geliyor.

İş yapan insanlarımız işçi çalıştırıyor, vergi veriyor, elini taşın altına koyup risk alıyor. Kâr da zarar da edebilir. Parasını bankaya yatıranlar gibi garanti bir kazanç yolunu tercih etmiyor. Amma ülkenin bütün vergi yükü iş yapan sektöre yükleniyor.

Ayrıca petrole milyar dolarlar ödenerek dışardan ithal ediyoruz. O zaman hem trafiği rahatlatmak ve hem daha az petrol almak için bir gün tek bir günde çift plakalı arabalar trafiğe çıksın. Böylece trafiğin yükü de en az yüzde kırk civarında azalacaktır. Ticari araçlar elbette bu uygulamadan muaf tutulmalıdır. O zaman dışarıya hem az döviz öder hem de trafiği rahatlatmış oluruz.

Durum son derece açık ya ülkeyi ekonomik dar boğazdan kurtaracağız, ya da bir kaç bankanın hatırı için ülkenin ekonomisine ciddi zarar verip halkı perişan edeceğiz. Ülkeyi rant ülkesi olmaktan çıkarıp yatırım ülkesi haline getirmeliyiz ki, kalkınmamızın hamlesi harika olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-08-07 00:51:38

Yazıyı okudum yazarımızin kalemine ve gönlüne sağlık. Biraz eksik yazılmış yazarımız dersine çalışmamış maalesef Halbuki daha kapsamlı bir yazı yazılabilir di Çünkü özellikle ülkemizde dövize rağbet olmaması için dövizle borçlanma mak için gerekli yasal düzenleme yapılmalı Örneğin Örneğin İslami endeks kurulmalı İslami endekse katılan şirketler tamamen katılım bankacılığı adı altında borsaya açılmalı her sene karından düzenli temettü verilmeli bunu yasal zemine oturtulmalı Böylece halk faize para yatırmaz hem yerli paramız değerlenir hem de dolarla işimiz olmaz böylece katılım endeksi oluşursa şirketlerde faize bulaşmadan işlerini yuruturler tamamen İslami kurallarda işlem Görmeli spekulatif açığa alış satış yasaklanmalı tamamen şirketin faaliyetleri ile hareket etmeli Bak gör o zaman faiz bankalarına para yatıran oluyor mu

banner623

banner624