İki gün boyunca Türkiye’nin borsadaki Açığa Satış marifetiyle nasıl soyulduğunu izah etmeye çalıştık. Ve bu soygun maalesef yasal olarak yapılıyor. Soyanların da neredeyse tamamının yabancı fonlar olması ayrı bir acıklı durum. Ülke soyulup soğana çevrilerek, en gözde kamu bankaları ve şirketler yabancıların kontrolüne geçerken, siyasilere yol gösterme pozisyonunda olanlar, hala utanmadan gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar.

Hükümete, devlete ve hatta devlet başkanına akıl verme pozisyonunda olan bu yalancılar, bu yılın Mart ayında inanılmaz bir yalan attılar ortaya. Kameraların önüne geçip başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümeti, yerli yatırımcıyı ve Türk kamuoyunu yanılttılar. Köşeli kelimeleri ağızlarında yayarak, “Türkiye’deki kamu şirketleri hiç kimsenin eline geçmeyecek” dediler. Hatta yine ekranlarda gerdan kırarak, Açığa Satış yöntemiyle borsada büyük vurgunlar yapan yabancı oyuncuları tehdit etmişlerdi.

Peki bu omurgasız ve yalancıların iddiaları ile tehditleri bir çözüm oldu mu? Kameralar önünde ekranlar aracılığı ile milyonların gözünün içine baka baka yalan söyleyen bu sözde uzmanların tehditlerinden üç gün sonra borsadaki devlet hisselerinde Açığa Satış tüm hızı ile devam etti. 8, 9, 10 Mart tarihlerinde THYAO’ya ait toplam 21 Milyon 744 bin lot açığa satış yapıldı. Bu açığa satış ile birlikte CITIBANK ile Deutsche Bank THYAO’nun borsadaki hisselerinin yüzde 27.08 oranında Mart ayında sahip oldu.

Dün itibariyle bu iki bankanın elinde bulunan THYAO hissesi oranı yüzde 57,72’ye ulaştı.

Aynı tarihlerde Halkbank’a ait toplam 10 milyon lot Açığa Satış yapıldı. Yukarıda adını zikrettiğimiz her iki yabancı bankanın dün itibariyle HalkBank’ın borsadaki hisselerinin yüzde 79,16’sına sahip olduğu da borsa verileri sağlayan şirketlerin programlarından rahatlıkla görülebiliyor.

Türkiye’nin gözde şirketlerinin yabancıların eline geçmesine isyan edip tüm kamuoyunu uyarmaya çalışan borsa uzmanımız İbrahim Coşkun’a ulaşıp bu soygun nasıl durdurulabilir sorusunu yönelttik. Sayın Coşkun’un önermesi çok basit. Şimdi söyleyeceklerini sabırla okursanız, çözümü de göreceksiniz.

Peki Açığa Satış ne demek?

Açığa Satış Sistemi (ödünç verme/alma), bir hisse senedinin bir başka kişi/kurum tarafından kiralanması demek. Örneğin, Bir kişinin elinde fındık olmamasına rağmen, fındık borsasında, fındığı 5 TL’ye satıyor olması ve gerçek fiyatı 10 TL olan ürünü üreticiden 4 TL’den alması şeklinde manipülasyon olarak özetlenebilir.

Açığa Satış sisteminden dolayı, hiç kimse bu tüccara “birader 5 TL’ye sattığın fındık nerede, bir görelim” diyemez. Çünkü bunu göstermek zorunda değil. Ve spekülatör, olmayan fındığı, gerçek fındığın yarı fiyatına satarak manipülasyonun kralını yapıyor. Yanlış anlamayın, bu işlem tamamen YASAL!

Bu işin borsadaki şekli de şöyle; yabancı fonlar/bankalar, örneğin, 500 bin doları yurtdışı kaldıraçlı forex/dolar marifetiyle birkaç milyon dolar haline getirebiliyorlar. Daha sonra bu parayla borsaya girip Açığa Satış sistemiyle her tür manipülasyonu veya spekülasyonu yapıp yerli yatırımcının elindeki hisseleri panikletme yöntemiyle ele geçiriyorlar. Bunu sadece yabancı banka ve fonlar değil yurt içindeki kişi ve kurumlar da pekâlâ yapıyor. Hatırlarsanız THYAO hissesi ortada hiçbir şey yokken 10,50’lerden 4,88’e kadar aylarca süren açığa satışlarla düşürülmüştü.

Bir diğer konu ise özellikle devlet hisselerinde 17/25 kumpas zamanında, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen akabinde 18-20 Temmuz tarihlerinde veya vize krizinde açığa satışın yasaklanması gerekiyordu. Konuya devam edersek; Borsada açığa satışlarla minimum rakamlara düşürülen hisseler toplandıktan sonra “borsa coşuyor” haberleri servis ediliyor, bundan sonra kâr realizasyonu yapılıyor.

Bu sırada elde edilen kâr dolar/TL’ye yönlendiriliyor. Burada da yüklü miktarlarda kâr ediliyor. Tüm dünya paraları DXY/ABD10 yıllıkları ve paranın sahibi olan ülkenin 10 veya daha az yıllık tahvillerinin oranı, ihracat verisi ve enflasyon rakamlarıyla direk alakalıdır. Türk lirası söz konusu olunca bu böyle işlemiyor, Borsa coştu haberlerinden sonra doları speküle edenler daha sonra yüksek rakamdan dolar realize edip borsaya yine dönüyor. Bu sistem biteviye devam ediyor. Bu arada Merkez Bankası sürekli yükselen doları fonlamaya çalışırken döviz stokunu eritiyor.

Çözüm ise sermaye piyasalarında özellikle devlet hisselerindeki açığa satışın hatırı sayılır şekilde minimize edilmesi veya tümden yasaklanmasından geçiyor. Çünkü yerli yatırımcı olan Türk halkı açığa satış ve hisse değerlerinin Açığa Satış yöntemiyle keyfe keder düşürülmesinden dolayı borsada yatırım yapmıyor/yapamıyor.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.