Altın oran, özellikle matematikte ve sanatta, muhteşem bir uyum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Altın oran, Allah’ın doğada yaratığı güzellik ölçüsü olarak tarif edilebilir. Dengeli ve insanın hoşuna giden bir forma ulaşılmışsa, orada altın sayının bir fonksiyonu var demektir. Bu gerçek, matematiksel bir hayal gücü değil, denge yasalarının doğal bir sonucudur.

Altın oran, yüce yaratıcının matematik sistemidir. Tüm nesne ve varlıkların parçaları arasındaki uyumun, ezelden beridir hiç değişmediğini göstermektedir. Altın oran, aynı zamanda “Evrenin Matematiği” demektir.

Altın oran ve Bediüzzaman Said Nursi

İnsanların altın oran dediği ilahi oranı, Risale-i Nurlarda görmek mümkündür.
 

1. Varlıkların yaratılmasında altın oran

Birinci Mesele: Sâni-i Zülcelâl, ism-i Hakîmin muktezasıyla, her şeyde en hafif sureti, en kısa yolu, en kolay tarzı, en faydalı şekli ehemmiyetle takip ettiği gösteriyor ki, israf, abesiyet, faydasızlık, fıtratta yoktur. İsraf ise, ism-i Hakîmin zıddı olduğu gibi, iktisat onun lâzımıdır ve düstur-u esasıdır."

"Ey iktisatsız, israflı insan! Bütün kâinatın en esaslı düsturu olan iktisadı yapmadığından, ne kadar hilâf-ı hakikat hareket ettiğini bil; كُلُوا وَاشْرَبوُا وَلاَ تُسْرِفُوا âyeti ne kadar esaslı, geniş bir düsturu ders verdiğini anla."(Lem'alar, Otuzuncu Lem'a Üçüncü Nükte)

2. Yağmurun yağmasında altın oran

"Eğer kudret-i İlâhiyenin azametine bakılırsa, cihetler hep birdir. Hangi cihetten ve hangi şeyden olursa olsun, yağmurun yağması mümkündür. Eğer hikmet-i İlâhiyeye bakılırsa, yağmurun nüzulü, ancak küre-i havaiyede münteşir ve küre-i havaiyenin onda bir cüz’ünü teşkil eden buhar-ı mâinin tekâsüfünden husule geliyor. Zira, hikmet-i İlahiye, bütün eşyada en güzel bir nizam teşkil etmiştir. Bu nizam eşyadaki muvazene-i umumiyenin muhafazasına hizmet eder. Bu muvazenenin muhafazası da en yakın ve en kolay ve en kısa yolları tercih etmekle olur."( İşarat-ul İ'caz, Bakara Suresi, 19-20. Ayetlerin tefsiri)

3. İstikametli faaliyetlerde altın oran

Altıncı kelime اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur:
"Evet, nasıl bir yerden bir yere giden yolların ve bir noktadan uzak bir noktaya çekilen hatların en kısası ise, en doğrusudur ve müstakîmidir. Aynen öyle de, mâneviyatta ve mânevî yollarda ve kalbî mesleklerde en doğrusu, en müstakîmi ise en kısa ve en kolayıdır. Meselâ, Risale-i Nur’da bütün muvazeneleri ve küfür ve iman yollarının mukayeseleri kat’î gösteriyorlar ki, iman ve tevhid yolu gayet kısa ve doğru ve müstakîm ve kolaydır ve küfür ve inkâr yolları gayet uzun ve müşkülâtlı ve tehlikelidir."

"Demek bu istikametli ve hikmetli ve her şeyden en kısa ve kolay yolda sevk edilen bu kâinatta, elbette şirk ve küfrün hakikatleri olamaz. Ve iman ve tevhidin hakikatleri, bu kâinata güneş gibi lâzım ve vaciptir." (Şualar, On Beşinci Şua, Fatiha-i Şerife'nin Muhtasar...)

İnsanoğlu, yaratıldığından beridir hep güzellik peşindedir. Çünkü dünyaya gözlerini açar açmaz; yerde, gökte, canlı ve cansız varlıklarda hep güzellik gördü. Nereye baksa, dört bir yanına Allah’ın yarattığı güzellikleri gördü. Aslında insanoğlu güzellik ararken, İlahi oranı arıyordu.

"İlâhî Oran"ın yani “Altın Oran”ın ne zaman keşfedildiği bilinmemektedir. Fakat günümüze kalmış muhteşem (Piramitler, Kabe…) yapılarda kullanıldığı görülmektedir.

İlâhî orantının formülünün bulunmasında, Pisagor (matematikçi) ve Phidias (heykeltraş) önemli rol oynadılar.  Pisagor: "Her şeyin ölçeği insan" diyerek, insan bedenini mükemmelliğin simgesi olarak gör­dü. İnsan bedenini mükemmelliği, estetik anlayışlarına temel oldu.

Phidias, İlahi Oran üzerinde çalışırken, "Phi sayısı" ortaya çıktı. Pi sayısı, altın dörtgeni kurmada kullanılan orandı ve büyük kenarın küçük kenara bölünmesi halinde 1,618 değerini veriyordu. "Altın Bölme", "Altın Kesit", "Altın Oran" böylece ortaya çıktı.

***

Altın oran, Allah’ın bir lütfudur ve DNA'mıza dahi işlenmiştir. Türkiye’nin altın oranı; Tek Millet (Anadolu Milleti) gerçeğidir.

Malazgirt, Çaldıran, Kurtuluş Savaşı, 15 Temmuz,  hep Allah’ın bir lütfu olarak ve altın oranın zaferi olarak sonuçlanmıştır.

Türkiye'nin altın oranı, zor zamanlarında ortaya çıkan birlik ve beraberliğidir. Tıpkı bugünkü gibi. Altın oran bugün, milli eksen, Milli Anadolu İttifakı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Milli eksen (altın oran) İttifakı; MHP ve HDP (Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Zaza, Boşnak) tabanı başta olmak üzere Ermeni, Rum, Yahudi vatandaşlarımızı, Alevileri bir araya getirebilecek bir strateji üzerine kurulmalıdır. Milli eksen (AK Parti+Kürtler+MHP+Aleviler) ittifakı ADALET ve Barış (SELAM) üzerine bir denge ittifakı olmalıdır. Son derece ADİL ve dengeli bir ittifak olmalıdır. Alevilerin, milli eksene dâhil edilmesinin zamanı gelmiştir.

***

İncirlik Üssü: Şerden emin olmak için, şimdilik kapatma yoluna gidilmemelidir. Kapatılırsa; ABD, Suriye PKK bölgesine taşınmak (nükleer başlıklarla birlikte) için, bir bahane olarak kullanacaktır. Henüz İncirlik üssünü kapatmanın zamanı değildir.

Ayasofya Camii: Ayasofya camiye çevrilirse, Avrupa’daki bir çok cami (kiliseye çevrilebilir) bundan zarar görebilir. Ayasofya, zamana bırakılarak ve şov yapmadan, göze batmadan, adım adım camiye doğru zaten gitmektedir. Bu strateji devam etmelidir. Bunun için aceleye hiç gerek yoktur.

İslam referanslı bir terör örgütü: ABD, PKK’dan ümidini keserse, Kürtleri kullanabileceği ev özellikle İslam eksenli yeni bir terör örgütü (belki de kurmuştur) kurabilir.

Boz/kurt İşareti: Özellikle Afrin harekâtına katılan bazı askerlerin, Boz/kurt (MHP) işareti yapması, MİLLİ ORDU kimliğine ve terörle mücadeleye zarar verebilir. Terörle mücadele, sadece MHP’nin sorunu değildir. Bütün Türkiye’nin sorunudur. TSK da milli ordumuzdur. Bir partinin ordusu değildir. Milli ordumuza zarar verebilecek bütün davranışlardan kaçınılmalıdır.

Büyük tuzak (Büyük Oyun): ABD; Suriye’de, Türkiye’ye, çok sayıda (aynı anda yüzlerce cenaze) askerin kaybedileceği (şehit) büyük bir tuzak kurmuş olabilir. Yüzlerce cenazenin aynı anda geldiği bir ortamda, Türk-Kürt çatışmasına zemin hazırlama planı üzerinden bir tuzak kurulmuş olabilir. Buna göre stratejiler (tedbirler) üretilmelidir.

Aklı başında olan herkes şunu çok iyi biliyor ki; Suriye’de olan, Türk-Kürt Savaşı değildir. Suriye’de, PKK (PYD) üzerinden, Türkiye ile ABD resmen savaşmaktadır. Hala Türkiye'nin, ABD ile savaştığının farkında olmayanlar var.

NOT: Altın oran konusunda ‘sorularlarisale’ sitesinden faydalanılmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624