Evet yeter ki, üzerimize düşeni yapalım her birimiz.

Her şeyi “Bir Kişi”den bekleme “kolaycılığını” terk edelim!

Biz gazeteciyiz, medya alanından ülkemize “katkı” için ne yapabiliyorsak, yapmaya devam edelim.

Bak dertlendim yine:

Ah şu medyamız!..

“Medyamız”ın arz ettiği “acı” görüntüyü, bir önceki yazımızda ifade etmiştik.

“Bir Kısım Medya” çerçevesindeki “değer karşıtı” medya organları ve gazeteciler “düşmanla işbirliği”ne devam ederken…

“Recep Tayyip Erdoğan gitsin de, ülkeye ne olursa olsun!” derken…

Yeni Türkiye” hamlesini sözde destekleyen medya organları da iyice “salmış” durumdalar.

Göze batan “yalakalık” halleri, Yeni Türkiye yürüyüşüne katılımların önünü keser hale geldi.

Hal böyle olunca da, “memleketi için gecesini gündüzüne katan” az sayıdaki idareci, seslerini duyurabilecekleri mecraları bulmakta güçlük çeker duruma düştü.

Yeni atılımların teşviki açısından, “medya”nın üzerine düşeni yapması son derece önemli.

Her yapılana, yapılmayana “karşı çıkan” ve her yapılanı, yapılmayanı “alkışlayan” tiplerin gürültüsü, “çare üretmek” isteyenlerin seslerini duyulmaz hale getirmese ne iyi olurdu.

Her neyse, “bütünden” sorumlu değiliz.

Allah’ın izniyle işimizi yapmaya devam edelim.

Memleketin neresinde bir mesele varsa ilgilenmeye…

Neresinde “bir şeyler yapmak” isteyen bir idareci varsa, sesine kulak vermeye çalışalım.

Ak Parti Genel Merkezi Ekonomik İşler Başkanlığı her ilde “ekonomi forumları” düzenleyecekmiş.

Güzel.

Herkese düşen bir görev var.

Onlar oradan çalışsın…

Biz de buradan…

Devam.

ŞANLIURFA’NIN “YENİ” VALİSİ ÇOK HEYECANLI, İNŞALLAH BÖYLE DEVAM EDER

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin’in göreve gelmesinden bu yana sadece 4 aylık bir süre geçti.

Türk ile Türkçe…

Gerektiğinde ise,  Arap ile Arapça, Kürt ile Kürtçe konuştuğunu, vatandaşa çok yakın olduğunu duymuştum.

Çok çalışkanmış, çok seri düşünebilen, son derece icraatçı bir Vali imiş.

Hakkında çok şey duyduğumuz bu Sayın Vali ile Şanlıurfa’da buluştuk.

SADECE 5 MİLYAR LİRA!.. BU İŞ BİTİRİLMELİ!..

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu, yerelde emek veren bir grup meslektaşımız…

 Bir akşam buluştuk ve tam üç saat boyunca, “ülke meselelerini” konuştuk, Şanlıurfa’nın dertlerini konuştuk.

Sulama işi, Atatürk Barajı.

Tam 25 yıldır bu sulama işini “halletmeye” çalışıyor Türkiye.

Sulanabilir alan 9 milyon ‘dönüm’müş.

Bunun ancak 3 milyonluk dönümü, -o da önemli bir bölümü “vahşi sulama” denilen yanlış yöntemlerle- sulanabiliyormuş.

6 milyon dönümüne ise “su” götürülememiş henüz!..

Türkiye, 3 milyon dönümü sağlıklı bir şekilde sulayabildiği, 6 milyon dönüme de “su” götürebildiği takdirde, 2 milyondan fazla kişiye “yeni iş” imkânı sağlanabilirmiş.

Çok uzun mevzu, bir dolu rakam var, Sayın Vali üç saat boyunca belki “bin” rakam verdi.

Meselenin özü:

-Bu 9 milyon dönüm arazinin sağlıklı bir şekilde sulanabilmesi için ne kadar para lâzım Sayın Vali?..

Tahminim çok daha fazlasıydı.

Sayın Erin, toplam rakamın 5 milyar lira olduğunu belirtti.

Büyük para ama, Devlet’imiz için çok çok büyük değil.

Zira…

Sayın Vali der ki;

-Şanlıurfa’nın bitkisel üretim geliri yılda 7.3 Milyar Türk Lirası. 6 milyon dönümü ekonomiye kazandırırsak, 3 milyon dönümü de daha sağlıklı bir şekilde sularsak, yılda 35 milyar Türk Liralık gelirimiz olur. Yani, 5 milyarı devletimiz buraya yatıracak, çok kısa bir süre içinde bunun karşılığını kat kat fazlasıyla alacak.

BUNCA YIL BOYUNCA HALLEDİLMELİYDİ

Tam 35 yıl.

Bu kadar büyük getirisi olan ve bu kadar da “makul” maliyeti olan bir “iş”, niçin bunca yıl boyunca halledilemedi?..

Niçin olmadı, niçin olmuyor?

Konuştuk Sayın Valimiz ile.

-Efendim, bunca yıl boyunca nasıl oldu da bu kadar ihmal edildi bu işler, bunca yıl boyunca halledilmeliydi, değil mi?

-Edilmeliydi, her ne sebeple böyle olduysa oldu, bundan sonrasına bakmak lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, Sayın bakanlarımız, hepsi bu sulama işinin bir an evvel bitirilmesini istiyorlar. Medyamız da teşvikçi olmalı bu işlere…

-Bu 5 milyar lira kısmı halledildiği takdirde, kaç yılda biter bu 9 milyon dönümün sağlıklı bir şekilde sulanması işi?

-Bu kanallar, sıkı ve temiz çalışan müteahhitlerle iki sene içinde biter. Bu Acil Eylem Plânı. Sayın Başbakanımız geldiğinde ifade ettiler bunu.

-Sayın Valim, bir “kaçak elektrik” meselesi var, Şanlıurfa’da kaçak elektrik kullanımı çok fazla deniyor…

-Evet, yüzde 70 kayıp kaçak var diyoruz ya… Kayıptan dolayı her yıl 2.5 Milyar Türk liralık gelirden mahrum kalıyoruz. Bu sulama işini halledebilirsek, bu 2.5 milyar liranın büyük bölümü devletin kasasına girecek.

-Kaçak elektrik kullanım oranının bu kadar yaygın olmasının ana sebebi, sulama alanındaki sıkıntılar değil mi?..

-Şanlıurfa yıllık elektrik tüketimi 7.5 milyon kilowat/saat, bunun 5 milyonu sulamada kullanılıyor, diğerleri meskenlerde… Vatandaşın evinde kullandığı elektrikte kayıp-kaçak çok düşük. Bakın, vatandaş ne yapıyor? Su gelmiyor ya barajdan, deminden beri konuştuğumuz gibi… Vatandaş da mecburen kuyu açıyor, açtığı kuyudan suyu basmak için mecburen elektrik harcıyor. Bu elektriğin parasını ödese, sattığı ürünün bedeli ile bunu karşılaması mümkün değil. Bir yerde “işini sürdürebilmek için” kaçak kullanmaya yöneliyor. Tabii bu yanlış bir iş ama gerçek.  Eğer biz suyu ulaştırabilirsek,  bu kayıp -kaçak oranı düşecek. Yılda 2.5 milyar lira da uçup gitmemiş olacak!

-Devlet, Güneydoğu’ya büyük destekler veriyor, ama bu işler bir türlü yoluna giremiyor, neden?

-Çok ciddi, çok büyük kaynak aktarımları oldu. Bu dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, Faruk Çelik bakanımız, Ahmet Fakıbaba Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Milli Eğitim Bakanımız… Gerçekten çok yoğun bir şekilde problemlerin çözümü için uğraşmakta…Sorunuzun cevabına gelince: Bir koordinasyon problemi var; özel sektör kamu, siyaset arasında… Ve tabii sivil toplum örgütleri… 1300 dernek var, her biri kendine göre çalışıyor, haklı olarak durumdan vazife çıkarıyor, hepsi aynı alanda çalışıyor… Bunların hepsi koordine edilmeli, çalışmaların istenilen sonuçları üretebilmesi için, birimler arasında koordinasyon sağlanmalı. Herkes kendisine göre hareket etmemeli. Takım oyunu oynanmalı.

ŞANLIURFA’NIN “MEVSİMLİK İŞÇİ GÖNDEREN İL” OLMAMALI!..

Sayın Vali çok azimli.

Heyecanı büyük.

Anlatmaya devam ediyor:

-Şanlıurfa en çok “mevsimlik tarım işçisi” gönderen illerimizden biri.

Bu kadar verimli arazi olan Şanlıurfalı, nasıl olur da, aylar boyunca gurbet ellerde “mevsimlik tarım işçisi” olarak çalışmak durumunda kalır?

Tam tersi olması, diğer illerden Şanlıurfa’ya mevsimlik tarım işçisi gelmesi lâzım.

Halledilmesi gereken o kadar çok mesele var ki…

Öncelikli problemlerden biri de, elimizde data yok, veri yok.

Ekonomik olarak sulanabilir alanımızın ne kadar olduğunu çıkartıncaya kadar üç ay gitti.

GAP İdaresi’ndeki rakamlar ayrı, Tarım İl Müdürlüğü’ndeki rakamlar ayrı.

Şanlıurfa’da dünyanın en büyük projesini yapıyorsunuz ama…

İşte elektrik.

GAP’tan ne kadar elektrik üretildiğini tam olarak tespit etmekte zorluk çekiyorsunuz.

Uğraştık, hesapladık, GAP’tan 25 milyar dolar elektrik üretildiğini tespit ettik. Farklı gelir kalemlerini de düşünün…

Bu rakama göre, GAP’a bugüne kadar harcadığımızdan çok daha fazla bedele karşılık gelen miktarda elektrik üretmişiz.  Hani bazıları, Güneydoğu Anadolu bölgesine, GAP’a yapılan yatırımlar üzerinden spekülasyon yapıyor ya… Sadece elektrikten elde ettiğimiz gelir, bütün harcananlardan fazla… DSİ, 25 Milyar dolar rakamını veriyor.

Bu parasını sadece elektrikten çıkartmış bir proje yani. İlave olarak, sulama ile buluşturduğumuz topraklardan elde ettiğimiz gelir artışı vesaire…

GAP, Türkiye’ye kendisine harcanandan çok daha fazlasını vermiştir.

Bundan sonra da verecektir.

Onun için bir “Acil Eylem Plânı”mız var.

9 milyon dönüm araziyi Allah’ın izniyle sağlıklı bir şekilde sulamış olacağız.

Bölge ve ülke ekonomisine en büyük katkılardan biri de bu olacak.

-‘İki senede biter.’ diyorsunuz…

-Allah’ın izniyle…

YAŞ ORTALAMASI 19.5!..

Müthiş bir şey…

Şanlıurfa’da ortalama yaş 19.5!..

Bu çok büyük bir güç ama, malûm, “Kontrolsüz güç, güç değildir!”

Şanlıurfa’da 1 milyon 942 bin nüfus var, 1 milyon 300 bini sıfır ile 29 yaş arasında.

Düşünün, 800 bin de sıfır ile 15 yaş arasında…

Bunu yönetemezsen sıkıntı.

Fiziki ortamların iyileştirilmesi lâzım, bunların okumaya devam edebilmesi lâzım, gençlerimizin manevi değerler etrafında yetiştirilebilmesi lâzım.

Sağlıklı okul lâzım, sağlıklı hastane lâzım…

İş lâzım.

Bir de…

 Büyük tehlike; uyuşturucu, özellikle de “hap” satıcıları kol geziyor.

Çocuk, “iki kuruşa” satılan haplardan birini yuttum mu, -Allah muhafaza- iflah olmuyor!..

Çocuklarımız hızla buralara sürüklenmekte.

Çok acil tedbirler alınması lazım.

Sayın Vali ve Sayın Emniyet Müdürü, bu tedbirleri anlattı…

Suriye’den göçen kardeşlerimiz…

Malûm, sadece Şanlıurfa’da 600 bini aşmış durumda.

İlde büyük bir seferberlik var ama…

Burasını da konuştuk…

Çok şey konuştuk Sayın Vali ve Sayın Emniyet Müdürü ile…

Yazmaya devam edelim, kavanoz dipli dünyada!..

SABIR VE CÖMERTLİK ZİRVESİ!..

Şanlıurfa’da, Kanal Urfa Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı, İşadamı İbrahim Toru ile de sohbet ettik.

Çok güzel, çok faydalı bir “atılım” teklifi var.

Dinleyelim:

-Sabır ve Cömertlik

 İbrahim Peygamber (AS) “iyilikseverlik, misafirperverlik, cömertlik”  simgesidir.

İnsanlık var oldukça sabır da var olacak.

Sabrın da timsali Hazret-i Eyüp (AS).

Dinleyelim Sayın İbrahim Toru’yu:

-Şanlıurfa’da “Sabır ve Cömertlik” etkinlikleri yapılmalı, bu iki “anahtar” kavramın ruhu Şanlıurfa’dan dünyaya yayılmalıdır.

Hz. Mevlâna, Hacı Bektaş Velî etkinlikleri oluyor ya…

Hz. Mevlâna, Hacı Bektaş Velî, birer Allah dostudur, evliyadır.

Hz. İbrahim ile Hz. Eyüp ise peygamberlerdir.

Niçin evliyalarımızdan az değer verilir, bilinmez!..

Biz, dünyanın en fazla yardım eden ülkesiyiz ama bunu dış dünyada bilen yok.

Şanlıurfa’da 600 bin mülteci var ama bunu anlatamıyoruz.

Göbeklitepe dünyanın bilinen en eski yerleşim yeri bu çok önemli ama Hazret-i İbrahim ve Hazret-i Eyüp’ün temsil ettiği değerler çok daha önemli.

Balıkgöl ve civarı, Türkiye’nin, Şanlıurfa’nın hak ettiği ilgiyi çekebilecek düzeyde tanıtılmamış, tanıtılmıyor.

“Tanıtayım” demekle olmaz, tanıtım için çok ciddi bir şekilde çalışmak, profesyonel yöntemlerden istifade etmek lazım.

Ben, ömrünü Şanlıurfa’nın temsil ettiği değerlere vermiş bir kardeşiniz olarak, böyle bir teklifte bulunuyorum:

Şanlıurfa’da Uluslararası Geleneksel Sabır ve Cömertlik Etkinlikleri yapılsın.

Bu yapılırsa, ilgi, Konya’mızdaki Hz. Mevlanâ etkinliklerine gösterilenden hiç de az olmayacaktır.

Bu Şanlıurfa’nın ve aslında Türkiye’nin tanıtımının yanı sıra, ekonomik gücüne de çok büyük katkı sağlayacaktır.

Bu etkinlikler dolayısıyla ülkemize gelecek turistlerin, diyelim ki Antalya’da “her şey dahil sistemiyle” kalan turistlerden bin kat fazla ekonomik faydası olacaktır!..


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsmail Çelik 2017-11-24 00:09:22

Süper çözümler

Avatar
Müslüm Demir 2017-11-24 00:41:13

Bir Şanlıurfa'lı olarak gücüm yettiğince memleketimi tanıtmaya,gelişmesine katkı yapmaya devam ediceğim.Kültürel mirasımızı en derin duygularla anlatan Serdar Bey'e teşekkürü bir borç bilirim.Ağızlarına sağlık.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-24 02:00:58

Sayın Valimize başarılar diliyorum. Tarım bakanımız Sanliurfali, bu sorunlarin farkındadır diye düşünüyorum. Kendisini medyadan takip ettiğim kadarıyla Şanlıurfada çok sevilen bir siyasetçi aynı zamanda belediye başkanlığında da bulunmuştur. Sanliurfaňin sorunlarını kısa vadede çözeceğini düşünüyorum sonuçta bakan birde kendi alanı. Sayın İbrahim Toru nun talebi çok akıllıca Turizm bakanıyla Tarım bakanı iyi bir arkadaştırlar. Bu sorunların çözülmesi çok basittir çünkü bu talebin bağlı olduğu bakanlık makamında oturan kişi hemsehrinizdir. Hayırlı Cumalar