Dolar tuttu, Euro’nun kolundan aldılar başlarını gidiyorlar. Ekonomistlerin tabiriyle ‘oynaklar’ ve bilindiği üzere oynak olanlara güven olmuyor. Kurdaki bu yeni tırmanışın, muhtemel sonuçlarının, ekonomi üzerindeki etkisi için ekonomistler iki türlü senaryodan söz ediyor:

1-Kurdaki bu oynaklık, nerede duracağı belli olmayan hareketlilik kısa vadeli olursa etkisi zayıf olur. 6’larda dolaşan dolar kuru, hızlı bir şekilde gerileyip 5’in altına da düşebilir. Böyle olursa, ekonomi bundan fazla etkilenmez.

2-Bu çalkantılı süreç uzayıp, Dolar yükseldiği yerden aşağı doğru inmezse o zaman bu yeni durumun ekonomi üzerinde bir tahribata yol açması kaçınılmaz hale gelir, deniyor.

Bu durumu uzun vadede böyle götürmek isteyenler elbette ‘dış güçler’. Hani söylendiğinde dalga geçilen ancak şu an herkesin konuştuğu, evanjelisti, masonu falan filan…

“Papazı salıvermezseniz” diye tehdit yolluyorlar, döviz fırlıyor... “Türkiye’yle anlaşma umudumuzu koruyoruz” diyorlar, döviz düşüyor... “Papaz meselesinde hâlâ ilerleme kaydedilmedi” diyorlar döviz fırlıyor... “Doların 7 lira olacağı iddiası doğru değildir” diyorlar, döviz düşüyor. 

‘Dost ve müttefik ülkenin’ keyfine bağlı olarak bir iniyor, bir çıkıyor.

Çıktığında da, inmek bilmiyor.  Ee, hani “dış güçler” diye bir şey yoktu.  Hani döviz “serbest piyasanın salınımı” içinde inip çıkıyordu. Hani herhangi bir müdahale ya da manipülasyon söz konusu değildi.

Eski Başbakanın başdanışmanlığını yapan bir zat, “Bırakın dış güçler edebiyatını... Dış güç diye bir şey olsaydı, kredi notumuzu düşürürlerdi” demişti.

Hemen ertesi gün, kredi notumuzu düşürmüşlerdi.

Üstelik ilk çeyrekte yüzde 7 büyüyen ve ihracatını artırmış bir ülkeye bunu yapmışlardı. Dövizi oynak bir seyre sokmuşlardı.

Tüm bu dış güçler tüm bu döviz oyunlarını oynarlarken, bir de boyunlarına döviz assınlar; biz dış mihraklarız, haberiniz olsun diye, yine de inanmaz bizim aydınlarımız.

Neyse biz bir de ‘iç güçlülerimize’ bakalım, Türkiye’ye bu kadar büyük ekonomik operasyon çekiliyorken ne yapıyorlar? Daha doğrusu neredeler?

Evet milyarderlerimiz!  Yıldan yıla artan milyarderlerimiz. Milyarderlerimizin artması kötü bir durum değil, ABD’de dolu milyarder var ancak şirket politikalarında, ABD Hükümetinin ekonomik politikalarına göre yol alırlar ve ABD’li milyarderlerle ilgili: “4 milyar dolar serveti var, 4 bin dolarlık arabaya biniyor”, “Genç iş adamı, NASA’ya şu kadar milyon dolar hibe verdi”, “Servetinin yarısını şu foundation’ına bağışladı” sık sık buna benzer haberler duyuyoruz, bizim 'en' ve 'birçok ' zenginimiz ise…

Kur yükselse dönenceden kazanıyorlar, düşse tekelleştikleri için küçük balığı yiyorlar, işlerini büyütüyorlar. Hiç biri göze batmak istemiyor. Sessizce lüks içindeki hayatlarını yaşıyorlar. Zaten birçoğu hisselerini yurtdışına taşımış durumda. Elbette dolar kurunu bizden iyi takip ediyorlardır ancak vatan, millet için değil, hesapları ne kadar arttığını görmek için… Ya niye bu kadar sert yazıyorsun, bu ülkede bir sürü insan bu iş insanlarından ekmek yiyor.

İyi hoş da siz hiç bu en zenginlerimizden, sadece birinin şu kadar milyon dolarını, Türk Lirasına çevirdi diye bir haberini duydunuz mu? Hükümetin politikasını geçin, bu kadar paraya hükmediyorlar, gerekenin bu olduğunu kendileri de biliyorlar. Böyle yapan olsaydı zaten başta Başkan Erdoğan tebrik ederdi. Nice insanımız birikim yapmak için kenara attığı dövizini bozdurdu. Öğrenciler, gençler hani o akrabasının verdiği 50-100 dolarına kadar, düğünde yere atılan 1 dolarına kadar bozdurdu. Bekleyeyim de kıymetlensin demediler, bekletmeyeyim de bu ekmeğini yediğim vatanımın ekonomisine, elimden ne geliyorsa faydam olsun dediler.

Dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes’in listesine göre çoğu var, azı yok Türkiye’nin 41 milyarderi neredesiniz?

Sizin bu ülkeye, bu milletten kazandıklarınıza karşı bir vefa borcunuz yok mu?

Türkiye ekonomik olarak (GSYH’ye göre) dünyada 17. sırada olmasına rağmen, milyarder sıralamasında bazı kaynaklarda 12. sırada, bazılarında ise 9. sırada hemen İngiltere’nin ardında yer alıyor.

Listede milyarderler Türkiye’den gözükse de, birçoğunun ekonomik kârı, vergisi başka ülkelerin kasasında. Türkiye’de kazan, kazandığını başka ülkede depola ve ye. Bu millet 15 Temmuz’da canını ortaya koydu, şimdide alenen gözüken o ki hükümetin işlevselliğini kaybettirme yani ‘post-modern’ veya ‘dost-modern” de diyebiliriz, darbe peşindeler. Ekonomi ile bunu yapmaya çalışıyor. Holdingleriniz ile ilgili basın açıklamalarında bu ülke böyle güzel, şöyle borçluyuz demesini biliyorsunuz. Haydi, pamuk eller bankalara… Neredeee…

Hatırlayın! Nisan 2018’de Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Hilton İstanbul Bomonti Otel'de DEİK Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada "yurt dışına bazı işadamlarının para kaçırdığı" söylentileri için "Bazı işadamlarının varlıklarını yurt dışına çıkardığı tevdiatları yapılıyor. Böyle bir şey varsa izahı makul olamaz. Yurt dışına para kaçırmaya tevessül edenleri affetmeyiz…" ifadelerini kullanmıştı.

İhanet-i vataniye!

Bu ifadeler ilk de değildi. Aralık 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muş'ta partisinin il kongresinde bazı iş adamlarının mal varlıklarını yurtdışına kaçırma girişimleri olduğunu söyleyerek, "Bazı haberler, sinyaller alıyorum. Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretlerinin olduğunu duyuyorum. Buradan sesleniyorum, önce kabinemize sesleniyorum, bunların hiçbirine çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihanet-i vataniyedir." diye konuştu. Devamında:

“Alışmışlar emir kipiyle hareket eden Türkiye’ye. Bağımsız Türkiye’yi hazmedemiyorlar.

Hadi işin ticari boyutunu bir kenara bıraktık. Ortada bir ticari hesaplaşma varsa onu da kendi mecrasında takip etmek gerekir. Asıl önemli olan meselenin siyasi bir zemine çekilmeye çalışılmasıdır.”

41 milyarderden 10’a yakınının hisselerinin büyük çoğunluğunu başka ülkelerde olduğunu, en tepedeki bazı isimlerin ise 15 Temmuz’dan sonra taşıdığını veya başka yabancı şirketler ile birleştirme ile aslında aynı anlama gelen işlemleri yaptığını geçtiğimiz süreçte, haberlerde göz ucuyla görmüştüm, dikkatimi çekmişti... Şimdi daha iyi anlaşılıyor senaryo…

Ben genelleyici bir insan olmaktan her zaman kaçındım. Elbette hepsi böyledir demiyorum. Yerli otomobil projesi için 5 babayiğit iş adamımız var, insani yardım için ciddi rakamlarda yardım yapan, istihdam oluşturmak için canla başla çalışan, ‘önce vatan’ deyişinin hakkını vererek gelecek için yerli teknoloji üreten, bunun için ar-ge çalışmalarına ciddi meblağlar yatıran, yaptırımlar uygulandığı halde zorda kalan ülkelere paradan önce kardeşlik düşüncesiyle ürettiği malını gönderen zenginlerimiz var… Ancak 'en'lerimizin sesinin çıktığını neredeyse hiç duymadım. Bu zorlu süreçte de duymayacaksak, ne zaman duyacağız?

Bakınız tüm bunlar tanksız, tüfeksiz açıkça işgal girişimidir. 15 Temmuz’un yeni versiyonudur. Eğer milleti panikletirlerse ABD istediğini elde etmiş olacak. Bunu fırsat vermeyelim, birlik olduğumuzda ne zorluklar atlattık, bunu da aşacağız inşallah. Safları iyice sıklaştırın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Meryem 2018-08-11 02:02:19

Adını da yazın bu "en"lerin.Bizde açıkça bilelim.

banner623

banner624