Cumhuriyet döneminde ülke olarak birçok badire atlattık. Darbeler, ihanetler, terör vs. Millet olarak kenetlendiğimiz ölçüde bu sıkıntıların üstesinden geldik. Zor zamanlar yaşadık. Üzüldük, ağladık ve zaman zaman kahrolduk. Gözyaşlarımız sel oldu aktı bazen dostlarla birlikte, bazen de içimize akıttık gözyaşlarımızı düşmanlarımız sevinmesin diye.

1959 yılında ilk kez demokratik usullerle kendi içimizden biri ve milletin çok sevdiği Adnan Menderes’i başbakan yaptık ama havadan sudan bahanelerle darbeye zemin hazırlayıp demokratik seçimle işbaşına gelmiş hükümetin seçimle yıkılamayacağını hesap ederek darbe ile alaşağı edilip başbakanımız ve yakın çalışma arkadaşları idam edildiğinde bu işin baş aktörü olarak CHP karşımızda kıs kıs gülüyordu.

Aradan 11 yıl geçti. Üç kuvvet komutanı ve Genelkurmay Başkanı tarafından yayınlanan Muhtıra ile yine demokratik bir şekilde seçilen Süleyman Demirel hükümeti düşürüldü ve CHP bu işten çok memnun kaldı.

Tekrar yapılan seçimlerle işbaşına gelen Süleyman Demirel hükümeti beslenen iç karışıklıklar ve desteklenen anarşi ortamı sonucu 12 Eylül 1980 de askeri darbesi ile düşürüldü ve yine gizli aktör CHP işin içinde idi.

1997 yılına geldiğimizde bu sefer askeri darbe yerini post-modern darbeye bıraktı ve şeriat geliyor bahanesi ile gençliğimiz biçildi. İnsanlarımız ayrıştırıldı ve toplumsal kutuplaşmalar beslendi. Bu işten hiç yara almayan CHP oldu ve karşımızda o hain gülüşü ile yine yerini aldı.

2002 yılında bu millet tüm bu zihniyetleri elinin tersi ile bir kenara bırakıp Ak Parti’yi tek başına işbaşına getirdi. Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım 2002'de yasaklı olduğu gerekçesiyle seçimlere sokulmadı. "Muhtar bile olamaz" denildi ama millet onu ve partisini iktidara getirdi, oyun kurucularının planları bozuldu ama CHP zihniyetinin seçtiği Ahmet Necdet Sezer, hükümetin birçok uygulama ve atamasını veto edip hükümeti çalışamaz duruma getirerek bir anlamda gizli darbe yaptı ve CHP bundan son derece haz aldı.

AK Parti, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. Şerefsizce eşinin başörtüsü üzerinden siyaset yürüterek askeriyedeki vatan hainleri  “e-muhtıra” yayınlayarak bu seçimi durdurdu ve bu işte de baş aktör CHP idi.

Mecliste başörtüsü düzenlemesi yapan AK Parti'ye “kapatma davası” açıldı. Yüksek Mahkemenin, kapatma kararı vermediği ama ekonominin ağır darbe aldığı o günlerin siyasi aktörü yine CHP idi.

Meşhur MİT tırları operasyonunda devletin ve milletin en mahrem sırlarını ifşa edip hükümeti düşürme planlarının yapıldığı o kara günlerde devrede yine CHP vardı ve bu işi kotaranların başında idi.

Taksim Gezi Parkı'nda çevreci eylemi başlatıp, birden hükümet karşıtı bir kalkışmaya dönüştüren, şehirleri adeta savaş alanına çevirenlere en büyük desteği veren yine CHP oldu ve bu işten son derece keyif aldı.

Yargı ve Emniyet içindeki FETÖ terör örgütünün 17 Aralık'ta “yolsuzluk” kisvesi altında yargı darbesi yapmaya kalkıştığı günlerde o şerefsizlere en büyük desteği veren ve ülkenin kaosa sürüklenmesini önemsemeyen yine CHP oldu.

Terör örgütünün siyasi uzantısı partinin tutuklu eş başkanının çağrısıyla başlayan vahşette 52 vatandaşımızın öldürüldüğü ve iç savaş provasının yapıldığı günlerde bu işe en büyük siyasi desteği veren yine CHP oldu.

Tarihler 15 Temmuz 2016’yı gösterdiğinde TSK içindeki FETÖ yapılanmasının askeri bir darbeye kalkıştığı günlerde buna “kontrollü darbe” diyerek el altından destek verip karşımızda kıs kıs gülen yine CHP oldu.

Hani fıkrada olduğu gibi.

Adam komadadır, yanında ise karısı… Adamın gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya baslar;
"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin... İflas ettiğim gün oradaydın... Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm… Trafik kazası geçirdiğimde hastanede başucumdaydın..."
Kadın takdir edilmenin mutluluğunda…
Adam devam eder;
"Şimdi komadayım yine başucumdasın… Sonunda anladım ama çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz kadınsın…”

Ülke olarak yaşadığımız tüm sıkıntılı günlerde bu işin bir şekliyle bir tarafında bu işleri destekleyen hep CHP olmuştur. Yahu bu CHP ne uğursuz bir parti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.