İlginç gelişmelere şahitlik ediyoruz. Kolay değil! Önümüzdeki asrın temelleri atılıyor günümüzde.  Dünyada yaşanan tüm hadiseler de buna göre şekilleniyor. Her şey bir amaca, amaçlar sebeplere, sebeplerde sonuçlara yansımış durumda. Bu çerçevede, olayları kavramak için bir bütün içerisinde değerlendirmek elzem. Yoksa aralarındaki organik bağı ıskalamak işten bile sayılmaz. Mesela ABD’deki Reza Zarrab davası, aynı doğrultuda açıklanabilir. Nasıl mı?

Malumunuz Reza Zarrab; ABD'nin, İran'a uyguladığı TEK TARAFLI AMBARGOYU delmekten tutuklu bulunuyordu. Hatırlayın! Amerika’daki bu davayı ilk açan da, FETÖ ile irtibatı deşifre olan yargıç Bharara’ydı. Hani “Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak isteyen” Trump’ın, göreve gelir gelmez davadan aldığı kişi var ya…

Lakin bunun, hiçte sanıldığı gibi bir “iyi niyet göstergesi olmadığını” geçenlerde anladık. Zira davaya atanan Yargıç Berman’ın, Bharara’dan hiç bir farkı yoktu. Çünkü Berman’da, tıpkı selefi gibi FETÖ ile dirsek temas halindeydi. Öyle ki Berman; 2014 yılında Türkiye’ye gelmiş ve FETÖ tarafından ağırlanmış bir kişiydi.

***

Buraya kadar olanları, zaten çoğunuz biliyorsunuz. Fakat asıl mevzu; İpek yolu, Rusya’dan alınan S-400’ler, Irak, Suriye…vb konular gündemdeyken, bu davanın başka bir boyut kazanmasından ibaret. Özellikle de Devletimizin; K. Suriye’deki PKK unsurlarına müdahale sinyali vermesi ve K. Irak referandumuna karşı tavrı ortadayken. O cihetle Halk Bankası eski Genel Müdürü ile Genel Müdür Yardımcısından sonra, Sn. Çağlayan’ın davaya eklenmesi BURNUMUZA KÖTÜ KOKULAR GETİRİYOR.

Oysa BM'in yaptırım listesinde; İran’a yönelik sadece, nükleer silah ve füze başlığı konusunda bir ambargo bulunuyordu. Diğer ürünlerin ticaretine ise ambargo koyulmak istenmişse de, o dönem her hangi bir resmi gelişme olmamıştı. Bu kapsamda Halkbank üzerinden tarafların denetimine açık tutulan ödeme hattı, BM’in yaptırım kararlarına KESİNLİKLE aykırı değildi.

Buna rağmen ABD’nin; KENDİ BAŞINA ALDIĞI bir takım kararlar söz konusuydu ki, hiçbir devletin bu kararlara uymak gibi bir zorunluluğu da yoktu. Sn. Cumhurbaşkanımızın; “İran'a herhangi bir yaptırım kararı almadık ki. İran'dan doğalgaz ve petrolün belli bir kısmını alıyoruz. Zaten kendilerine de söyledik” ifadesi, bu bağlamda okunmalıdır.

***

Anlayacağınız Zarrab davasının; “söz dinlemeyen” Türkiye’ye karşı, yeni enstrümanları olduğunu söylemek mümkün. Yani dava; Devletimizin bölge politikaları nedeniyle, adeta bir GÖZDAĞI hüviyetine dönüşmüştü.  Amaç ise Ankara'yı masaya çekmek ve baskı kurmaktan öte bir şey değildi özetle. Hem de müttefik belledikleri FETÖ’nün desteğiyle…

Fakat tam da böyle bir demde, İdlib’in; Türkiye, Rusya ve İran tarafından, 4'üncü çatışmasızlık bölgesi olarak belirlendiği haberleri geldi. Bu; güney sınırımızı boylu boyunca kaplayacak bir PKK devletine, ket vurmaktı kısaca. Kaldı ki İdlib’in kontrolü; Ankara için büyük önem taşıdığı kadar, ABD’nin hevesini de kursağında bırakacaktı.

İlaveten MGK’nın 22 Eylül’de yapılması ise oldukça mesaj yüklü bir diğer adımdı. Çünkü MGK için; K. Irak referandumundan önce, K. Suriye’deki sözde komün seçimlerinin yapılacağı bir günün seçilmesi, Pentagon’un restine rest anlamı taşıyordu. Nitekim MGK’da alınan kararlar da, DOLAYLI OLARAK bunu çağrıştırıyor.

Hülasa Ankara’nın, “İkinci İsrail” önündeki direncini kırmayı denemişlerdi. Ne var ki, gösterdiğimiz bölgesel tutum, bunda başarılı olamadıklarını fazlasıyla ispatladı. Şimdi ise yine ellerindeki Zerrab davası üzerinden, 2019 seçimlerine müdahil olmaları ihtimal dâhilinde. Neticede sinekten yağ çıkarmayı çok iyi bildikleri yadsınamaz. Bu noktada İçimizdeki bazı muhaliflerin, buna çeşni olması ise şüphelerimizi kuvvetlendiriyor. Zira 2019 seçimlerinde Sn. Erdoğan’ı zayıflatmak, söz konusu güruh adına tek çıkar yoldu. Tıpkı 17-25 Aralıkta denedikleri gibi.

Ne diyelim! Umut fakirin azığıymış. Sonuçta; Pentagon’un, bu tür operasyonlarla Devletin ve Milletin direncini kırması imkânsız. Çünkü sorunun kişisel olmadığı açık… BİLAKİS BİR BEKA MESELESİ…

Vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.