Üsküdar Belediyesi tarafından 27 yıldır organize edilen Kâtibim Festivali bu yıl 15 - 17 Eylül tarihleri arasında Harem Otoparkı’nda düzenlenecek. Festival, öncelikle Üsküdar turu, kortej yürüyüşü ile başlayacak, konserler, söyleşiler, şiir dinletileri, tasarım atölyeleri, tiyatro ve halk oyunu gösterileri ile devam edecek.

Festival, kültürümüzü ve ananelerimizi yansıtması bakımından oldukça önemli.

Neden mi?

Mehteran gösterisi, halk oyunları, toplu sünnet şöleni bu festivali milli kılan unsurlardan sadece birkaçı…

Buraya kadar zaten her şey normal.İstenilen yozlaşmanın önüne geçilmesi… Başta Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen olmak üzere, festivalde emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim. Yerli ve milli unsurları bünyesinde barındıran Kâtibim Festivali’ne Üsküdar halkının ve vatandaşlarımızın ilgi göstereceğinden hiç şüphem yok…

Şimdi gelelim işin eleştirel boyutuna…

Konser verecek isimler arasında Demet Akalın, Neşe Karaböcek, Yeliz ve Kubat yer alıyor. Festival başlamadan önce medyada Demet Akalın ismi oldukça büyük yankı buldu. Yankı bulmakla da kalmadı, Üsküdar Belediyesi ve Başkan Hilmi Türkmen yoğun eleştirilere maruz kaldı. Yeni Söz gazetesinde “Üsküdarlının parası Demet Akalın’ın cebini dolduracak” şeklinde bir haber bile çıktı.

Peki neden Demet Akalın?

Diyebilirsiniz ki popüler, diyebilirsiniz ki iyi bir şarkıcı, diyebilirsiniz ki konser alanını dolduracak niteliklere sahip bir isim. Elbette, haklı olabilirsiniz. Buna asla gocunmam. Fakat bu isim seçildiğinde Üsküdar Belediyesi gelebilecek tepkileri önceden kestirememiş miydi? Yani Demet Akalın çıkarsa “bize artıları ve eksileri ne olur?” hesabını yapmamış mıydı? Elbette yapmıştı. Ama biliyoruz ki reklamın iyisi kötüsü olmaz. Bu durum tam da bu ifadeyle açıklanabilirdi.

Bilindiği gibi Demet Akalın2 Temmuz’daTwitter’dan“#SuriyelilerEvineDönsün kesinlikle sonuna kdrkatiliorum! Hirsizlik gasp bicaklama haberlerinden bikdik!”  mesajını atmış ve sosyal medyada büyük tepki toplamıştı. Bu olay üzerine Akalın, ırkçılık yapmakla suçlanmıştı. Türkiye her zaman mazluma destek olan, yardım eden bir ülke olmuştur ve öyle de olacaktır. Bir iki kişinin yaptığını herkese mal etmek hoş değildir. Toplumu sağduyuya davet edeceği yerde, yangına körükle gitmesi ve böyle talihsizce bir mesaja imza atması onun adına büyük olumsuzluktur.

Üsküdar gibi önemli bir belediyenin yapacağı bu etkinlik gerek geleneksel, gerekse de sosyal medyada oldukça büyük yankı uyandırdı. Sosyo-kültürel araştırmalardan da anlaşılacağı üzere Üsküdar muhafazakâr ve geleneklerine bağlı bir semtimiz. Zaten sorun da burada…

Demet Akalın bugün başka bir belediyenin konserine katılmış olsa idi bu kadar yankı uyandırır mıydı? Tartışırız. Asıl nokta Demet Akalın’ın Üsküdar Belediyesi’nde bu konseri verecek olmasıdır.

Belediyelerin vatandaşlara karşı çok önemli görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Geceleri sokak lambaları yanmıyorsa, her taraf kazı içerisindeyse değil Demet Akalın, allame-i cihan da gelse benim için o belediye doğru bir şekilde görev ve sorumluluklarını yerine getirmiyor demektir.

Konser konusunda Hilmi Başkanı da suçlamak ve üzerine gelmeyi de açıkçası doğru bulmuyorum.Sonuçta olan olmuş…  Ancak şu bir gerçek ki Demet Akalın konseri ne yazık ki 27. Kâtibim Festivali’nin önüne geçmiş durumda… Üsküdar halkının mutabık olacağı bir isim daha farklı bir etki uyandırabilir miydi? Bence uyandırırdı.

Bu festivalin illa ki bir maliyeti var. Gelecek isimlere illa ki ama az ama çok bir ödeme yapıldı ya da yapılacak… Halkın ödediği vergiler konusunda belediyelere hesap sorma hakkı bulunmaktadır. Üsküdar halkının bu konseri benimsediğini söylemek çok da doğru olmayacaktır.

Konser dışında eleştirilen bir diğer nokta daha var…

Betizmmm adıyla bilinen Instagram isimli sosyal paylaşım ağında 890 bin takipçi sayısına sahip Betül Demirkaya isimli kardeşimizle söyleşi gerçekleştirilecek olmasıdır.  Sosyal medyada bu kardeşimize neler söylendi neler… Ağır eleştirilere maruz kaldı. Öncelikle bu eleştirileri doğru bulmadığımı söylemek istiyorum. Bu kardeşimizin Instagramprofilini incelediğinizde söyleşinin akıbetini daha iyi anlayacağınızı tahmin ediyorum… “Sosyal medyada efektler nasıl etkili kullanılır?”,  “Ceylan şekli nasıl alınır?”, “Tavşan iken nasıl konuşulur?” Çünkü bunlar dışında başka bir şey göremedim kusura bakmasın… Maşallah genç kardeşlerimize de çok güzel bir örnek oluşturuyor!

Ben bu kardeşimizi suçlu bulmuyorum. Amacımız suçlu bulmak da değil elbette. Madem sosyal medya konuşulacak… Bu alanda önemli bir boşluğu dolduran ve sosyal medyanın öneminin anlaşılması için var gücüyle çalışan USMED’e (Uluslararası Sosyal Medya Derneği) danışılabilir ve gençlerimize katkı sağlayacak, onlara doğru bilgiler aktaracak isim ya da isimlere yer verilebilirdi. Ama yapılmadı… O zaman bu kızımın davet edildiği etkinliğe katılması suç mu? Burada eleştirilmesi gereken bu ismi çağıran kişi ya da kişilerdir. Popüler kültürü yaşatmak uğruna yapılan bu tercihi doğru bulmadığımı da naçizane belirtmek istiyorum.

Uzun lafın kısası… Üsküdar Belediyesi festivalden ziyade yaptığı davetli tercihleriyle medyada yankı buldu ve bulmaya da devam edecek gibi gözüküyor. Bu organizasyonun kötü niyetle yapıldığına asla inanmıyorum ve zerre kadar şüphem yok. Hilmi Başkan’ın çalışmalarının da tamamen Üsküdar halkının huzuru ve refahına yönelik olduğuna da inanan bir insanım. Sadece tercihlerin eleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Eleştirmeden asla doğruyu bulamayız. Umarım 28. Kâtibim Festivali bu tür spekülasyonlara maruz kalmaz ve yapılacak doğru tercihlerle her kesimin ilgisini ve takdirini kazanır…

Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek affola!

https://twitter.com/alimuratkirik


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.