Uyuşturucu kullanımı sadece ülkemizde değil, tüm dünyada hızla artıyor. Özellikle gençler arasında uyuşturucu kullanım oranlarının hızla arttığını görüyoruz. Bu artışın şüphesiz birçok sebepleri var. Gençlerimizin zehirli maddeler ile zehirlenmemesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bu sadece devletin değil; toplumun tüm katmanlarının problemi. O halde bu soruna çözümü toplumun tüm katmanları olarak çözüm bulmak mecburiyetindeyiz.

***

Gençlerimiz çeşitli mecralar sayesinde kültür emperyalizminin etkisi altında kalıyorlar. Popüler çağın ışıltılı hayatları elbette onlara çekici geliyor. Önlerinde alın teri akıtmadan şebeklik yaparak kolay para kazanan birçok örnekler var. Bu örneklerin sistematik olarak yazılı ve görsel basın eli ile toplumun gözünün içine sokulmasıyla birlikte gençlerimizin kafalarında ciddi bir algı oluşuyor:

Kolay para!

Kültür emperyalizminin gençlerimizin önüne rol model olarak sunduğu ışıltılı hayatlar içerisinde yer almak isteyen gençlerimiz bu hayatı yaşamanın tek yolunun çok para harcamaktan geçtiğini biliyorlar. Alın teri akıtarak, çalışarak bu kadar yüklü paraları kazanamayacaklarının da farkındalar. O halde geriye bu hayatları yaşamak için tek bir çıkar yol kalıyor; kolay para kazanmak.

Kolay para dediğimiz şey alın teri akıtmadan, emek sarf etmeden yani kısacası hiçbir şey üretmeden kazanılan paradır. Kolay para kazanmanın yöntemlerini de hepiniz çok rahat tahmin ediyorsunuzdur zaten. Şimdi o yöntemleri burada zikrederek kan emici vampirlerin reklamlarını yapmayacağım elbette!

***

Dönelim başa!

Uyuşturucu kullanımının gençler arasında yaygınlaşmasının en büyük sebeplerinden biri kolay para kazanma isteğidir. O ışıltılı ama aslında rezil hayatlara özendirilen gençlerimizin birçoğu o hayatlarda ki yerlerini alabilmek için uyuşturucu sarmalının içerisine düşebiliyorlar. Kimisi bu illetin ticaretini yaparak, kimisi de o ışıltılı hayatları yaşamayacağı düşüncesinin vermiş olduğu buhran sebebiyle uyuşturucuya bir yerden bulaşıyorlar.

İşte bu sebepten kolay paraya özendiren, gençlerimize her türlü ahlaksızlığı aslında çok güzel şeylermiş gibi yansıtan televizyon dizileri ve çeşitli görsel mecralara devletimiz müdahale ederek bir denetime tabi tutmalı.

Gençlerimizin ruhsal gelişimlerine ciddi tehdit içeren her türlü içeriğe karşı mücadele edilmeli. Bu mücadeleler ve alınacak tedbirler özel hayata müdahale ve görsel mecralara karşı bir sansür olarak algılanmamalıdır. Ayrıca aileler de devletin bu konuda atacağı adımlara destek olmak zorundadırlar. Çünkü benim çocuğum asla yapmaz demek hataların en büyüğüdür. Bugün başkasının başına gelen bir musibet yarın bizleri de bulabilir. Gençlerimize sahip çıkalım. Onların ruhsal sağlığını bozarak para kazanmak isteyenlere imkân vermeyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.