Dünya bu güne kadar birçok zalim, birçok diktatör gördü. Her birinin işlediği binlerce, on binlerce cinayet ve her birinin geride bıraktığı binlerce, on binlerce, milyonlarca ölüm. Başta kendi halkına zulmeden diktatörler.

Toplam kurbanlarının sayısı neredeyse 40 milyona ulaşan, Kruşçev’in ifadesiyle “İşkenceci bir katil” olan, Stalin’den, ihtirası sonucu 60 milyon insanın ölümüne sebep olan Adolf Hitler’e, onun ruh ikizi gibi çalışan, hem kendi halkına ve hem de başka ülkelerin insanına kan kusturan, İtalyan diktatörü Benito Mussolini’den, sadece nükleer testlerde 38 milyon kişinin ölümüne sebep olan eli en kanlı Mao’ya, iki milyon kendi vatandaşına adeta kan banyosu yaptıran Kamboçya psikopatı Pol Pot’tan, arkasında Angola’da 80 bin, Mozambik’te 63 bin 500 ve Guinea-Bissau’da 15 bin kurban bırakan Antonio Oliveira Salazar’a,  üç yıl süren iç savaşta sağdan ve soldan 350 bin kişinin ölümüne sebep olmuş Francisco Franco’dan, kendini “ömür boyu devlet başkanı” son olarak da “imparator” ilan eden ve yüzlerce öğrenciyi öldüren, Orta Afrika’nın Frapan imparatoru Bokassa’ya kadar…

Bu kadarla sınırlı değil tarihin yüz karası diktatörler. Saymakla bitirmek mümkün değil bu insan kasaplarını.  Ardında 300 bin ila 400 bin arasında değişen bir kurban listesi bırakmış “Uganda Kasabı” İdi Amin Dada’dan, resmi rapora göre cunta rejiminin başında olduğunda 3 bin 197 kişiyi öldürmüş, 29 binini de işkenceden geçirmiş “Bazen demokrasiye kan banyosu yaptırmak gerekebilir”  saçma sözünün sahibi, Şili diktatörü General Pinoşe’ye, kauçuk uğruna 40 yılda milyonlarca insanı kurban eden, Kongo celladı II.Leopold’dan, yıllarca İran halkına kan kusturan Şah Muhammed Rıza Pehlevi’ye,  Avrupa’nın “Komünist Kralı” Nikolay Çavuşesku’ya kadar onlarca cellat.

Tarih bu vahşilerin yaptığı melanetlerle doludur. İşkenceden katle kadar insanlığa kan kusturan bu ruh hastalarının sonuncusu kendi halkına 215 defa kimyasal silah kullanan, Suriye’nin başına musallat olmuş katil Esed’dir. Şam’da, İdlib’de,  Hama’da, Deyrizor’da, Dera’da, Humus’ta ve Halep’te kullandığı kimyasal silahlarla kadın ve çocuk demeden binlerce sivilin ölümüne sebep olan Esed, en son katliamını Doğu Guta’da gerçekleştiriyor. Esed rejimi başkent Şam'da abluka altında tuttuğu Doğu Guta'nın Duma ilçesine düzenlediği kimyasal silah saldırısında bu silahlardan vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Duma ilçesini kimyasal silahla hedef alması, akıllara eski katliamlarını, 2013 yılındaki Doğu Guta, 2017'deki Han Şeyhun kimyasal silah saldırılarını getirdi. 4 Nisan 2017’de İdlib’e bağlı Han Şeyhun’daki kimyasal silah saldırısında 100 sivili öldürmüştü. En son 7 Nisan 2018’de Doğu Guta’ya yapılan kimyasal silah saldırısında 40 sivilin öldüğü duyurulmuştu. Doğu Guta bölgesinde muhaliflerin kontrolündeki son nokta Duma ilçesinde hali hazırda 100 bin kişi abluka altında yaşıyor. Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 4 Nisan 2018 tarihinde yayımladığı raporunda, Esed rejiminin son bir yıl içerisinde 11 kez daha kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Rejim güçleri, bugüne kadar, İdlib'de 45, Hama'da 29, Halep'te 27, Humus'ta 7, Dera'da 4, Deyrizor'da ise 3 defa kimyasal silah saldırısı düzenledi.

Bu nasıl bir vahşiliktir ki kendine muhalif insan olması bir tarafa, bir kadının, bir çocuğun üzerine bomba yağdırıyorsun ve bu da yetmiyormuş gibi insanlık dışı bir uygulama olan kimyasal silaha başvuruyorsun. Hadi bir insan cellâdı bu vahşiliği yapıyor diyelim, peki dünyaya demokrasi ve adalet dersi vermeye çalışan ülkelerin niye buna hiç sesi çıkmıyor. Bu kadar masum insanın bir balina kadar değeri yok mu onların gözünde. Vahşilikte sınır tanımayan bu insan müsveddelerine de doğudan, ne batıdan bir ses çıkıyor.

Dünyanın neresinde bir zulüm varsa ona karşı duran tek ülke Türkiye, nerede bir mazlum varsa onun yardımına koşan ve yanında olan yine Türkiye.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624